ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/683 - 2026/1202
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2026 Tarih, 2026/51 D.İş Ve 2026/51 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bakliyat alım satımı yapan köklü bir şirket olduğunu, müvekkili tarafından alıcı firma ... Dış Ticaret Limited Şirketi’ne 213.700 KG pirinç satılmış olup, satışa ilişkin e-Faturanın (... – 19.11.2025) usulüne uygun şekilde düzenlenerek karşı tarafa gönderildiğini, müvekkili şirket ile davalı ... Dış Ticaret Limited Şirketi'yle yapılan anlaşma neticesinde müvekkilinin, birim fiyatı 0,785 USD olan 213.700 kg pirinci toplam 167.754,50 USD karşılığı 7.089.992,96 TL bedelle sattığını, davalı şirketin faturada belirtilen bedeli ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin 05.12.2025 tarih ve 16784 yevmiye numaralı ihtarname ile ... – 19.11.2025 tarihli satış faturasının hala ödenmediğini ve ihtarnamenin tebliği itibaren en geç 2 gün içerisinde fatura üzerinde belirtilen IBAN numarasına yatırılması hususunda ihtarname gönderildiğini, ancak ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ihtarnameye cevap vermediği gibi anlaşma bedeli olan faturaya ilişkin ödeme de yapmadığını, davalı şirketin 2 aydır müvekkili şirketi oyaladığını, haricen duydukları bilgilere göre davalı şirketin piyasadaki pek çok firmadan ürünler toplayıp başka firmalara sattığını ve sattığı ürünlerin bedellerini ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin, davalı şirket hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, şirketin yetkilisi olan ...'un, ... Polis Merkezi Amirliğinde 12/12/2025 tarihinde ifade verdiğini, borçlunun müvekkili şirketi maddi açıdan zor duruma düşürdüğünü belirterek, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacaklarının sürüncemede kalmaması ve yapacakları icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 21.01.2026 Tarih 2026/51 D İş 2026/51 D.İş sayılı kararı ile talebin kabulü ile İİK 257 vd. Maddeleri gereğince borçlunun toplam 167.754,50 USD 7.089.992,96.TL lik borcuna ve masraflarına yeter miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, hakkında ihtiyati haciz kararı verilen tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz ederek ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2026 Tarih, 2026/51 D.İş Ve 2026/51 Karar sayılı kararında, İhtiyati hacze itiraz edenin davacı tarafın iddia ettiği alacağın likit olmadığını, şirketinin davacının iddia ettiği tutarlarda borcu bulunmadığı itirazı yönünden; 2004 Sayılı İİK'nın 265/1. maddesine göre ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.'' hükmü uyarınca yasada sayılan sınırlı nedenlerden olmayıp, esas yönünden açılacak davada değerlendirilmesi gerektiğinden bu itirazın yerinde görülmediğinden, bu kapsamda mahkemeden verilen ihtiyati haciz kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ve ayrıca aşkın haciz iddiası yönünden itiraz üzerine icra mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun 21/01/2026 günlü ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlarının ve ihtiyati haczin daraltılmasına ilişkin talebinin reddine, İİK 266 maddesi uyarınca ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması talebi ile ilgili icra takibine başlanıldıktan sonra icra mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemenin yetkili olmadığından ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması talebinin reddine, İhtiyati haciz talep eden vekilinin teminatın iadesi talebi ile ilgili mahkemenin 18/02/2026 günlü ara kararı ile değerlendirilerek koşulları oluşmadığından reddine karar verildiğini, teminat iadesi için koşulların değişmediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen teminat iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
KARŞI TARAF VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karşı taraf itiraz eden istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati Haciz Tedbirinin Ölçüsüz olduğunu, verilen kararın, şirketi ticari faaliyetini doğrudan etkilemekte, ticari itibarına zarar vermekte olduğunu, ölçüsüz sonuçları doğurduğunu, İhtiyati haciz, istisnai bir güvence tedbiri olduğunu, bir ticari uyuşmazlıkta baskı aracına dönüştürülemeyeceğini, kanuni şartlar oluşmadığından ihtiyati haczin teminatsız olarak kaldırılması gerektiğini, muaccel olmayan, likit olmayan ve yargılamayı gerektiren bir alacak bakımından ihtiyati haciz uygulanamayacağını, mahkeme aksi kanaatte ise karşı tarafın yatırdığı oranla eşdeğer ve makul bir teminat yatırması halinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini, hakkaniyet ve eşitlik ilkesi bunu gerektireceğini, açıklanan nedenlerle; hukuki dinlenilme hakkı ihlali nedeniyle kararın kaldırılmasına, İhtiyati haciz kararının öncelikle teminatsız olarak kaldırılmasına, mahkemeniz aksi kanaatte ise, eşdeğer makul teminat yatırılması halinde haczin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2026 Tarih, 2026/51 D.İş Ve 2026/51 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, hukuki niteliği itibariyle ihtiyati haciz talebine ilişkin olup istinafa konu uyuşmazlık ise, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 21.01.2026 tarihinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, hakkında ihtiyati haciz kararı verilence karara itiraz edildiği, mahkemece verilen 23.02.2026 tarihinde itiraz edenin itirazın reddine karar verildiği, verilen ek karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedeniyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 258.maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2.maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264.maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller ile istinaf edenin ihtiyati hacze itiraz sebepleri dikkate alındığında ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesi'nin ihtiyati hacize itirazın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2026 Tarih, 2026/51 D.İş Ve 2026/51 Karar sayılı kararına itiraz eden karşı taraf tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince itiraz eden karşı taraf tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/05/2026 tarihinde karar verildi.