İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
davalı tarafından kaçak elektrik kullanımının
yapıldığını, davalı tarafından yapılan kaçak kullanımlar ile ilgili davacı kurumca kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini ve bu tutanağa istinaden fatura düzenlendiğini,
son ödeme tarihinde bahsi geçen faturaların davalı tarafından ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalı tarafından icra takibine konu ödeme emirlerine haksız ve dayanaksız şekilde itiraz edildiğini, davalının icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; davalının itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.

Bildirilen deliller toplanmış, .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra dosyası istenilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
.... İcra Dairesi 2023/... esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 13.742,14 TL Kaçak Elektrik Bedeli, 480,97 TL Gecikmiş Gün Faizi, 86,58 TL Faizin KDV'si olmak üzere toplam 14.309,69 TL borcun ödenmesi amacıyla 14/02/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 27/02/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı tarafa tebliğine ilişkin dosyada evrak bulunmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce atanan elektrik mühendisi bilirkişinin hazırlamış olduğu 12/01/2026 tarihli raporda " davalı şirketin, ... adresinde ticarethanede sözleşme olmaksızın elektrik enerjisi kullandığı davacı şirket
elemanları tarafından 22.12.2022 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla saptandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Madde-42 (1) a); “Gerçek
veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; Perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerji tüketimi
sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik enerji tüketimi olup, davalı şirketin kaçak elektrik enerji tükettiği, davacı şirketin icra takip takip tarihi itibariyle alacağı:
davacı şirketin asıl alacağı 13.742,14 TL, gecikme zammı 147,48 TL, gecikme zammı KDV 26,54 TL, davacı şirketin toplam alacağı 13.916,16 TL, davacı ... A.Ş.’nin, davalı ... Görs. Sant. Org. Ve Tekn. İlet. İth.
İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den icra takip tarihi itibariyle 13.916,16 TL alacağı olduğu, davalı ... Ve Teknoloji İletişim İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited. Şirketi’nin icra takibine yaptığı itirazının iptaliyle .... İcra Dairesi
2023/... sayılı dosyasına ilişkin icra takibinin işbu raporda belirlenen 13.916,16 TL üzerinden devam etmesi gerektiği" şeklinde görüş bildirmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
HMK 190. maddesinde: İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. Şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Kaçak tutanaklarının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda, davalının perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı elektrik sayacından geçirerek kaçak elektrik kullandığı tesbit edilmiş olup söz konusu tutanakların aksi ispatlanamamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve 2012/13-624 E., 2012/915 K., 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)

Uyuşmazlık davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesinde:'' (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin,... adresinde
bulunan ticarethanede sözleşmesiz, ... seri numaralı kayıtlı sayaçtan gecirerek elektrik enerjisi kullandığı, davacı şirketin iki çalışanı tarafından 22/12/2022 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiği, davalının imzadan imtina ettiği görülmüş olup Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 42. Maddesine göre; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kayıtlı sayaçtan geçirerek elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu kullanımın dosyaya sunulan kayıtlardan da anlaşıldığı üzere kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalının daha önce de kaçak elektrik kullandığı 17/11/2022 tarihli H/... nolu tutanak ile tespit edildiğinden tarifenin 2 katı dikkate alınmış ve dosya kapsamında kayıtlı ... seri numaralı sayacın 17.11.2022 tarihindeki endeksi 2823 kWh, 22.12.2022 tarihindeki endeksi 4629 kWh
olduğundan sayaç 17.11.2022-22.12.2022 arasında (4629-2823)=1806 kWh tüketim
kaydetmiştir. Davalı şirketin kullandığı kaçak elektrik enerjisi 649,181 kWh hesaplanmış ve davalı tarafın kaçak elektrik tüketimi yaptığının kaçak elektrik tespit tutanakları ile sabit olduğu, elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, ve davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ....İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 13.742,14 TL asıl alacak, 147,48 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 26,54 TL KDV olmak üzere toplam 13.916,16 TL alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın haksız fiilden kaynaklanması sebebi ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %97,25)

1-Davanın Kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ....İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 13.742,14 TL asıl alacak, 147,48 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 26,54 TL KDV olmak üzere toplam 13.916,16 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2- Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 950,61 TL nispi karar harcından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 335,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin 4.473,50 TL sinin davalıdan, 126,50 TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

5-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 13.916,16 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan toplam 8.755,40 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 8.514,62 TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.10/02/2026