Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketle 30.09.2024
, 05.10.2024,09.10.2024,10.10.2024,19.11.2024,23.12.2024,24.12.2024 ve 30.01.2025 tarihlerinde mal satın aldığını, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın likit olduğu göz önüne alındığında davalının lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap sunmadığı görüldü.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.

Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 14.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12.03.2025 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 19.03.2025 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasında yapılan alım satım akdine ilişkin ödenmeyen faturadan kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan takibe itiraz neticesinde ikame edilen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra takibine itiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde)
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar)
Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2.maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Tarafların ticari defterleri celp edilerek inceleme yapılması adına hareket edilmiş, davacı tarafça ticari defterler sunulmuşsa da, davalı tarafça ticari defterler sunulmamıştır. Davacı tarafça sunulan ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının 147.180,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini de sunmadığı nazara alındığında davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline ve de alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü 2025/.... Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 147.180,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE

İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak tutarı 147.180,00 TL bedelin %20 oranına isabet eden 29.436,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 10.053,87 TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.638,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 3.385,00 TL'sinin davalıdan kalan 1.215,00 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalının kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 4.030,90 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından 9.571,00 TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 7.044,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/04/2026