İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ticaret unvanının ve markanın, davalı şirket tarafından ticaret unvanı olarak haksız kullanımı neticesinde meydana gelmiş ve/ veya gelecek her türlü zararı tazmin ile cezai yollara başvuru hakları dahil fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Öncelikle dava süresince davalının haksız unvan kullanımının tedbiren durdurulmasına, Davacı şirketin ticaret unvanına ve markasına yönelik olan tecavüzün/ haksız kullanımının TTK madde 50 ve devamı uyarınca tespiti, önlenmesi (men'i) ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına, Davacı şirketin ticaret unvanına ve markasına yönelik olan haksız rekabetin TTK madde 55 ve devamı uyarınca tespiti, önlenmesi ve aykırılık dolayısıyla oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, Davacı müvekkilin ticaret unvanı (TTK 50 vd. maddeleri uyarınca) ve tescilli markası (SMK madde 7 uyarınca) ile iltibas yaratan ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmekte olan davalı şirketin ticaret unvanının ticaret sicilinden terkini ile benzer unvana dair ibarelerin kaldırılmasına, İltibas ve haksız rekabet teşkil etmekte olan davalı şirket ticaret unvanının her türlü tabela, afiş, ambalaj, reklam, tanıtım, ilan web site ve benzeri yerler ile bunlarla sınırlı olmamak üzere her türlü mecradan kaldırılması ve imha edilmesine, Haklı davamızın kabulü ile giderleri davalıya ait olmak üzere hükmün tirajı en yüksek ulusal gazetelerden birinde ilan edilmesine, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep edildiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının markası tanınmış marka değildir. davacının tanınmış marka başvurusu bulunmadığını, markanın tanınmış marka olduğuna dair her türlü iddia asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacı markası zayıf marka niteliğinde olup iltimas iddiasının kabulü mümkün değildir. iltimas olduğu kabul edilmemekle birlikte, davacı zayıf markası nedeniyle karıştırılma ihtimaline katlanmakla yükümlü olduğunu, davacı ve davalı şirket ticaret ünvanları farklıdır. Karıştırılma imkanı bulunmadığını, davacının haksız olarak ikame etmiş olduğu davanın reddine ve tüm tedbir ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, vekalet ücreti dahil olmak üzere tüm dava masraflarının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE: Dava, Davalı tarafından kullanılan ticaret unvanında kullanılan ------- ibaresinin, davacının ticaret unvanı ve markasına tecavüz teşkil edip etmediği, ticaret unvanı terkin koşullarının oluşup oluşmadığı konusuna ilişkin davadır.
Mahkememizde aldırılan 21/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin ticari unvanında bulunan ---- kelimesinin ile davacının ticari ünvanında bulunan ------- ibaresiyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğu davacı Tanınmış tescilli markası ile arasındaki kelime unsuru benzerliği nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, mahkemece karıştırılma ihtimalinin varlığının kabul edilmesi halinde bilgilenmiş tüketici nezdinde bu iki ticaret unvanının karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve dolayısıyla davalının ticaret unvanından “------” ibaresinin terkini şartlarının oluştuğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı tarafından kullanılan ----- ticaret unvanının davacının ticaret unvanına ve markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti, meni ve refine ilişkin olup davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce aldırılan 21/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz haksız rekabet oluşturduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde hem davacı hem davalının benzer olarak ilaç sektöründe faaliyette bulunduğu, davacı şirketin ---+ şekil ibareli markanın ------- numarası ile 05/09/10/35/37/38/40/41/42/43/44/45 sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde 1953 yılında tescil edildiği, ticari unvanının esas unsurunun ----- ibaresi olduğu, davalı şirketin ise önceki unvanının esas unsurunun ----- iken 2024 yılında ticari unvanının ------ esas ibarelerine eklemek suretiyle değiştirdiği davacı ticari unvanı ve markası ile davalının ------- ibaresi karşılaştırıldığında hem kelime olarak hem işitsel hemde görsel olarak benzer olduğu, yine benzer ticari alanda faaliyette bulunmaları nedeniyle karışıklığa sebebiyet vereceği davacının davalıya nazaran ------ markasını uzun süredir ve tescilli olarak kullanması sebebiyle üstün hakka sahip olduğu, davalı ticari unvan kullanımının SMK 7 ve 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, ticari unvanın terki yönünden ise ticaret unvanına ilişkin hükümler TTK 39-50. Maddelerinde düzenlenmiş olup kural olarak bir ticari unvanın bir işletme tarafından kullanılması gerektiği, TTK 52-1. Maddesi uyarınca ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi bunun tespitini, yasaklanmasını uygun bir şekilde değiştirilmesi veya silinmesini tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını talep edebilir denilmek suretiyle TTK hükümlerince ticaret unvanının korunması sağlanmış yine TTK 55/1a 4. Maddesi uyarınca "başkasının malları, iş ürünleri faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" denilmek suretiyle başkasının marka veya ticaret unvanının kullanımının haksız rekabette teşkil ettiği yönünde görüş bildirildiği, her ne kadar Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin güncel kararlarında marka hakkına tecavüz ile birlikte haksız rekabet talep edilemeyeceği bildirilmiş ise de ticari unvan yolu ile yapılan haksız rekabet eyleminin TTK hükümlerince de korunması gerektiği, dava konusunun sadece markaya dayalı tecavüz ve haksız rekabeti içermeyip ticari unvan yolu ile yapılan haksız rekabetin de tespiti meni ve refi talep edildiğinden haksız rekabet yönünden de davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından davacının marka ve ticaret unvanına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulduğunun tespitine, men' ine ve refine, davalı ticaret unvanında yer alan ------- ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, bu ibarenin her türlü fiziki, internet, sosyal medya ile tabela, afiş, reklam, ambalaj, tanıtım v.s. Malzemelerinde kullanılmasının yasaklanmasına, mevcut kullanımların kaldırılmasına, el konulmasına, hüküm kesinleştiğinde imha edilmesine,
Hüküm kesinleştiğinde kararın masrafı davalıya ait olmak üzere Türkiye' de yayın yapan tirajı en yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,
1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 21.187,50 TL yargılama gideri ve 615,40 TL harç toplamı olan 21.802,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.