3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı dosyasından 09/12/2021 tarihli 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde müvekkil şirket tarafından ilgili icra dosyasına itiraz edildiğini,müvekkili şirketin haciz ihbarnamesine itirazı sonrasında davalı/alacaklı şirket tarafından -----. İcra Hukuk Mahkemesi ------- Esas Sayılı dosyası ile 89/1 haciz ihbarnamesine yalan beyanda bulunmak iddiası ile dava ikame edildiğini, davanın kabulü şeklinde karar verilmiş olup müvekkili şirketin haciz ihbarnamesine verdiği cevap gerçeğe aykırı denilerek "Davanın kabulü ile 322.154,92 TL tazminatın İİK'nun 89/4 maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verildiğini, İş bu ----. İcra Hukuk Mahkemesi ----- Esas ----- Karar Sayılı ilamı dilekçemiz ekinde mevcut olduuğunu, davalı/alacaklı tarafça icra hukuk mahkemesi kararı ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı dosyası ile 322.154,92 TL asıl alacak, işlemiş faizi, yargılama giderleri vekalet ücreti olarak toplamda 389.438,02 TL takip çıkışı olarak icra dosyasına konu edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan dosya hesabı doğrultusunda toplamda 476.415,01 TL dosyaya ödeme yapılmış ve dosya infaz ile kapatıldığını, müvekkili şirket tarafından haciz ihbarnamesinde belirtilen bedel icra hukuk davası sonrasında başlatılan icra takibi ile ödenmiş ve haciz ihbarnamesinde talep edilen bedel karşılandığını, ancak davalı/alacaklı tarafça esas dosya olan ----İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı dosyasından 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri kötü niyetli olarak müvekkili şirkete tebliğ edilmeye devam edildiğini, Birinci haciz ihbarnamesinde belirtilen bedelin müvekkili şirket tarafında yargılama neticesinde ve icra dosyası üzerinden ödenmiş olmasından kaynaklı müvekkili şirketçe itiraz edilmemiş ve dikkate alınmadığını, davalı/alacaklı tarafça bedel tahsil edilmesine rağmen kötü niyetli olarak müvekkil şirket dosyaya borçlu eklenmiş ve hakkında haciz işlemi uygulandığını, müvekkili şirketçe haciz uygulanması neticesinde ödemiş olduğu bedel yüzünden tekrar borçlu gösterildiği öğrenildiğini, davalı alacaklı şirket tarafından dosyaya sunulan taleplerde birinci haciz ihbarnamesine karşılık dava açıldığı bildirilmiş olmasına rağmen 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri ile devam edilerek haksız kazanç elde edilmeye çalışılmakta olduğunu, müvekkili şirket kendisine bildirilen birinci haciz ihbarnamesindeki 322.154,92 TL bedeli icra dosyası kapsamında fazlası ile ödemiş olup esas dosyadan ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri ile yeniden borçlu eklenmesi işleminin açıkça hukuka aykırı olduğu ve alacaklı tarafça kötü niyetli hareket edildiği sabit olduğunu beyan ederek ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas Sayılı dosyasının müvekkili şirket yönünden tedbiren teminatsız olarak aksi durumunda teminat karşılığında durdurulmasına, icra dosyasında konulmuş olan hacizlerin fekkine, bu konuda ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasını, müvekkili şirket adına ikame edilen davanın kabulüne, müvekkili şirketin----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından haciz ihbarnameleri doğrultusunda borçlu eklenmesinin iptali ve borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.

Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

Dava; Hukuki niteliği itibariyle; üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya kapsamına göre; Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2023 tarih ve ---- Esas, ------- Karar sayılı ilamında; 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, dair karar verildiği anlaşılmış, davaya bakma hususunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,

2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,

4-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre içinde başvurulması halinde dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.