İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile ---- istikametine seyir halindeyken gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından karşıdan karşıya geçen yaya halde olan müvekkili ----- çarpması sonucu tek araçlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, her ne kadar kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında kusur oranı belirtilmemişse de; 15/11/2021 tarihli Bilirkişi Raporunda; Şirketiniz sigortalısı aracı sevk ve idare eden '---- asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ----- kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu trafik kazası neticesinde müvekkili hayati tehlikesi nedeniyle kırmızı alana alındığını; kırmızı alanda yaklaşık 10 saat kaldığını, müvekkilinin kırmızı alanda hayati tehlike geçirdiğini, müvekkili kırmızı alandan sonra 28.10.2021 tarihinde yoğun bakıma sevk edildiğini; yoğun bakımda müvekkilinin solunumunun durduğunu ve 23 saat boyunca entübe edildiğini, müvekkilinin solunumunun durması nedeniyle akciğerlerinde oluşan zedelenme; müvekkilinin halen mide bulantısı yaşamasına, kusmasına, nefessiz kalmasına neden olduğundan etkileri halen görüldüğünü, müvekkilinin 3 gün boyunca yoğun bakımda kaldığını; yoğun bakımdan servise alındığında bilincini kaybetmiş vaziyette olduğunu; annesini bile tanıyamadığını, müvekkilin trafik kazası nedeniyle bilincinin kapalı olduğunu, müvekkilinin kafası yarılmış ve kafasına 5 dikiş atılmış; kafasında ödemler toplanmış ve yüzde uzun süre yaralanmalar kaldığını, bakıcı yardımına muhtaç kalan müvekkilinin annesi de oğlunun hayati tehlikesinin mevcut olması nedeniyle asgari ücret ile çalışmış olduğu işinden ayrıldığını; ve oğluna bakmaya başladığını, müvekkilinin her türlü tedavi giderini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplarını ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını, kazaya neden olan ----- plakalı aracın davalı Sigorta Şirketine Trafik sigortalı olması nedeniyle maddi tazminat ve temerrüt tarihinden işletilmek üzere faiz istenmiştir. 09.01.2022 Tarihinde davalı sigorta şirketince ------ numaralı dosya açılmış ancak 15 günlük yasal süre içerisinde olumlu sonuç alınamadığını, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, davacının 18 yaşından küçük olması sebebiyle geçici iş göremezlik kaybı olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı yönünden esastan ret kararı verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, sgk tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi giderlerinin müvekkilden talep olunmasında hukuka uyarlık bulunmadığını, müracaatçının sgk’lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre sgk tarafından karşılanması gereken giderler trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, müvekkili şirket işbu sorumluluk için üretmiş olduğu trafik sigortası priminden bir kısmını sorumlu olan SGK’ya devrettiğini, ilgili taleplerin SGK yerine müvekkili kuruma yöneltilmesi hukuka ve de hakkaniyete aykırı olduğunu, 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMSS genel şartlarda trafik sigorta poliçesi ile verilen teminatlar sayma sureti ile açıklanmış ve geçici iş göremezlik zararı teminatlardan çıkartılmış durumda olduğunu, dolayısıyla 01.06.2015 tarihinden sonra gerçekleşen somut olay itibariyle geçici iş göremezlik zararı tazminatı teminat dışında kalmakta, davalı sigorta şirketinin bu kalem tazminatlardan sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte tazminat hesabı yapılacaksa trh-2010 mortalite tablosu kullanılarak %1.65 faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil şirket temerrüde düşmediğini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini,ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde ---- adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için ----- adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesi’ne sevkini talep etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın trafik kazası sebebiyle talep edilen 2.000,00 TL tedavi gideri, 750,00 TL kazanç kaybı, 750,00 TL iş göremezlik, 1.500,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması sebebiyle toplam 5.000,00 TL maddi tazminat ve 500.000,00 TL manevi tazminat istemli olduğu görülmüştür.Yargılamaya konu kazanın 27/10/2021 tarihinde saat 15: 34 sıralarında davalı ---- sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın seyir halinde iken karşıdan karşıya geçen davacı küçüğe çarpması sonucu davacı küçüğün yaralandığı, kaza tutanağında kusur oranlarının belirtilmediği anlaşılmıştır.
Olayla ilgili ---- Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ----- nolu soruşturmasında 15/11/2021 tarihli Bilirkişi raporunda sürücünün 1. Dereceden asli kusurlu, yayanın 2. Dereceden asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davalı sürücü hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan iddianame düzenlendiği, yargılamaya -----. Asliye Ceza Mahkemesi ------. Sayılı dosya üzerinden devam edilerek TCK m. 89/1'den verilen cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasa yollarına başvurmadan 14/03/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Ceza dosyasında adli tıp raporunda yaşamı tehlikeye sokan durumun varlığı tespit edilmiş ve sürücünün 1. derecede asli kusurlu, yayanın 2. Derece asli kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
09.01.2022 tarihinde davalı sigorta şirketince ---- hasar dosyası açıldığı, ödeme olmadığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi cevap ve savunmalarda, başvuru şartının yerine getirilmediğini, kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduklarını, yaşı itibariyle geçici iş göremezlik tazminatının söz konusu olmayacağını, bakıcı tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağından istenemeyeceğini, teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduklarını, temerrüte düşmediklerini, araç ticari olmadığından ticari faizin talep edilemeyeceğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sürücü cevap ve savunmalarında, tüm özenin gösterilmesine rağmen yaya geçidi olmayan yerde karşı tarafın kusuru ile kazanın meydana geldiğini, polislerce olay saatinden 5-6 saat sonra tutulan kaza tutanağında kusur değerlendirilmesi yapılmadığını, fren izlerinin akşam saatlerinde görülmemesinin olağan olduğunu, yolu kontrol yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediğini, koşar adımlarla yola atlandığını, tazminat koşullarının ortadan kalktığını, çocuğun illiyet bağını kesen davranışından dolayı tazminat sorumluluğunun gündeme gelmeyeceğini, davacının devlet hastanesi yoğun bakımından kaldığından herhangi bir masrafının olmadığını, engellik durumunun da Tıbbi Mütalaa Raporunda görüleceği üzere olmadığını, davacı tarafın manevi tazminatı zenginleşme aracı olarak kullanmaya çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı işleten cevap ve savunmalarında, kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, faize itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkememizce toplanan bilgi ve belgelerle kusur yönünden inceme yapılması için ATK’ ya gönderilmiş, ATK Trafik İhtisas Kurulunun 21/06/2023 havale tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobil seyri esnasında kavşak alanına geldiğinde, yola gereken dikkatini vermesi, görüş alanının kontrol altında bulundurması, kavşağı dikkate alıp hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürmesi, sağ tarafındaki kaldırımdan koşar adım yola giren yaşı küçük yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip yaşı küçük yayaya önlemsizce çarptığı olayda kusurlu olduğunu, 2009 doğumlu yaya --- kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde kontrolsüz şekilde karşıya geçiş yapmaya çalıştığı, kaplama üzerinde seyreden araçların varlığını dikkate almadığı anlaşılmakla; yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde etken olduğunu, Davalı sürücü----%50 (yüzde elli) oranında kusurlu, 2009 doğumlu yaya ----- yaşı nedeniyle davranış faktörleri sonuç üzerinde %50 (yüzde elli) oranında etken olduğunu belirtmiştir.
Maluliyet yönünden inceleme yapılması için dosya ATK’ ya gönderilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulunun 25/01/2025 havale tarihli raporunda özetle, davacı küçüğün sürekli sakatlığının olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, geçici ve sürekli olarak bakıma ihtiyacının olmadığı belirtilmiştir.
Tazminat hesabına ilişkin Bilirkişi Heyetinden alınan 03/01/2026 tarihli raporda özetle; sağlık kurumlarındaki tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, belgeli giderinin mevcut olmadığını, ATK raporu doğrultusunda bakıcı giderinin mevcut olmadığını, taburculuğu sonrası pansuman, ilaç bakımı için tıbbı malzeme olarak 500,00 TL gideri olacağının öngörüldüğünü, sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçte sosyal gider olarak 1.500,00 TL giderinin olacağının öngörüldüğünü, bu kapsamda 2.000,00 TL belgesiz tedavi giderinin mevcut olduğunu, kazada öğrenci olan 11 yıl 11 ay 15 günlük olan davacının gelir getirici işte çalışmadığını, gelir getirici işte çalışmadığından geçici iş göremezlik maddi zararının hesabına yer olmadığını, ZMSS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00 TL olup 2.000,00 TL belgesiz giderin teminat limitleri içinde olduğunu, ekonomik bir işte çalışmadığından ekonomik geleceğinin sarsılmasının söz konusu olamayacağını, 2.000,00 TL belgesi tedavi giderinden yüzde 50 kusuru itibariyle 1.000,00 TL sorumlu olacağını beyan ederek tespit yaptıkları görülmüştür.
25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98.maddesinin değiştirilerek "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır..." halini almıştır. Kanunun geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.
Danıştay ----. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih, -----sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan "...SUT hükümleri doğrultusunda..." ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı dördüncü maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise ---- çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.
Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.
Yukarıda da açıklandığı üzere trafik kazasındaki yaralanmadan kaynaklanan tedavi giderlerinden olup da belgeye bağlanmış olanlardan SGK'nın sorumlu olduğu, henüz belgeye bağlanmamış olanlar için ise SGK'nın sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gözetilmelidir. (Yargıtay HGK’nın 28.02.2024 tarih ----- sayılı kararında “Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde geçerli olan trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmiştir.Bu açıklamalara göre, davacının somutlaştırdığı maddi tazminat taleplerinden tedavi giderlerine ilişkin olarak Bilirkişi Raporunda tespit edilen 2.000,00 TL'lik belgesiz tedavi gideri olduğu görülmekle HGK kararı ve KTK m. 98/1 kapsamında belgeli tedavi giderlerinden olmadığından SGK tarafından karşılanamayacağından 98. madde kapsamına girmeyen belgesiz giderlerden ise kusurlu olan işleten, sürücü ve sigortacı 2.000,00 TL'den kusur oranı kadar yani 1.000,00 TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları değerlendirilmiştir. Sürücü ve işleten kaza tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumludur. Sigorta şirketi yönünden ise davacı davadan önce sigortacıya 09/01/2022 tarihinde başvuru yapmış, sigorta şirketi hastane raporu almış ve 09/05/2022 tarihinde başvuruyu reddetmiştir. Eksik belgenin tamamlatılması sigortacı lehine değerlendirilmiş, sigorta şirketi yönünden temerrüdün 09/05/2022 olduğu kabul edilmiştir. (Bilirkişiler sigortacı yönünden dava tarihini temerrüt olarak esas almışlarsa açıklanan sebeple buna itibar edilmemiştir.)Davacının 11 yaşında olması, yaşı itibariyle herhangi bir işte çalışmayıp okula gitmesi, maluliyetinin bulunmaması hususları birlikte gözetildiğinde kazanç kaybı, iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan taleplerde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Davacı vekili, davacı küçüğün gelir getiren bir işte çalışmasa da efor kaybı sebebiyle bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak sürekli bir maluliyetinin olmadığı, ATK raporuna göre sürekli ve geçici bakıma muhtaç olmadığının belirtildiği, 5.000 TL' lik talebin kalemleri arasında efor kaybının yer almadığı hususları nazara alınarak küçüğün uğrayacağı efor kaybı manevi tazminat takdirinde nazara alınmış, maddi tazminat istemi yerinde görülmemiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden; ZMSS Poliçesi kapsamında olmadığından davalı sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu olmayacak, ancak haksız fiil hükümlerine göre sürücü ve işleten sorumlu olacaktır. Tarafın sosyal mali durumları gerek UYAP kayıtlarından (Takbis, malvarlığı vs), ceza dosyasından gerekse kolluğa müzekkere yazılarak araştırılmıştır. 6098 sayılı TBK. md. 56. maddesine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki davada, davacının %50 kusurlu olduğu, kaza sırasında 11 yaşında olduğu, davacıların ve davalının mahkememizce yaptırılan araştırma ile tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, sürücünün %50 kusurlu oluşu, olayın vehameti, zararın ağırlığı göz önüne alınarak takdiren aşağıdaki tutarlarda manevi tazminata hükmedilmiştir.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere;
A-MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 1.000,00 TL maddi tazminatın (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılar -----27.10.2021 kaza tarihinden davalı ------ Şirketi'den 09/05/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek talep gibi yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN,
Davanın KISMEN KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ----- kaza tarihi olan 27.10.2021 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE;
a -Maddi tazminat talebi yönünden:
2-Alınması gerekli 732,00 harçtan davacı tarafından yatırılan 25,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 706,40 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 25,60 TL başvurma harcı, 25,60 TL peşin harcın toplamı olan 51,20 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen 6.644,50 TL toplam yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%20,00 kabul, %80,00 red) olmak üzere 1.328,90 TL’ nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ------ Şirketi tarafından yapılan 1,00 TL' lik yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%20,00 kabul, %80,00 red) olmak üzere 0,80 TL’ nin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi' ne verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Reddedilen kısım için --- Şirketi ve ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ----Şirketi ve ----- verilmesine,
9-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre takdiren (%20,00 kabul, %80,00 red) olmak üzere 312,00 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, kalan 1.248,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b-Manevi Tazminat Talebi Yönünden:
10-Alınması gerekli 3.415,50 TL harcın davalılar -----
11-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Reddedilen manevi tazminat için Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli -----. Sayılı kararı nazara alınarak manevi tazminat davaları yönünden kısmen ret halinde reddedilen taraf lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere e-duruşma yolu ile celseye katılan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.