KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/320 Esas - 2026/329
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında 28/01/2022 - 2023 dönemi için müvekkiline ait arı kovanları için devlet destekli arıcılık sigorta sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme ile verilen teminatlar arasında fırtına teminatının da yer aldığını, olayın davalı tarafa bildirildiğini, tarsim eksperi tarafından olay yeri fotoğrafları çekildiğini, olaya ilişkin fotoğrafların tarsimden istendiğini, ancak müvekkiline fotoğrafların verilmediğini, olay yeri incelemesi ve çekilen fotoğraflar sonrasında zararın fırtına nedenli olmadığını ileri sürerek tarsim tarafından tazminat ödemesinin reddedildiğini, arabulucaya başvuru yapıldığını sonuç alınamadığını, TTK madde 1409 gereği sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, ancak davalı tarafından olayın fırtına kapsamında olmadığını gösterir herhangi bir delilin müvekkiline sunulmadığını, herhangi bir açıklama yapılmadığını, teminat kapsamında olmadığı iddiası söz konusu ise ispat yükü davalıya ait olduğunu, TTK madde 1427 gereği sigorta tazminatı rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. Maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olacağını, riskin gerçekleştiğini müvekkilinin tarsime bildirdiğini, tarsimin gerekli incelemeleri tamamladıktan sonra 02/03/2022 tarihli yazısı ile tazminat ödemesini reddettiğini, 02/03/2022 tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, davalı tarafından haksız bir şekilde zamanında sigorta tazminatının ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin sigorta sözleşmesinden bağımsız olarak ek zararlar ortaya çıktığını, müvekkilinin gezgin arıcılıkla uğraştığını, gezgin aracı olduğundan dava konusu sigorta sözleşmesinde risk belli bir bölge ile sınırlandırılmadığını, sözleşme süresi içinde hangi bölgede olursa olsun arı ölümü için teminat alındığını, zamanında ödenmeyen sigorta tazminatı nedeniyle müvekkili tarafından telef olan arıların ikamesi sağlanamayınca bir sezon içinde ardıl şekilde gerçekleşen bal üretimininde gerçekleşmediğini belirterek ödenmeyen sigorta tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ödenmeyen sigorta tazminatı nedeniyle Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde doğan munzam zararın, avans faiziyle birlikte temrrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsilini, davalı elinde bulunan ancak müvekkiline verilmeyen olay yeri fotoğraflarının iddialara dayanak teşkil etmek üzere dosyaya ibrazının sağlanmasını, dosyanın bilirkişiye tevdi ile bedel artırım hakları saklı kalmak kaydıyla talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya konu 184494563 numaralı poliçede TC ... Bankası A.Ş Kocasinan/Kayseri şubesi lehine dain-i mürtehin kaydı bulunduğunu, poliçe üzerinde rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkında öncelik hakkı bulunduğunu, bu nedenle davacının ancak banka şubesinin kayıtsız ve şartsız olarak açık muvafakatının almak kaydıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından öncelikle dain-i mürtehin kurumunun açık muvafakatinin alınması, aksi takdirde, mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı tarafın taleplerinin teminat dışı olduğunu, müvekkili kurumun hiçbir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının talep ettiği faiz türüne itirazlarının bulunduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf, 28/01/2022 - 2023 dönemi için arı kovanları için devlet destekli arıcılık sigorta sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında fırtına teminatının bulunduğunu, 03/02/2022 tarihinde gerçekleşen fırtına nedeniyle arılarının telef olduğunu, davalı sigortaya başvuru yapıldığını, sigorta tarafından teminat dışı hal olarak değerlendirip ödeme yapılmadığını, davacının gezici arıcı olduğunu, davalı tarafça zarar karşılanmadığından ardıl olarak bal üretiminin sağlanamadığını, Türkiye Finans Bankasından ek kredi çekildiği için 70.000,00 TL finans masrafı yapıldığını, TTK 1427 ve 1446 maddeleri uyarınca ihbardan 45 gün sonra davalının temerrüde düştüğünü, davalı 02/03/2022 tarihli yazısı ile ödeme yapmayacağını bildirdiğinden bu tarihte alacağın muaccel olduğunu, ödenmeyen sigorta tazminatı ve munzam zararın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 18/07/2023 tarihli kararı ile davaya konu 184494563 numaralı poliçede T.C. ... Bankası A.Ş. Kocasinan/Kayseri şubesi lehine dain-i mürtehin kaydı bulunduğu, sigortadan tazminat talep etme hakkında öncelik hakkı bulunduğu ancak ... Bankası Kocasinan Şubesince açıkça davaya muvafakat verildiği bildirilmediğinden, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından, davacının davasının aktif husumet ehliyeti olmadığından HMK'nın 114/1-d, 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, bunun üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1934 E.2023/2023 K. Sayılı ile ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma gerekçesinde "Dosya kapsamına göre; yargılama devam ederken ilk derece mahkemesince ilgili bankaya davetiye çıkartıldığı, müzekkere yazılarak durumun sorulmadığı görülmüş, dain-i mürtehin ... Bankası Kocasinan Kayseri Şubesi tarafından davacının kullandığı kredi için kendisine ait arıların sigortaları dain-i mürtehin kaydıyla Tarsim A.Ş.'den yapılmış olup, davacının kredi borcunun devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, dain-i mürtehinin herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığına, bu kredi yönünden başka bir güvence, teminat alınıp alınmadığına ilişkin müzekkere yazılarak dava şartının yerine getirilip getirilmediği yeterli şekilde araştırılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken sadece bankaya davetiye çıkarılması yeterli görülmemiş, davanın aktif husumet yokluğundan reddi yerinde görülmemiştir." denildiği görülmektedir.
Kaldırma kararından sonra davacı tarafından kredinin kapatıldığı bildirildiğinden Mahkememizce ... Bankası Kocasinan Şubesine müzekkere yazılarak davacıya ait 184494563 numaralı poliçede T.C. ... Bankası A.Ş. Kocasinan/Kayseri şubesi lehine tesis edilen dain-i mürtehin hakkıyla ilgili olarak davacının kredi borcunun devam edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, dain-i mürtehinin herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı, bu kredi yönünden başka bir güvence, teminat alınıp alınmadığı sorulmuş olup ... Bankası Kocasinan Şubesi'nin 14/03/2024 tarihli cevabi yazısı ile davacının kredi borcunun tahsil edildiği, bankanın alacağı kalmadığına dair cevap verildiği görülmektedir.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden 03/02/2022 tarihinde Mersin İli, Tarsus İlçesi, Çevreli Köyü ve çevresine ilişkin hava durumunu gösterir kayıtlar (özellikle rüzgar/fırtına şiddetini gösterir kayıtların) istenerek dosya kapsamına alınmıştır. Tarsus İlçe Tarım Müdürlüğü'nden 03/02/2022 tarihinde davacının arıcılık faaliyetine ilişkin müdürlük bünyesinde kayıtlı veriler ile davacının 03/02/2022 tarihindeki hava durumu nedeniyle arıların telef olduğuna ilişkin başvurusu ve var ise bu hususta yapılan tespitlerin gönderilmesi istenilmiştir.
Devlet Destekli Arıcılık Sigorta Poliçesi incelenmekle; Sigorta Şirketinin Türkiye Sigorta A.Ş. olduğu, 18494563 nolu poliçenin başlangıç tarihinin 28.01.2022, poliçe bitiş tarihinin 28.01.2023 olduğu, sigorta ettirenin ... olduğu, arı konaklama yerinin Mersin/ Tarsus/Merkez/ Çevreli Mahallesi olduğu, arı ırkının Kafkas Arısı olduğu, koloni sayısının 700 adet olduğu, toplam sigorta bedelinin 490.000,00 TL olduğu ve sigorta kapsamına alınan risklerin, “Fırtına, Hortum, Yangın, Heyelan, Deprem, Taşıt Çarpması, Sel ve Su Baskını, Vahşi Hayvan Saldırısı, Kovanların nakliyesi esnasında çarpma, çarpışma, devrilme, yanma vb. nedenleri sonucu doğrudan doğruya uğradığı zarar” olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan Sigorta Hasar Tespit Raporu incelenmekle; Sigortalının ... olduğu, arıların konakladığı yerin Mersin/Tarsus/Merkez/Çevreli Mahallesi olduğu, hasar tarihinin 03.02.2022 olduğu, ihbar tarihinin 14.02.2022 tarihi olduğu, hasar mahallinde tespit tarihinin 15.02.2022 tarihi olduğu, hasar sebebinin fırtına olduğu, sigorta ettirilen kovan sayısının 700 adet olduğu, mahallinde tespit edilen toplam kovan sayısının 380 olduğu, hasar sayımı esnasında tespit edilen hasarlı kovan sayısının 320 adet olduğu, hasarın başlangıç tarihi ve seyri hakkında bilgi veriniz kısmında, "üreticinin 20 Aralıkta arılığa gelip bakım yaptıktan sonra Kayseriye gitmiş ve tekrar 12 şubatta geldiğinde 320 adet koloninin öldüğünü tespit etmiştir. Arılıkta 60 adette aktif arılı koloni vardır. Üretici hasarın yapısından dolayı fırtınanın girdap oluşturması ve çiğle birlikte meydana geldiğini beyan etmiştir." bilgisinin olduğu ve TARSİM tarafından görevlendirilen eksperin arılıkta yaptığı inceleme sonrası sigorta kapsamında zararın oluşmadığı tespiti yapılmıştır.
Mahkememizce Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesine talimat yazılmak suretiyle; dosyanın bir arıcılık alanında uzman bilirkişi, bir meteoroloji uzmanı ve bir Devlet Destekli Tarım(Hayvan Hayat) Sigortası alanında uzman bilirkişiye tevdi ile tüm dosya kapsamı iddia ve savunmalar irdelenerek 03/02/2022 tarihinde yaşanan olumsuz hava koşulları gözetilerek davacının olay tarihindeki zararının belirlenmesi, belirlenen zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının tetkiki, sigorta teminat limitinin ve davacının sigorta şirketini başvuru yaptığı tarihin belirlenmesine ilişkin açıklamalı rapor tanzimi hususunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Talimat Mahkemesi yolu ile alınan 28/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporundan özetle; yazılarından fırtınanın olduğu, Ancak, Teminat Kapsamındaki Haller ve Kayıplar Bölümündeki Fırtına kapsamındaki maddede; “Yağmur, Kar ve Dolu ile beraber olsun veya olmasın; münhasıran, fırtına (10 metre yükseklikte ve hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgârlar) etkisiyle veya fırtına sırasında rüzgârın sürüklediği veya attığı şeylerin çarpma etkisiyle meydana gelen zararları” dendiğinden, bu maddedeki kapsam içerisinde bahsedilen Çarpma, sürüklenme, devrilme vb. nedenlerle bir zararlanmanın olmadığı, eksper tarafından tespit ve rapor edildiğinden ve davacı arıcı ...’ında fırtınadan kaynaklı zarar oluştuğunu delillerle net olarak ortaya koyamadığından, dosyada mevcut taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, ibraz edilen belgeler, eksper raporu ve fotoğraflar incelendiğinde, oluşan arı ölümlerinin sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı ve her hangi bir tazminat hesabı yapılmasına gerek olmadığının belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 03/12/2024 tarih ve 2023/1140 Esas 2024/1097 sayılı kararı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6 H.D'nin 13/03/2025 tarih ve 2025/424 Esas 2025/598 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince Kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, bu doğrultuda alınan 14/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''Dosya içerisindeki meteoroloji yazılarından fırtınanın olduğu, Ancak, Teminat Kapsamındaki Haller ve Kayıplar Bölümündeki
Fırtına kapsamındaki maddede; “Yağmur, Kar ve Dolu ile beraber olsun veya olmasın;
münhasıran, fırtına (10 metre yükseklikte ve hızı 62 km/saatten fazla esen rüzgârlar) etkisiyle
veya fırtına sırasında rüzgârın sürüklediği veya attığı şeylerin çarpma etkisiyle meydana gelen
zararları” dendiğinden, bu maddedeki kapsam içerisinde bahsedilen Çarpma, sürüklenme, devrilme vb.
nedenlerle bir zararlanmanın olmadığı, eksper tarafından tespit ve rapor edildiğinden ve davacı arıcı Levent
ÇAĞLAR’ında fırtınadan kaynaklı zarar oluştuğunu delillerle net olarak ortaya koyamadığından, Bilirkişi heyeti olarak, dosyada mevcut taraf vekillerinin iddia ve savunmaları, ibraz edilen belgeler,
eksper raporu ve fotoğraflar incelendiğinde, oluşan arı ölümlerinin sigorta poliçesi kapsamında
bulunmadığı ve her hangi bir tazminat hesabı yapılmasına gerek olmadığı'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 01/08/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyanın İstanbul'a talimat yazılarak bir arıcılık alanında uzman bilirkişi, bir meteoroloji uzmanı ve bir Devlet Destekli Tarım(Hayvan Hayat) Sigortası alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi ile rapor alınmasına karar verildiği, fakat Devlet Destekli Tarım(Hayvan Hayat) Sigortası alanında uzman bilirkişinin görevden çekilmesi üzerine İstanbul'da da bu alanda başkaca uzman bilirkişi bulunması nedeniyle mahkememizin 24/09/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyanın Antalya Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilerek bir arıcılık alanında uzman bilirkişi, bir meteoroloji uzmanı ve bir Devlet Destekli Tarım(Hayvan Hayat) Sigortası alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmekle bilirkişi heyetinden alınan 29/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ''Hukuki durum ve delillerin takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere; Meteoroloji Bilirkişisi açısından; dosya kapsamında tüm yönleriyle incelenen
meteorolojik bulgulara göre yapılan değerlendirme ve kayıtlarda tespit edilen haliyle
FIRTINA’dan kaynaklanan zararların oluşabileceği, bu hadiselerin şiddeti itibariyle
meteorolojik açıdan mucbir sebep teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Sigorta Bilirkişisi açısından; mucbir sebep varlığına dair; tarafların kontrolü dışında
meydana gelmesi, Mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde illiyet bağıyla ifa güçlüğü/imkânsızlığı
oluşturması olarak tanımlanmaktadır şeklinde kanaat oluştuğu dikkate alındığında,
meydana gelen hasarın poliçe teminat limiti dahilinde olduğu, sigortacının da primi
ödenmiş verilen teminat miktarı kadar sorumlu olduğu görüş ve kanaatindeyim.
Zirai Bilirkişi açısından; Dosya içerisinde bulunan belgelerin, bilgilerin ve fotoğrafların
incelenmesi neticesinde; Dosya içerisinde bulunan fotoğraflarda peteklerin bal ile dolu
olduğu, kovan içerisinde ve çevresinde ölü arıların bulunduğu görülmektedir.
Meteoroloji bilirkişisinin belirttiği üzere fırtınanın gerçekleştiği, davacı Levent
ÇAĞLAR’ın dilekçesinde belirttiği üzere zararın fırtına etkisiyle ortaya çıkan girdaba
bağlı yaşandığı, fırtına etkisiyle çarpma, sökülme, devrilme gibi olaylar olmadığının'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 03/12/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereğince Mahkememizce alınan raporlar arasında davalının talepten poliçe kapsamında sorumlu olup olmadığı konusunda çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi ve davalının sorumlu olması halinde davacının talep konusu somut zarar miktarını ve davalının bu miktarın ne kadarından sorumlu olduğunun tarafların beyan ve itirazları da dikkate alınarak değerlendirilmesi için Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak Meteoroloji uzmanı, Sigortacı, Nitelikli hesap uzmanı ve ... mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği ve bilirkişi heyetinden alınan 22/01/2026 tarihli raporda özetle; ''Dosyadaki Kayseri Bölge/17196 istasyonu 02/02/2022–04/02/2022 meteorolojik verileri;
düşük sıcaklık ve bazı zamanlarda çok kuvvetli rüzgâr nedeniyle arıların
uçuş/tarlacılık faaliyetini ciddi biçimde kısıtlayabilecek, bu yolla kolonide enerji
tüketimini artırıp açlık/koloni zayıflaması riskini yükseltebilecek niteliktedir.
Bununla birlikte, mevcut veri seti tek başına “meteorolojik koşullar doğrudan arıların
ölümüne sebep olmuştur” şeklinde kesin ve münhasır bir nedensellik kurmaya yeterli
güçte değildir; meteorolojik faktörler bu olayda en fazla kolaylaştırıcı/şiddetlendirici
etken olarak değerlendirilebilir.
Yukarıda ayrıntısı anlatılan raporda, arı ölümlerinin ölüm sebeplerinin net ortaya
konulmaması sebebiyle arı ölümlerini fırtına kaynaklı girdap (anafor) olduğuna dair ve
hangi tarihte öldüğüne dair kesin bir kanıt olmaması, arı ölümlerinin ölüm sebebi için
ölen arılarla ilgili olarak Laboratuvar tahliline ihtiyaç olmasına rağmen dosyada
olmaması, Eksper raporu, Fotoğrafların incelenmesi ve kovanların zayıf olması, Varroa
Paraziti, Ruhsatsız ilaç kullanımı sebebiyle oluşan arı ölümlerinin sigorta kapsamında
bulunmadığı, buna bağlı olarak herhangi bir zarar tazminat hesabına gerek olmadığı
nın'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma kararı sonrası yeniden incelemeler yapılmış ve ilk iki heyet raporunun değerlendirmeler yönünden çelişkiler içermesi nedeni ile çelişkilerin giderilmesi ve dava konusu talebin poliçe kapsamında olup olmadığının tespiti için yeni bir heyetten rapor alınması yoluna gidilmiş ve alınan son 22/01/2026 tarihli heyet raporunda da; arı ölümlerinin ölüm sebeplerinin net ortaya konulmaması sebebiyle arı ölümlerini fırtına kaynaklı girdap (anafor) olduğuna dair ve hangi tarihte öldüğüne dair kesin bir kanıt olmaması, arı ölümlerinin ölüm sebebi için ölen arılarla ilgili olarak Laboratuvar tahliline ihtiyaç olmasına rağmen dosyada olmaması, Eksper raporu, Fotoğrafların incelenmesi ve kovanların zayıf olması, Varroa Paraziti, Ruhsatsız ilaç kullanımı sebebiyle oluşan arı ölümlerinin sigorta kapsamında bulunmadığı, buna bağlı olarak herhangi bir zarar tazminat hesabına gerek olmadığının belirtildiği görülmekle denetime elverişli söz konusu rapora itibar edilmiş ve dava konusu talebin yerinde olmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 80,70 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/2. Maddesi uyarınca 100,00 TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/04/2026