İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin işlettiği otelde konaklayan misafirlerin bir kısmının, konaklamaya ilişkin rezervasyon işlemlerinin davalı/borçluya ait internet sitesi üzerinden gerçekleştirildiği ve konaklamaya ilişkin müvekkiline ödenmesi gerekli hizmet bedelinin de yine aynı internet sitesi aracılığı ile davalı/borçluya ödediklerini, müvekkili ile davalı/borçlu şirketle aralarındaki anlaşma gereği kendisine ödenmesi gerekli tutar karşılığında davalıya; konaklama hizmetine karşılık 01.09.2024 tarihli 7.952,60 TL bedelli, 27.08.2024 tarihli 3.578,50 TL bedelli, 16.08.2024 tarihli 10.375,50 TL bedelli, 11.08.2024 tarihli 3.976,30 TL bedelli, 07.08.2024 tarihli 13.770,007L bedelli, 15.07.2024 tarihli 7.956,00 TL bedelli, 12.07.2024 tarihli 21.036,50 TL bedelli faturalar kesilmiş ve bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalının faturalara kısmi ödeme yaparak bakiye bedeli ödemediğinden aleyhine ... 5. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde faturaya itiraz ederek böyle bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği ve takibin durduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama sonuçlanıncaya dek İİK Madde 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğu, davacı şirketin, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan " ... " isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaşıldığı ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşmenin akdedilerek Taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, Yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, hizmetin tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamamakta, hatta karine dahi teşkil etmediğini ve fatura konusu verildiği hususundaki ispat yükünün Davacı tarafta olduğu halde Davacının bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, Ayrıca müvekkilinin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının bulunduğu ve bu alacaklar yönünden de takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu ifade ederek davanın reddine, haksız takip nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
... 5. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, e fatura örnekleri, ticari kayıtlar, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususundadır.
... 5. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap alacağından kaynaklanan 63.211,92 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Deliller toplandıktan sonra, tarafların ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yasaya uygun yapılıp yapılmadığı, talep edilen alacaklarının ticari kayıtlara işlenip işlenmediği, takip talebindeki alacak ve faizin yerinde olup olmadığı, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında iddia, savunma ve icra dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor hazırlanması için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu tarihli raporunda özetle; "... Davacı tarafça inceleme günü ticari defter ibraz edilmediği, Davalı şirkete ait ticari defterlerin, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulmuş olup deli niteliğine haiz olduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, ancak taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacıya fatura karşılığı 45.081,10 TL borç kaydının bulunduğu, davacı tarafça ticari defter ibraz edilmemesi ve davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 45.081,10 TL borç kaydının tespit edilmiş olması karşısında; mevcut veriler çerçevesinde davacının 45.081,10 TL tutarında alacaklı olabileceği değerlendirilmiştir..." görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı ilamı). (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas, ...Karar Sayılı Kararı)
Somut olayda, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerine göre davacıya 45.081,10 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça süresi içerisinde defterleri sunulmamışsa da, davalı tarafça delil olarak dayanılan ve sunulan defterlere göre davacıya borçlu olduğunu defterlerine kaydettiği görülmüştür. Davalı takas mahsup talep etse de defterlerinde davacıdan alacağına yönelik bir kaydın yer almadığı bu yönde yazılı bir delilde sunmadığı anlaşıldığından davacının alacağını davalı defterlerinde yer alan miktara göre ispatladığı ve talep edebileceği anlaşılmıştır. Her ne kadar icra takibi 63.211,92 TL üzerinden başlatılmışsa da, dava 46.962,30 TL üzerinden açılıp bu miktar üzerinden harçlandırıldığından bu miktar üzerinden yargılamaya devam edilmiş, Davanın kısmen kabulüne, davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 45.081,10 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 45.081,10 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
2-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.079,48 TL ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.464,08 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 4.416,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 184,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 1.881,20 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 115,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 8.730,40 TL yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında 8.381,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansı karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde halinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2026