İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalıdan İKN(İhale Kayıt Numarası) ... numaralı Spor Hizmetleri Hizmeti Alımına Ait Sözleşme kapsamında yüklenici sıfatıyla yapma borcunu yerine getirmesi karşılığı olan ödemelerini almaması sebebiyle alacaklı olduğunu, davacının davalıdan alacağının bulunması sebebiyle davalı aleyhine ... 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla yapılan ilamsız icra takibine, davalının kısmi itirazı üzerine durduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, ... 31. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyada borçlunun 458.478,56 TL tutarı dışında tüm alacaklara itiraz ettiğini, borçlunun, takibe konu asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden 1.046.685,77 TL tutarında kısmi itirazda bulunduğunu, davalının, takibe konu asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden 1.046.685,77 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davalının, müvekkili şirketle aralarında ekte sunulan 5 ay süreli spor etkinlikleri düzenlenmesi hizmet alımı konulu hizmet sözleşmesi gerçekleştirdiğini ve davalının idarece hazırlanan cetvel üzerinden yapılan hizmet üzerine 1.375.000,00 TL bedel üzerinden anlaşma gerçekleştirildiğini, bu anlaşma gereğince 5 adet fatura kesildiğini, davalı tarafın alacakları için göndermiş olduğu ihtarname sonrasında borç miktarını düşük göstermek için son hak ediş olan 31.05.2024 tarihli faturanın hukuka aykırı bir şekilde iptalini talep ettiğini, iptal edilen faturanın hukuki durumunda açıklık bulunmaması sebebiyle bu fatura takip konusu edilemediğini, davalının faiz türüne ilişkin itirazları hukuken dayanaksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin hukuki niteliğinin özel hukuk sözleşmesi olduğunu, bu nedenlerle, davalı ... Belediye Başkanlığı ... 31. İcra Müdürlüğü ...Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, itirazın iptali ile birlikte takibin devam etmesini, takibin durduğu, alacağın likit olduğu ve alacağa uygulanması gereken faiz türüne ilişkin itirazların da yersiz olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli itiraza sebep olan davalı lehine olmamamak üzere %20 oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 25.12.2024 tarihli dilekçe ile İcra Müdürlüğü'ne kısmi itirazda bulunulduğu, alacaklının belediye kayıtlarında 458.478,56 TL alacağı bulunduğundan fazla alacağı itiraz edildiği, ayrıca kamu kurumu olduğu için ticari faiz talep edilemeyeceğinden faiz türünün yanlış belirlendiğinden takip öncesi faize de itiraz ettiklerini, ayrıca takip sonrası faiz türüne de itiraz ettiklerini ve dosyanın güncellenerek takip sonrası faizin kanuni faiz olarak düzeltilmesini İcra Müdürlüğü'nden talep ettiklerini, itiraz edilmeyen 458.478,56 TL üzerinden hesaplanan icra dosya borcunun İcra Müdürlüğü'ne ödendiğini, ... Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, ... sayılı Kamu İhale Kanununun 21/f maddesine göre pazarlık usulü ihale yöntemiyle “Spor Etkinlikleri” hizmeti alım işi 1.326.428,02 TL + KDV bedel üzerinden yaklaşık maliyet hesaplanarak 03.01.2024 tarihinde ihale edildiği, ... ihale kayıt numaraları ihaleyi 1.375.000,00 TL + KDV bedelle ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olan davacının kazandığı, davacı ile belediye arasında 18.01.2024 tarihinde 39 maddeden ibaret 1.375.000,00 TL Bedeli üzerinden spor etkinlikleri hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre işin süresi 5 ay, işin yapılacağı yer... ve idarece belirlenecek yerler şeklinde belirlendiği, belediye işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Dava itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile aralarında Spor Hizmetleri Hizmeti Alımına Ait Sözleşme bulunduğunu, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesine rağmen bu hizmetin karşılığını davalının ödemediğini ve bu sebeple davalı aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf, davacının kayıtlarında 458.478,56 TL alacaklı göründüğünü belirterek icra takibinin bu tutar dışında kalan kısmına itiraz etmiş ve bazı kişilerin işte hiç çalışmamasına rağmen bu kişilere 1,2,3 ve 4 numaralı hakedişlerin bu kişiler adına yükleniciye ödendiğini tespit ettiklerini, belediye kayıtlarında hukuka aykırılık olmadığından davanın reddini talep etmiştir.
... 31. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyanın incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Şirketi, borçlunun dosyamız davalısı ..., alacak kaleminin 2,3 ve nolu hakedişler ve bunlara ilişkin faziler olmak üzere 1.505.164,33 TL olduğu, davalı borçlunun takibin 458.478,56 TL üzerindeki takip asıl alacağına itiraz ettiği görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.

Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.

İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana 458.478,56 TL dışında bir borcunun olmadığını savunmuştur. Bu durumda taraflar arasında sözleşmenin varlığı, sözleşmeye konu işin davacı yanca yapıldığı hususunda itilaf olmayıp itilaf davacının davalıdan ne kadar alacağı olduğu noktasındadır. Davacı yan davalıdan alacağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
-Dosyanın 1 SMMM ve 1 Sözleşme Hukukçusu bilirkişine tevdii ile, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 28/01/2026 tarihli raporda; Davacı yanın muavin defteri 31.12.2024 yıl sonu kapanış fişinde 1.344.898,12 TL bakiye alacaklı olduğunun görüldüğü, davalının ise incelemeye gelmediği ve defter sunmadığı, Davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, takip talebinde yer alan son üç hakediş bedellerinin toplamı 1.502.940,025 TL'dir, ancak alacak bakiye 1.344.898,12 TL olduğundan aradaki fark tutarı (1.502.940,025 TL - 1.344.898,12 TL)= 158.042,13 TL'nin ödendiği, bu nedenle 2 no.lu hakediş bedelinden ödenen fark bedeli düşüldüğünde (493.201,05 TL - 158.042,13 TL)= 335.158,92 TL tutar olacağı hesaplanmıştır.
Davacı tarafından 16.12.2024 tarihli icra takibinde asıl alacağın tahsil tarihine kadar TTK. 1530 Madde %48 temerrüt faizi talep etmiştir. Dava dosyası incelemelerimizde davalının temerrüdüne dair faturalarda vade tarihi bulunmadığı tespit edilmiştir. Sözleşmenin 12.1.1 Maddesinde; “Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 120 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere 30 gün içinde de ödeme yapılır.” şeklinde yazılı olduğu görülmüştür. Bu durumda ödemelerin vade tarihi Hakediş raporu imzalandıktan toplam 150 gün sonra olduğu tespit edilmiştir.
Heyetimizce İİK m.67 ye ait teorik bilgi ışığında hayat olayı irdelendiğinde İspat yükü davacı takip alacaklısında olup, dosya verilerine göre henüz yerine getirilmiş görünmemektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir.
Olayda takip konusu alacağın kaynağı sözleşmeye uygun ifanın gereği gibi yapıldığı faraziyesinde aşağıda Heyetimizin muhasip üyesi tarafından Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Takip tarihi ve temerrüt tarihleri aralığında her bir fatura için ayrı ayrı; TTK. 1530 Madde%48 temerrüt faizi uygulanarak yapılan hesaplamalar sonucunda toplam 161.517,95 TL Temerrüt Faizi talep edebileceği,
Davacı yanın ticari defter kayıtlarına göre 16.12.2024 takip tarihi itibariyle asıl alacakla birlikte temerrüt faiziyle Bayrampaşa Belediye Başkanlığı'dan toplam 1.506.416,07 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu,
Bilirkişiler davacının ispat külfetini yerine getirmediğini rapor etmişlerse de HMK 282/1 maddesi gereği bilirkişi raporu diğer delillerle serbestçe değerlendirildiğinde davalı borçlu itirazında işin yapılmadığı yönünde bir itirazda bulunmadığı gibi cevap dilekçesinde de davacının icra takibine konu ettiği 2,3 ve 4 numaralı hakedişlerle ilgili Başkanlık Soruşturmasında fazla ödem yapıldığının tespit edildiğini savunmuştur. Ancak davalı taraf defter incelemeye ticari defterlerini sunmamıştır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davalı yan ticari defterlerini sunmadığından HMK 222/3 maddesi gereği davacı defterleri kendisi lehine kesin delil niteliğine haiz olup davacı defterlerinde davacının davalıdan 1.344.898,12 TL alacaklı olduğu ve bu alacağa işletilecek faizin bilirkişice 161.517,95 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış davacı tarafın icra takibinde faiz olarak 141.772,54 TL talep etmesi sebebiyle taleple bağlılık kuralı gereği davacının icra takibinde 1.344.898,12 TL asıl alacak 141.772,54 TL faiz olmak üzere 1.486.670,66 TL talep edebileceği kanaatine varılmış ve davalı tarafça 458.478,56 TL tutarındaki borca yönelik bir itiraz olmadığından davacı tarafın 1.046.685,77 TL üzerinden dava açtığı ve dava neticesinde 1.028.192,10 TL'lik davalı itirazının reddine karar verilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... 31. İcra Müdürlüğünün ...sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 1.344,898,12 TL asıl alacak 141.772,54 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.486.670,66 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.344,898,12 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 31. İcra Müdürlüğünün ... sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.344,898,12 TL asıl alacak 141.772,54 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.486.670,66 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.344,898,12 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatının reddine

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 70.235,80 TL karar harcından peşin olarak alınan 10.348,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 59.886,84 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 10.348,96 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 160.228,82 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 18.493,67 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 12.765,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 12.539,06 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.518,58 TL'nin davalıdan, 81,42 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/04/2026