Maddi ve Manevi Tazminat

Mahkememizde görülmekte olan cismani zarar sebebiyle Açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/05/2017 tarihinde, davalıların sürücü-işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili davacıya çarptığını, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, omurga ve kaburgalarının kırıldığını, bu yüzden hala yürüyemediğini ve ihtiyaçlarını karşılayamadığını, davalı sürücünün aracını hızlı kullanması nedeniyle birinci derecede kusurlu olduğunu, davalı ... şirketine başvurduklarını ancak bir netice alamadıklarını ileri sürerek, geçici iş göremezlik nedeniyle 400,00 TL, kalıcı iş göremezlik nedeniyle 1.500,00 TL, bakıcı masrafları için 500,00 TL, hastaneye gidiş geliş yol masrafları için 100,00 Tl olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini, zaman aşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet durumu tespiti için ATK' dan rapor alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, otobüse yetişmek için yola fırlayan davacıya çarpmak durumunda kaldığını, nitekim davacının olay günü yanında bulunan görgü tanığı Marine Adamyan'ın da kollukta bu yönde beyanda bulunduğunu, kazanın olduğu yerin 30 m ilerisinde Samatya trafik ışıklarının bulunduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 11/05/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle davacıda oluşan bedensel ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, SGK kayıtları, hasar dosyası ile ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası celbedilmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır.
Davaya konu somut olayda, davalı ...'un ... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, diğer davalı ... A.Ş.'nin ise ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu anlaşılarak yapılan yargılamada Mahkememizce 07/12/2020 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı karar ile "...davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması nedeniyle davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerektiği...'' şeklindeki gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarihli ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile ".... yerel mahkemece yapılacak iş, gerekirse olay yerinde keşif yapılıp çarpma noktası ile çarpma noktasının var ise yaya geçidi-trafik ışıklarına uzaklığı tespit edilerek, Karayolları Genel Müdürülüğü'nde görevli trafik (kusur) konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, kaza ile ilgili alınan tüm raporlar irdelenmek suretiyle, tarafların kusur durumlarının belirlenmesi için açıklayıcı, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılması, tarafların iddia ve savunmaları, itirazları ve görgü tanığının kollukta verdiği beyan da göz önüne alınarak, işin esası ile ilgili deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi..." şeklindeki gerekçeyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir.

İstinaf kaldırma kararı doğrultusunda davaya konu mahalde keşfen inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olup, keşif incelemesi neticesinde kaza yerine ait özellikler tespit edilmiş, fotoğraflanmış, krokisi çıkarılmış ardından dava dosyası kül halinde Karayolları Genel Müdürlüğünce görevli bilirkişiler tarafından rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. (her ne kadar kaza mahallinin tespitini yapan bilirkişi Murat Kurt bozmadan önceki alınan raporların birinde kusura yönelik görüşte bulunmuş ise de, iş bu raporda kusur tespitinde bulunmayıp kaza mahalline ilişkin tespitlerde bulunduğundan mahkememizce bu konuda görevlendirilmesinde herhangi bir sakınca görülmemiştir.)
Mahkememizce kaza mahalline ilişkin keşfen düzenlenen rapor da dikkate alınmak suretiyle istinaf kaldırma ilamı gereğince Karayolları Genel Müdürlüğü görevlilerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/03/2025 tarihli raporda; davacı yaya ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-c maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %75, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/d, 52/b maddelerini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğu şeklinde tespitlerde bulunmuşlardır.

Davaya konu trafik kazası nedeniyle davacı yanca talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti bakımından dosya tazminat Hesap Uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 12/06/2025 tarihli raporda özetle; Yargıtay 4 HD ... E., ... K. 30.05.2024 T. sayılı emsal kararı ile kaza tarihi dikkate alındığında davacının maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği; Mahkemece alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 07.08.2018 tarihli raporunun ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlediğinin görüldüğü; bununla birlikte dava dosyası hesaplama yapılmak üzere tarafına tevdii edildiğinden, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere ATK 2. İhtisas Kurulunun 07.08.2018 tarihli raporuna göre hesaplama yapıldığı, Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.146,10 TL olduğu, sürekli iş göremezlik maddi zararının 557.559,47 TL olduğu; ancak bu zararın ZMSS sakatlık teminat limiti olan 330.000,00 TL tutarı için davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının talep edebileceği ulaşım gideri maddi zararının 187,50 TL olduğu, ATK raporunda davacının bakıcıya ihtiyaç duyacağı süreye ilişkin bir tespit bulunmadığından davacının talep ettiği bakıcı giderinin bu aşamada hesabının mümkün olamadığı, temerrüt başlangıcının davalı ... yönünden 18.07.2017 dava tarihi; davalı sürücü yönünden 11.05.2017 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu,
şeklinde görüş bildirmiştir.
Kaza tarihine nazaran Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacının maluliyet durumu ve oranı, iyileşme süresi, bakıcıya muhtaçlık durumu ve süresinin tespiti noktasında rapor tanzim edilmesi bakımından dosyanın ATK 'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
ATK 2. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "01.05.1987 doğumlu, ...’nın 11.05.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Yaralanma modeli veya tanı ilişkili değerlendirme, Torakal omurganın engellilik oranları Tablo 1.3 Kategori II’ye göre %8 olup,Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu,İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı" mütalaa olunmuştur.
Davacı vekili 16/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, 400,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebimizi tüm davalılar bakımından 2.146,10.-TL olarak, 100,00 TL olan ulaşım gideri maddi tazminat talebimizi tüm davalılar bakımından 187,50.-TL olarak, 1.500,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebimizi, davalı ... bakımından ZMMS teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, 557.559,47.-TL artırarak taleplerini toplamda 557.893,07.-TL'ye yükseltmiş ve eksik harcı ikmal etmiştir.
Davalı ... vekili 03/11/2025 tarihli dilekçe ile; dilekçe ekinde sundukları sulh, ibra ve feragat protokolüne göre davacı ile mutabık kalınan tutarlar üzerinden yapılan ödemeler nihayetinde; sulh olunduğu ve davacı tarafından tarafımız yönünden davadan feragat edildiği, tarafımızın da davacı taraftan karşı vekalet ve yargılama gideri vs. bir talebi bulunmadığı beyan edilmiştir.
Davacı vekili 27/01/2026 tarihli dilekçe ile; davalı ... ile mezkur poliçe teminat limitini aşan maddi tazminat ve diğer nev'iden tazminat talepleri saklı olmak kaydıyla işbu poliçe teminatı ve maddi tazminat talebi ile sınırlı olmak üzere sulh olunduğunu, bu kapsamda sigorta şirketiyle karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden feragat edildiğini, poliçe miktarı dışında kalan alacak hakları yönünden diğer davalı ...'a karşı dava ve taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.

İddia ve savunma kapsamında yasal düzenlemelere bakıldığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 50. maddesinde; Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı düzenlenmiştir.

Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi dikkate alınacaktır. TBK'nın 56/1. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı yanın uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile ilkeler ışığında iddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ile alınan maluliyet, kusur ve aktüer raporlarının bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Davalı ...'un ... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, diğer davalı ... A.Ş.'nin ise ... plakalı aracın ZMM sigortacısı olduğu, 11/05/2017 tarihinde gerçekleşen yaralanmalı trafik kazası nedeniyle dosyada mevcut kusur raporlarındaki çelişkileri giderir ve mahkememizce de hükme esas alınacak nitelikte olduğu değerlendirilen Karayolları Genel Müdürlüğü görevlilerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/03/2025 tarihli raporda kazanın oluşumunda davacı yaya ...'nın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-c maddelerini ihlal etmesi nedeniyle %75, ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/d, 52/b maddelerini ihlal etmesi %25 oranında kusurlu olduğu, davalı ... vekili tarafından doğru bir şekilde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması yönetmeliğine göre maluliyet raporu alınması gerektiği şeklinde beyanda bulunulması üzerine mahkememizce bu husus gözetilerek dava dosyası ATK'ya sevk edilmiş hesaplanan oranlar önceki rapora kıyasla davalılar lehine olsa da bu hususun taraflarca istinaf incelemesine konu edilmemesi nedeniyle davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılarak önceki ATK raporu doğrultusunda düzenlenen tazminat hesabı raporu mahkememizce hükme esas alınarak devam eden yargılamada davalı ... yönünden meydana gelen kazanın 29/06/2016-29/06/2017 poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği ve davalı ... şirketinin poliçe teminat limiti ile sorumluluğunun maddi tazminat davası yönünden 330.000,00 TL olduğu, SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevapta davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının anlaşılması karşısında davalı ... tarafından dosyaya sunulan ve davacı tarafından varlığı kabul edilen sulh, feragat ve ibra protokolü uyarınca sigorta şirketine karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı ... arasında düzenlenen protokol incelendiğinde davacının "...davaya konu trafik kazası nedeniyle meydana gelen maluliyetten kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri, ulaşım gideri, rapor ücreti dâhil olmak üzere tüm maddi tazminattan dolayı tamamen ve kendi iradem ile sorumlu bulunduğu tüm maddi tazminat taleplerinden poliçe limiti ile sınırla olarak feragat ettiği.....mezkur poliçe teminat limitini aşan maddi tazminat ve diğer nev'iden tazminat taleplerimiz saklı olmak kaydıyla- sigorta şirketinden, sürücü yahut işletenden işbu poliçe teminatı ve maddi tazminat talebi ile sınırlı olmak üzere başkaca tazminat talebinde bulunmayacağını" beyan ettiğinin anlaşıldığı, bu itibarla poliçe limitini aşan kısımdan ise davaya kusuru ile neden olan diğer davalı ...'nın sorumlu olduğu, sorumluluğunun bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat miktarından poliçe limiti 330.000,000 TL mahsup edildiğinde bakiye 227.559,47 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla iş bu tazminatın11/05/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, davacının hafif şekilde yaralanması, tedavi süresi, davacının yaşı, yaşadığı acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, talep edilen 80.000,00 TL manevi tazminat talebinin yüksek olduğu değerlendirilerek, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminat takdir takdir edilerek 11/05/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davacı tarafından davalılardan ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Davacı tarafından davalı ... hakkında açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 227.559,47 TL maddi tazminatın 11/05/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

3-Davacı tarafından davalı ... hakkında açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın 11/05/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4/a-Maddi tazminat davası bakımından alınması gereken 16.910,79 TL karar harcından, peşin alınan 9.809,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.101,01 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 9.809,78 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4/b-Manevi tazminat davası bakımından alınması gereken 1.366,20 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Davacının yaptığı ilk masraf ‭‭31,40 TL, bilirkişi ücreti 31.100,00 TL, ATK rapor bedeli 4.650,00 TL, 2.300 TL ATGV keşif araç ücreti, posta gideri 1.224,00 TL olmak üzere toplam 39.305,40 TL yargılama giderinin; (-Maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin... Esas... sayılı kararı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat yönünden iptaline karar verildiğinden;) manevi tazminatın kabul edilen kısmı, maddi tazminat yönünden ise tarafların kazanıp kaybetme oranları nazara alındığında toplam: 16.765,00 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
7/a-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası bakımından karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7/b Davalı ... her ne kadar kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, Maddi tazminat bakımından sigorta ile yapılan anlaşma gereği ödenen kısım yönünden dava konusuz kalmakla davalı lehine ücreti vekalet takdirine YER OLMADIĞINA,
7/c-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, manevi tazminat istemli dava bakımından kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 20.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7/d-Anayasa Mahkemesinin ...Esas... sayılı kararı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat yönünden iptaline karar verildiğinden davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7/e-Davalı ... şirketinin yapılan sulh neticesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/03/2026