İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ... şirketi ile akdetmiş olduğu ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi çerçevesinde davalıdan ... Numaralı faturaya konu seri numaraları 2024-3,2024-4,2024-5,2024-6,2024-7 olan ... Marka ... model beş adet yatay paketleme makinesi satın almış ve makinelerin bedelini eksiksiz olarak ödendiğin, ... tarafından müvekkiline bahse konu makinelerde çeşitli problemler olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin durumu derhal makineleri sigortanmış olan ... Sigorta A.Ş'ye bildirmiş ve konuyla ilgili olarak 45/... numaralı hasar dosyası açıldığını, söz konusu hasar dosyası kapsamında ... ... Ltd. Şti. tarafından makineler üzerinde gerekli incelemeler yapılarak bir rapor tanzim edildiğini, davalıya 17/02/2025 tarihinde KEP üzerinden ihtarname gönderilerek, bahse konu makinelerin ayıplı olması nedeniyle TBK madde 227/1-1 hükmü uyarınca sözleşmeden dönülmüş olduğu ve makinelerin iadesi için hazır olduğunu bildirildiğini, dava konusu üç makine için ödenmiş olan 78.780 USD ' nin 5 gün içerisinde ihtarnamede belirtilen banka hesabına iadesi talep edildiğini, anılan ihtarname içeren KEP iletisi aynı gün içerisinde davalının teslim edildiğini, davalının kendisine verilen süre içerisinde bedel iadesini gerçekleştirmediğini ve söz konusu makineleri iade almadığını, bunun üzerine arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, ... Numaralı faturaya konu seri numaraları 2024-3,2024-4,2024-5 olan ... Marka ... model 3 adet yatay paketleme makinesinin ayıplı olması nedeniyle davalıya iadesini, söz konusu makineler için davalıya ödenen toplam 78.780,00 USD tutarın şimdilik kısmi dava olarak 1000 USD lik kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının USD mevduatına uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açmış olduğu davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddia ettiği gibi makineler teslim anında ayıplı olmayıp, sevkiyat öncesi fonksiyon testleri yapıldığını, gerekli teknik belgelerle birlikte ambalajlanarak sağlam şekilde teslim edildiğini, teslim sırasında ayıpların bildirilmemesi ve zımni kabul oluşması nedeniyle TBK m.223 ve devamı hükümleri uyarınca ayıba karşı sorumluluk sona erdiğini, makineleri üçüncü kişiye teslim ettiklerini, kullanım hatası olabileceğini, kendilerince beyan edilen alternatif çözümlerin davacı tarafça kabul edilmediğini, iki adet makineyi doğrudan dava dışı kiracıya sattıklarını, üçüncü kişi kiracının kendilerine borçlu olduğunu, kiracıdan çek aldıklarını ancak karşılıksız çıktığını, bu nedenle bir adet makinenin kiracı tarafından kendilerine 2025 yılı mart ayında iade edildiğini, dava öncesinde arabuluculuk yapılmış ancak iyi niyetli çözüm önerilerinin karşılıksız kaldığını, taraflar arasında doğrudan satım sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafın beş makinenin aynı anda satıldığını iddia ettiğini, bunun doğru olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davaca tarafça davaya konu makineler üzerinden harç ikmal edilmiş ve dosya mahkememiz üye hakiminden heyete tevdi edilmiştir.
Davacının davalıya gönderdiği ihtarnamenin 17/02/2025 tarihinde davalıya tebliğ ediliği ve ödeme için 5 günlük süre verildiği, buna göre temerrüt tarihinin 27/02/2025 olacağı görülmüştür.
Davalı tarafça bildirilen tanıkların dinlenmesinden sonradan vazgeçilmiş ve mahkememizce dinlenmemiştir.
Deliller toplanmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mahkememizce resen seçilen makine mühendisi bilirkişi marifetiyle talimatla alınan raporda özetle; "incelemeye konu yatay paketleme makinasında üretim sürekliliğini engelleyen teknik ve fonksiyonel arızalar bulunduğunu, bu arızaların operatör kullanım hatasından kaynaklandığına dair teknik bir bulguya rastlanmadığını, makinenin, kullanım amacı doğrultusunda beklenen verim ve fonksiyonu sağlayamadığını, tespit edilen ayıpların teslim anında mevcut olup üretim sürecinde ortaya çıkan nitelikte olduğunu, bu nedenle tezgahın ayıplarının gizli ayıp sayılacağının teknik kanaatine varıldığını, tezgahın garanti süresi içinde bulunduğu, 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun”nun 1. ve 4. maddelerinde belirtilen “Kullanım amacı bakımından değerini ve tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan, maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal ve hizmetler ayıplı mal veya ayıplı hizmet kabul edilir.” hükmüne uymakta olduğunu," bildirmiştir.
Dava, taraflar arasındaki satın alma sözleşmesine konu beş adet makineden üçünün ayıplı olduğu iddiası ile bu üç makine yönünden sözleşmeden dönme ve davaya konu makine bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
Yapılan incelemede, taraflar arasında 5 adet makine için sözleşme yapıldığı ve sadece 3'ünün ayıplı olduğunun iddia edildiği, toplam satış bedelinin 131.300 USD olup, oranlama ile 3/5'i olan 78.780 USD'nin iadesinin istendiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf savunmasında, dava dışı kiracının da kendilerinden makine aldığını ve borçlu olduğunu, bu nedenle bir makineyi iade ettiğini bildirmiş ise de, bu konu mahkememizdeki dava konusu ile ilgili olmadığından değerlendirme dışında bırakılmıştır.
Davacı ile dava dışı ... ... İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 24/05/2024 tarihli finansal kiralama sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davalıdan davacı tarafça alınan beş adet makinenin 03/06/2024 tarihli fatura ile kiracıya 04/06/2024 tarihinde teslim edildiği anlaşılmıştır.
Davacının finansal kiraya verilmek üzere davalıdan aldığı beş adet makineden üçünün ayıplı olduğu, bu ayıbın üretim hatasından kaynaklandığının bilirkişi raporuyla sabit olduğu, davacının TBK'nın 219 ve devamı Maddeleri uyarınca kısmi olarak sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, kısmi dönmenin mümkün olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 123. Maddesine göre, Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK'nın 219 ve devamı maddelerine göre; Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.
Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.
Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.
Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan,1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi. 2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi. 3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi istemlerinde bulunabilir.
Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak, alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.
Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Eldeki davada, dava konusu malların kurulum yapılıp çalıştırılmasıyla ayıpları tespit edilebilecek makineler olduğu, TTK'nın 23. Maddesinde belirilen iki ve sekiz günlük sürede tespiti mümkün olmadığından TBK'nın 223. Maddesine tabi olduğu, bu maddeye göre de işlerin olağan akışı içinde ayıbın kiracı kullanıcı tarafından tespit edildiği ve ihbar yapıldığı, 25/09/2024 tarihinde yapılan sigorta hasar ihbarı üzerine ... Sigorta tarafından eksper atandığı ve 30/12/2024 tarihli rapor alındığı, teminat dışı ayıp olduğu gerekçesiyle sigorta tarafından davacıya ödeme yapılmadığı, davacı tarafından bu rapor 17/02/2025 tarihinde davalıya gönderilerek ihbar yapıldığı ve sözleşmeden kısmen dönüldüğü, bedelin ödenmesi için beş günlük süre verildiği, bu süre içinde davalının yenisini vermediği gibi bedelini de ödemediği, satılandaki ayıp itibarıyla bedelde indirimin hakkaniyetli olmayacağı, bu durumda davacının kısmi cayma ve bedel iadesi talebinin haklı ve kabul edilebilir olduğu, ayıbın ortaya çıkması, eksper atanması ve ihbar ve dönme ihtarı gönderilmesinin makul sürede gerçekleştiği, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davacı ile dava dışı ... şirketi ile akdetmiş olduğu ... numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi çerçevesinde davalının kestiği ... Numaralı faturaya konu seri numaraları 2024-3,2024-4,2024-5 olan ... Marka ... model üç adet yatay paketleme makinenin ayıplı olması nedeni ile davalıya aynen iadesi ile bunların bedeli olan 78.780 USD nin 27/02/2025 olan temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 209.984,63 TL harçtan, peşin alınan alınan 666,56 TL harcın ve tamamlama harcı 51.844,67 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157.473,40 TL' nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama nedeniyle harcanan 666,56 TL peşin harç, 51.844,67 TL tamamlama harcının, 615,40 TL başvurma harcı ve 15.652,50 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 441.619,43 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere hazineden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına dair,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2026