Menfi Tespit

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi müvekkili ... Şirketi, lehtarı ... Şirketi hamili ... A.Ş olan ...Bankası ... Şubesine ait 13.01.2025 düzenlenme tarihli 425.000 TL bedelli ... seri nolu çekten dolayı davalı ... A.Ş. Tarafından ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, davaya konu edilen çekin mont alımı karşılığından müvekkili tarafından lehtar olan ...'a verilmiş olmasına rağmen işbu davalı tarafından mal teslimi yapılmadığını, mevzuata aykırı olarak davalı faktoring şirketi tarafından temlik edilen takipte davalı faktoring şirketinin davaya konu çeki takip hakkının bulunamadığını, icra veznesindeki paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı ile müvekkili arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, işbu faktoring sözleşmesine istinaden fatura muhtevası alacaklarının müvekkili şirkete temlik edildiğini, akabinde temlik alınan fatura muhtevası alacakların ödeme araçları olan çek teslim bordrolarında bilgileri yazılı davacı ...Şti.'nin keşideci olduğu dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait 13.01.2025 düzenlenme tarihli 425.000 TL bedelli ... seri nolu çekin uygun bir şekilde müvekkiline geçtiğini ve müvekkilinin son yetkili hamil olduğunu, bedelsizlik def'inin kişisel Def'i niteliğinde olduğunu, kural olarak sadece senedin lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, müvekkili şirketin çekin düzenleyeni ya da lehtarı arasındaki ilişkiye taraf olmadığını, çeki fatura karşılığı cirolar zinciri ile devraldığını, basiretli bir tacir sıfatıyla hareket ettiklerini ve iyi niyetli meşru hamil olduğunu, senedin üzerinde teminat senedidir ibaresi olsa bile bunun senedin teminat senedi olduğunu ispatlamaya tek başına yeterli olmadığını, davacının davaya konu çekler nedeniyle borçlu olmadığı iddiasını bir defi olduğunu ve faktoring kanununun taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini açıkça düzenlediğini, davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olup olmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında akdolunan arabuluculuk son tutanağı ibraz olunmuş; ... 28. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyası celbedilmiştir.
... 28. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davalı ...Şirketi tarafından davacı ve diğer davalı ...Şti. aleyhinde ... Bankası ... Şubesine ait 13.01.2025 düzenlenme tarihli 425.000 TL bedelli ... seri nolu çekten kaynaklı toplam 482.009,59 TL alacak talebinde bulunulduğu, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı faktoring şirketi tarafından her ne kadar davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de; davacının dava konusu çekin keşidecisi ve icra takibinin borçlu tarafı olduğu anlaşılmakla, dilekçe kapsamına göre borçlu olmadığı yönünde dava açmakta hukuki yararı olduğu anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter, dayanağı belge ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak faktoring sözleşmesi de dikkate alınmak suretiyle davacının dayanak çek nedeniyle davalı...'a başlatılan icra takibi nedeniyle davalı Faktoring şirketine borçlu olup olmadığının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 01/03/2026 tarihli raporunun sonuç kısmında; Davacı şirket tarafından keşide edilen, lehdarı davalı ... Ltd. Şti. olan dava konusu ...Bankası/... Şubesine ait 13.01.2025 tarihli .... no.lu 425.000,00 TL bedelli çekin arka yüzündeki ciro silsilesine göre; davalı... Şti. cirosu ile davalı ... A.Ş. ne teslim edilmiş olduğu, davalı ...A.Ş. ile davalı...Ltd. Şti. arasında 16.10.2024 tarihinde imzalanan Faktoring Sözleşmesi kapsamında; faktoring şirketine temlik edilen 16.10.2024 tarihli ... no.lu 905.388,00 TL tutarındaki faturanın 425.000,00 TL kısmına istinaden dava konusu ... Bankası 13.01.2025 tarihli ... no.lu 425.000,00 TL bedelli çekin davalı ... A.Ş. ne teslim edilmiş olduğu ve faktoring şirketi tarafından davalı ... firmasına 361.461,87 TL ödeme yapılarak finansman sağlanmış olduğu, davalı... A.Ş. tarafından 23.01.2025 tarihinde ... 28. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile davacı şirket ve diğer davalı şirket aleyhine dava konusu çek hakkında icra takibi başlatılmış olduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında; dava konusu faktoring işlemi kapsamında davalı şirkete temlik edilen 16.10.2024 tarihli 905.388,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, Dava konusu 13.01.2025 tarihli ... no.lu 425.000,00 TL bedelli çeke ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı faktoring şirketinin ticari defter ve kayıtlarında; faktoring sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından keşide edilen çekin kayıtlı olduğu ve bu çeke istinaden davalı ... firmasından faktoring alacağı bulunduğu, faktoring işlemlerine konu edilen davalı şirket tarafından temlik alınan faturanın Merkezi Fatura Kayıt Sistemine işlenmiş olduğu ve GİB dan doğrulanmış olduğu, dava konusu çek hakkında; davacı şirket sahibi ... ile telefon (...) görüşmesi yapılarak sözlü teyit alınmış olduğunun beyan edildiği, faktoring işlemi yapan davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından, fatura borçlusu davacı ... Ltd. Şti. adına fatura ile işlem yapılmış olduğu şeklinde rapor bildirmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Hukukumuza göre kural olarak çekin bir ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiği, davacı şirketin çekin bir ödeme vasıtası olduğu hususuna ilişkin kuralın aksini iddia ederek davaya konu çekin davalı ...'tan alınacak montların karşılığı için avans olarak verildiği ancak davalı ... tarafından montların teslim edilmediğinden keşidecisi davacı şirket olan 13/01/2025 tarihli ... seri nolu 425.000,00 TL bedelli çekin bedelsiz olduğu, dolayısı ile haklarında başlatılan icra takibi nedeniyle davalı faktoring şirketine borçlarının bulunmadığını beyan ettiği, kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı olan alacaklıda olmasına rağmen menfi tespit davasına konu çeklerin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlunun bu iddiasını ispat ile mükellef olduğu, bu olgunun davacı davaya konu olayda çek keşidecisi borçlu tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, dava değeri dikkate alındığında tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığı, mahkememizce tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişki soncu düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen dava konusu çekin kayıtlı olmadığı, davalı ... tarafından ticari defterlerin sunulmadığından defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı faktoring şirketinin ise dava konusu çeki faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap ettiği şeklindeki rapor da dikkate alındığında davacı tarafça, dava konusu çek bedeli kadar davalı tarafından mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine, aynı şekilde dava konusu olay nedeni ile davalı faktoring şirketinin haksız ve kotüniyetli olduğu da davacı tarafından ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,

2-Davalı...A.Ş.'nin kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE,

3-Mahkememizin 29/08/2025 tarihli ara kararı ile verilen icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA,

4-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 8.231,52 TL harcın mahsubu ile fazladan yatan 7.499,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,

5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

6-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA,

7-Davalı ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 77.120,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ... A.Ş.'ye VERİLMESİNE,

8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026