BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ..... 'den (mal sahibinden) ..... Mah. ..... Sk. No: 17 Silivri / İstanbul adresindeki fabrika binasını kiraladığını, davalı firma ise mecurun (fabrika binasının) müteahhidi olduğunu, iskan ruhsatını almakla ve binanın mevzuata uygun kullanımını temin etmekle yükümlü olduğunu, davalı müteaahhit tarafından imzalanan 06.10.2021 tarihli tadilat ve dekorasyon sözleşmesinde davalı müteahhidin iskan alma vb. yükümlülükleri açıkça yazılı olduğunu, davalı müteahhit sözleşmesinin 23. Maddesi uyarınca üstlendiği edimleri yerine getirmediğini ve aradan geçen uzun zamana rağmen mecurun iskan sorununu çözmediğini, davalıya Büyükçekmece ..... Noterliği’nin 01.02.2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle edimlerinin yerine getirilmesi ihtar edildiğini, davalı müteahhidin gönderdiği Silivri ..... Noterliği'nin 25.02.2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı cevabi yazıda gecikmenin yapı denetim firmasından kaynaklandığından bahsedildiğini ve haklı taleplerinin açıkça reddedildiğini bu sebeple müvekkili firmanın faaliyete geçmesi için yasal ön şart olan iskan sorununu çözümsüz bıraktığını, davalı müteahhit tüm bu süreçte müvekkili firmadan yasal temeli bulunmayan haksız paralar talep ettiğini, sözleşmeyle yüklendiği iskan sorunun çözmek adına belediye nezdinde atacağı imzayı bu paraların ödenmesi şartına bağladığını, binanın iskanı bugün dahi alınmadığını, sözleşmenin 23. maddesi uyarınca karşı tarafın bina iskânı da dâhil tüm eksiklikleri en geç 25.07.2021 tarihinde tamamlaması gerektiğini, aksi takdirde ise her ay için 40.000,00 TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırıldığından 25.07.2024 tarihi itibariyle ödenmesi gereken cezai şart tutarının 40.000,00 x 36 ay hesabıyla toplamda 1.440.000,00 TL olduğunu, müvekkili firmanın yaptığı toplamda 600.866,69 TL'lik harcama da olmak üzere toplam 2.040.866,69 TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine Silivri İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenmiş olan tadilat ve dekorasyon şartnamesinin edimleri müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşme hükümlerinde belirlenen edimler müvekkili tarafından gereği gibi ifa edildiğini, bu sebeplerle müvekkili müteahhit firma olarak tüm sorumluluklarını getirdiğini, davacıya yönelik hiçbir borcu ve sorumluluğu bulunmamakta aksine davacı yanın müvekkili firmaya borcu bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eksik iş yapıldığına ilişkin 4 yıldan beridir yapıyı kullanan davacı taraf eksik işlerin talebini müvekkilinden ihtarname keşide etme öncesine kadar talep etmemiş ve binada birçok inşaai işlemleri de kendileri yaptığını, dava dışı ..... tarafından Silivri ..... Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile davacı yana Kiralananın Tahliyesi amacıyla dava açılması üzerine davacı yan tahliye davasında haksız olmamak için davacı tarafından işbu haksız davayı kötüniyetli olarak ikame edildiğini, müvekkili firmanın sözleşmeden doğan üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş olduğu ancak davacı yanın binanın taşıyıcı kolonları ve binanın yapısında imara ve ruhsata aykırı değişiklik yapması sebebiyle yapıda iskan alınamadığını, müvekkilin iskanı alma yükümlülüğü bulunmamakla birlikte bir an için yükümlülüğünün olduğu düşünülse dahi (mümkün değil) iskanının alınabilmesi için yapı sahibi tarafından başvuru yapılması ve müvekkili tarafa yapım işleminden kaynaklı ödemenin de yapılması gerektiğini, davacı yanın ileri sürdüğü masraf iddiaları ise tamamen davacının imara aykırı değişikliklerinden ibaret olup sözleşmede bahsi geçen her edim müvekkili firma tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, iskan alınamamasındaki tüm sorumluluk imara aykırı işlem yapan davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 06/10/2021 tarihli tadilat ve dekorasyon sözleşmesine istinaden cezai şart ve yapılan masraflara ilişkin maddi tazminat talebinin tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Silivri İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Silivri İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 1.440.000,00 TL sözleşme uyarınca toplam cezai şart ve 600.866,69 TL sözleşme nedeniyle yapılan harcamalar olmak üzere toplam 2.040.866,69 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı (Borçlar Hukuku) ve İnşaat Mühendisi bilirkişisi tarafından alınan 24/06/2025 havale tarihli heyet bilirkişi raporunda; davacı ve davalı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, davacı firma tarafından yapıldığı belirtilen 600.866,69 TL tutarla ilgili olarak mal ve hizmet alımların davacı firmanın ticari defterlerine kaydedildiğini, 600.866,69 TL tutarla ilgili olarak davacı firmanın davalı firmadan alacaklı olup olmadığı hususundaki takdir yetkisinin her konuda olduğu gibi bu konuda da Yüce Mahkemenin Uhdesinde olduğunu, davacı firmanın kayıtlarına ve cari hesap ekstresine göre davalı firmanın davacı firmaya 720.106,24 TL borcu görünmekte, davalı firmanın kayıtlarına ve cari hesap ekstresine göre, davacı firmanın davalı firmadan 213.570,69 TL alacağının göründüğünü ancak bu tutarların dava konusu edilen 1.440.000,00 TL cezai şart ve yapılan masraflara ilişkin 600.866,69 TL ile bir ilgisi bulunmadığını, davacı firmanın alacağının yapmış olduğu fazla ödemelerden, davalı firmanın borcunun ise davacı firmadan yapmış olduğu mal ve hizmet alımları tutarı ile bu tutarın enflasyon muhasebesine tabi tutulması sonucu oluşan fark tutarı toplamından oluştuğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında davalı tarafın belirli bir edim yükümlülüklerini üstlendiği anlaşıldığını, davacı tarafından sunulan noter ihtarnameleri ve belgeler uyarınca, bazı sözleşme edimlerinin yerine getirilmediği veya eksik ifa edildiği iddialarının mevcut olduğunu, bu iddialar kapsamında davacının kendi adına yaptığı bazı işleri dışarıdan hizmet alımı ile gerçekleştirdiği ve bu işler için toplamda 600.866,69 TL harcama yaptığını, bu harcamaların yasal defter kayıtlarında bulunduğunun tespit edildiğini, sözleşmenin 23. maddesinde yer alan cezai şart düzenlemesine göre, 36 ay süresince yerine getirilmediği ileri sürülen edimlerin her ay için 40.000,00 TL olarak değerlendirilmesi halinde toplam 1.440.000,00 TL tutarında bir cezai şart talebinin söz konusu olduğunun görüldüğü ancak cezai şartın doğup doğmadığı ve eksik ifaların varlığı konusundaki teknik ve hukuki takdir, somut olayın şartlarına ve teknik kusur oranına göre sayın mahkemenin değerlendirmesine ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan 06.10.2021 tarihli tadilat ve dekorasyon şartnamesinin 23. maddesine göre, yüklenici firmanın binayı ve sözleşmede belirtilen işleri tamamlayarak, binanın iskân ruhsatını almış şekilde davacı firmaya teslim edeceği açıkça belirtilmiş olup, teslimin yapılması gereken son tarih 25.07.2021'dir. Yapılan incelemede bu tarihe kadar iskân ruhsatının alınmadığı ve yüklenicinin sözleşme kapsamında taahhüt ettiği teknik işlerin tamamlanmadığı, bu nedenle yüklenici firmanın sözleşmeye göre teknik olarak gecikme ve eksik ifa durumu içerisinde olduğu değerlendirildiğini, davacı firma tarafından mahkemeye sunulan faturalar ve heyet raporunda yer alan toplam 600.866,69 TL tutarındaki işler ayrıntılı şekilde incelendiğini, bu harcamaların tümünün sözleşme kapsamında yüklenici sorumluluğunda bulunan işler olduğunu, yapılan harcamaların miktar ve nitelik açısından sözleşmeye, güncel piyasa koşullarına ve teknik kriterlere uygun, makul ve mantıklı olduğu değerlendirildiğini, davalı Karabulutlar İnşaat firmasının iskân alınamamasına yönelik "yapı denetim firmasından kaynaklı sorunlar bulunduğu" ve "davacı firmanın projeye aykırı tadilat yaptığı" yönündeki savunmaları teknik olarak incelendiğini, bu iddiaları destekleyecek herhangi bir teknik rapor, tutanak veya resmi belge dosyada bulunmadığından bu savunmalar teknik açıdan doğrulanamadığını, yüklenici firmanın iskân ruhsatı alınması için gerekli olan teknik işleri tamamlamadan, yapı sahibinin doğrudan iskân başvurusu yapabilmesinin teknik ve fiili olarak mümkün olmadığını, iskân başvurusu yapılabilmesi için öncelikle yüklenici firmanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde teknik işleri yerine getirmesinin zorunlu olduğu belirlendiğini, davacı .... firmasının sözleşmeden kaynaklanan alacak taleplerinin sözleşme hükümlerine ve teknik kriterlere uygun olduğunu, davacı tarafından yapılan toplam 600.866,69 TL tutarındaki harcamaların sözleşmeye uygun ve piyasa koşullarına göre makul ve mantıklı bulunduğunu, davalı yüklenici firmanın teknik işlerini tamamlamaması nedeniyle binanın iskan ruhsatının alınamadığını ve sözleşmede belirtilen sürede teslim edilmediğini, davalı firmanın ileri sürdüğü savunmaların dosya kapsamındaki belgelerle teknik olarak desteklenmediği kanaatine varıldığını, icra inkâr tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmişlerdir.
Mahkememizin 15/10/2025 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine dair ara karar kurulduğu ve bilirkişi ek ücretinin davacı tarafça yatırılması için ihtarlı kesin süre verilmiştir. İhtarlı kesin süre içerisinde ve bir sonraki 07/01/2026 tarihli celseye kadar davacı vekilinin bilirkişi ücretine ilişkin delil avansını yatırmadığı görülmüştür.
Usulüne uygun tebligata rağmen davacı vekilinin duruşmalara katılmadığı ve mazeret de bildirmediği görülmekle davayı takip etmemesi nedeni ile mahkememizce 07/01/2026 tarihinde iş bu dava dosyasının HMK 150. Maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 150/1.maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." düzenlemesini, aynı maddenin 4.fıkrası "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." düzenlemesi mevcuttur.
Dosya kapsamından; işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık süre içinde harcı yatırılarak dava dosyası yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın açılmamış sayılmasına,
Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 34.852,91 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 34.120,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
AAÜT 7/2 uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/04/2026