Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememize açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, işin 7 adet iş makinesi kiralama işi olduğunu, sözleşmenin 5. maddesinin 2. bendinde tarafların herhangi bir sebepten dolayı işi bırakması durumunda 100.000,00 TL cayma bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, akabinde belirtilen iş makinelerinin herhangi bir gerekçe sunmadan sahaya çıkmayarak işi bıraktığını, davalı şirketin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulüne, davalı şirketin sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız olarak feshetmesi nedeniyle taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 5.2 maddesinde öngörülen ceza-i şart alacağı olan 100.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacının iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın sözleşme şartlarına aykırı davranarak sözleşme başlangıç tarihinden 07/09/2022 tarihine kadar ve devamında muaccel olmuş borçlarını eksik ödediğini, davacı tarafın sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediğini, akabinde müvekkilinin Kayseri 8. Noterliğinin 07/09/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; edimlerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirdiğini, ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini ve sözleşme şartlarının da yerine getirilmediğini, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların ticari defter kayıtları, ihtarnameler, taraflar arasında düzenlenen hizmet alımı sözleşmesi, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas 2024/691 karar sayılı dosyasının uyap kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 19/11/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda: davacı ... İnşaat Nakliyat San Tic. A.Ş ile davalı şirket arasında 09.05.2022 tarihli sözleşme süresinin 10.05.2022 ila 10.05.2023 tarihleri olan konusunun 7 adet Beko Loder İş Makinası Kiralama işi olan Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, davacı ve davalı arasında düzenlenen Hizmet Sözleşmenin 5. maddesi 2. Bendinde "İşveren veya yüklenici tarafından herhangi bi sehepten dolayı işi bırakması durumunda 100.000,00 TL cayma bedeli ödeyecektir" şeklinde düzenlenmiş olduğu, davacı ve davalı arasında düzenlenen Hizmet Sözleşmesinin 9 maddesi 1. Bendinde "Sözleşme bedeli (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlara ilişkin bedel dahil) sözleşme konusu hizmete ilişkin ödemeler her ay yüklenici tarafından düzenlenen faturanın ibrazına istinaden 30 gün içerisinde ödenecektir." şeklinde düzenlendiği, davalı tarafından, davacıya hitaben Kayseri 8. Noterliği 28518 yevmiye numaralı ve 07.09.2022 tarihli ihtarname ile davacının edimlerini yerine getirmediği ve bu durumun devamı halinde sözleşmenin TTK ve TBK hükümleri gereğince sözleşmenin feshedileceğinin" ihtar edildiği, 03.04.2023 tarihinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından tutanak tutulduğu ve davacı tarafından, davalı aleyhine, 04.05.2023 tarihli Gaziantep 21. Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı cezai şart ödemesini talep edilen ihtarnamenin gönderildiği, davacı İkaş Grup Hafriyat İnşaat Nakliyat San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin lehine delil olarak kullanılmak istenen 2022 (01-06. Aylar), 2023 ve 2024 yıllarına ait yasal defterlerinin dosya kapsamı içerisine sunulmuş olunduğu, davacı...Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin lehine delil olarak kullanılmak istenen 2022 (01-06. Aylar), 2023 ve 2024 yıllarına ait yasal defterlerinin e-defter olarak düzenlendiği ve onaylı beratların mevcut bulunduğundan HMK 222. ve devam maddelerine göre sahibi lehine delil olarak kullanabileceği, davacı ...Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait lehine delil olarak kullanabileceği 2022/01-06. aylar, 2023 ve 2024 yıllarına ait e-defter olarak tutulmuş olunan yevmiye defter dökümleri ile dosya kapsamı içerisine sunulmuş olunan fatura ve ödeme belgelerinin incelenmesi neticesinde; davalı ...nşaat Hayvancılık A.Ş.’den almış olduğu faturalara ve ödemeler nihayetinde, davacı ...Nakliyat San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin, davalı ... Hayvancılık A.Ş.’ye, davalının işe bırakma tarihi olan 03.04.2023 tarihi itibariyle herhangi bir borç/ alacağının bulunmadığı, davalı ...nşaat Hayvancılık A.Ş. tarafından, davacı...Nakliyat San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne düzenlenmiş olunan faturaların, davalı tarafından, davacıya hitaben, Kayseri 8. Noterliği ... yevmiye numaralı ve 07.09.2022 tarihinde ödenmesi istenen 55.890,00 TL tutarlı fatura ve sonrasında, 01.10.2022 tarih ve ... sayılı ve 100.329,50 TL tutarlı fatura hariç (31. Günde ödenmiş), davalı tarafından düzenlenen faturanın ibrazına istinaden 30 gün içerisinde ödemiş olduğu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına dava dosyası içerisinde rastlanılamadığı, davacı ve davalı arasında düzenlenen Hizmet Sözleşmenin 5. maddesi 2. Bendinde "İşveren veya yüklenici tarafından herhangi bir sebepten dolayı işi bırakması durumunda 100.000,00 TL cayma bedeli ödeyecektir" hükmünün amir olduğu, davacı tarafından davalıya tüm alacaklarını ödediği ve yalnızca iki faturanın ödemesinin gecikme ile yapıldığı, sonrasında işin devam ettiği ve ödemelerinde düzenli olarak yapıldığının anlaşıldığı, davacı ve davalı arasında düzenlenen Hizmet Sözleşmenin 5. maddesi 2. Bendinde "İşveren veya yüklenici tarafından herhangi bir sebepten dolayı işi bırakması" denilmek suretiyle ceza-i şartın ödenmesi için "işin bırakılmasını" şart olarak koyduğu (basiretli tacirin bu şartın sonuçlarını öngörmesi gerekeceği) ve sözleşmeye uygun olarak 2 adet fatura haricinde faturaların süresinde ödendiği ve işi bırakma tarihi itibariyle ödenmemiş fatura bulunmadığının anlaşıldığı, cezai şartın ödenip ödenmeyeceği hususunun takdirinin mahkemede olacağı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Dosyaya mübrez 15/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda: ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu bu nedenle sahibi lehine delil olarak gösterilebileceği, davacı taraf davalının sözleşme süresinden önce işi bıraktığını Kayseri Büyükşehir Belediyesi Fen işler Mi tarafından tutulan tutanağa göre 03.04.2023 tarihinde işin bırakıldığının tespit edildiğini belirterek sözleşme gereği cezai şartı talep etmekte davalı taraf ise sözleşme süresi boyunca davacının kesilen fatura bedellerini süresinde ve eksiksiz ödemediğini, bu sebeple sözleşmeyi feshetmelerinden sonra davacının cezai şart istediğini ve talebinin haksız olduğunu savunduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereği edim sıralamasına bakıldığında yüklenici CMN ... A.Ş.'nin hizmetini ifa ettikten sonra her ayın sonunda yaptığı hizmetlerinin karşılığı bedeli işveren İkaş Ltd. Şti.'ne fatura edecek ve işveren tarafından ise fatura bedeli 30 gün içinde ödeneceği, dolayısıyla edim sıralamasına göre yüklenici her ay edimini ifa etmesi ile birlikte fatura kesmesi ve işverenin ediminin ise fatura bedelinin kesilmesinden itibaren 30 gün içinde ödenmesi olduğunun anlaşıldığı, sözleşmenin 5.1. maddesine göre ve 9.1 maddesine göre Yüklenici firma her ayın sonunda Madde 4'de yer alan hizmetlerin karşılığı bedeli işveren fatura edecek tahsilatı 30 gün süre zarfında yapılacaktır şartı bakımından fatura tarihlerinden sonraki 30 gün sonraki hesap bakiyeleri yönünden karşılaştırmada davalı tarafça kesilen her fatura karşılığında davacının ödemeleri neticesinde bakiye tutar kaldığı ve işi bırakma tarihi olan 03.04.2023 tarihi itibariyle düzenlenen 98.087,50 TL tutarlı fatura sonrası 04.04.2023 tarihli kalan 100.087,50 TL borç olduğunun tespit edildiği, ceza-i şart talep edebilme şartları oluşup oluşmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalının 02.09.2022 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğine dair bir beyanının olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede feshe ilişkin yazılı şekil şartı vs. kararlaştırılmadığı, davalı (yüklenici) tarafından kesilen faturaların ödenmesi için belirli vade konulduğu ve fatura kesiminden itibaren 30 gün içinde ödeneceğinin düzenlendiği, bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan tespite göre her fatura sonrasında bakiye borç miktarının kaldığının tespit edildiği, sözleşmenin feshedilip feshedilmediğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.

YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki 09/05/2021 tarihli hizmet alımı sözleşmesi uyarınca cezai şart bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Davacı şirket ile davalı şirket arasında 09/05/2021 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 7 adet Beko Loder İş Makinesi Kiralama işine ilişkin olduğu, davacının açmış olduğu davada iş makinelerinin her hangi bir gerekçe sunmadan sahaya çıkmayarak işi bıraktığını, bu nedenle sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca cayma bedelini ödemesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise davacının muaccel borçlarını eksik ifa ettiğini, bu nedenle davacıya ödemelerini yapması için ihtar çekildiğini, davacının temerrüdü nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilip feshedilmediği, feshedilmişse hangi tarafın kusurlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "cezai şart (ceza koşulu)" kavramı üzerinde durulmasında fayda vardır.
818 sayılı Borçlar Kanunu (818 s. BK) 158-161.maddelerinde “cezai şart” kavramını kullanmış, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 s. TBK) 179-182.maddelerinde bunun yerine “ceza koşulu” kavramını tercih etmiştir.
Cezai şart borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği edime denir. Bu nedenle cezai şart, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer’i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararının şümulünü ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/ Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343).
Ayrıca cezai şartın esas itibariyle iki temel amacı bulunmaktadır. Bunlardan biri, borçluyu ifaya zorlamak ve böylece asıl borcun ifasını teminat altına almak; diğeri de, borcun ifa edilmemesinden doğacak zararı önceden ve götürü şekilde tespit etmektir. Bu iki temel amacı dışında, cezai şartın diğer bir amacı da, ifayı engelleyen cezai şartta (dönme cezasında) borçlunun cezai şartı ödemek suretiyle sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır. (Köksal Kocaağa, Türk Özel Hukukunda Cezai Şart (BK. m. 158-161), Ankara 2003, s. 40-42)
Hukukumuzda cezai şartın türleri seçimlik cezai şart, ifaya eklenen cezai şart ve ifa yerine cezai şart (dönme cezası) olarak düzenlenmiştir.
Seçimlik cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f. I) hükmüne göre; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir”.
Bu hükme göre, taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesi ya da ceza koşulunun ödenmesini kararlaştırmış olabilirler. Bu durumda, borçlu borca uygun hareketle yükümlüdür. Ancak, borçlu borca uygun hareket etmediği takdirde, kendisini bir yaptırım beklemektedir. Bu yaptırım, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun ödenmesidir.Bu hüküm, borçluya borca aykırı davranarak ve böylece ifası gereken edim yerine kararlaştırılan ceza koşulunu ödeyerek borçtan kurtulma olanağını vermemektedir. Borçlu borca aykırı davrandığı takdirde, sözleşmede ceza koşulu kararlaştırılmasına rağmen, alacaklı borçludan aynen ifayı talep edebilir. Bu nedenle, 6098 s. TBK. m. 179 f. I (818 s. BK. m. 158 f I)’de borçlu ya borca aykırı davranarak bunun yerine ceza koşulu ödeyip borçtan kurtulma yetkisini değil, buna karar verme yetkisini alacaklıya vermiştir. Alacaklı, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, aynen ifayı talep edebileceği gibi, bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini talep edebilir. Burada, alacaklıya tanınmış bir seçimlik hak söz konusudur. Bu nedenledir ki, ceza koşulunun bu türüne “seçimlik ceza koşulu” (seçimlik cezai şart) adı verilmektedir. (Ahmet M. Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 16. Bası, Ankara 2012, s. 773)
İfaya eklenen cezai şart; 6098 s. TBK. m. 179 f. II (818 s. BK. m. 158 f. II) “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir”.
Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. Bu nedenle, burada ceza koşulunun aynen ifaya ilave olarak (kümülatif) talep edilebilmesi olanaklıdır. Seçimlik ceza koşulundan farklı olarak, alacaklı ya aynen ifayı ya da cezayı talep etmek zorunda bırakılmamıştır. Alacaklı burada her ikisini de talep yetkisine sahiptir. Borçlunun borca aykırı davranışı halinde alacaklının ifaya ek olarak talep ettiği alacak bir ceza koşulu alacağı ise, zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borca aykırılık nedeniyle bir zarara uğramasa bile ifaya ek olarak ceza koşulu talep edebilir. İfaya eklenen ceza koşulu zarar koşulunu gerektirmez. Alacaklı borçlunun borca aykırı davranışı nedeniyle zarara uğramasa dahi kararlaştırılan ceza koşulunu talep edebilir.
İfa yerine cezai şart (dönme cezası); 6098 s. TBK. m. l79 f. III (818 s. BK. m. 158 f. III) hükmüne göre “Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır”.
Yukarıda açıklandığı üzere, ceza koşulunun amacı, borçlunun borca uygun hareket etmesini temindir. Halbuki, burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Bir başka ifadeyle, burada borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Bu nedenle, ceza koşulu ifanın yerini almaktadır.
Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5.1 maddesine göre yüklenici firmanın her ayın sonunda madde 4'te yer alan hizmetlerin karşılığı bedeli işverene fatura edeceği, ödemenin 30 zarfında yapılacağının kararlaştırıldığı, davalının 03/04/2023 tarihinde işi bıraktığı, davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu aldırılan 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre bu tarih itibariyle davalının davacıdan her hangi bir alacağının bulunmadığı, yalnızca 01/10/2022 tarihli, ... sayılı ve 100.329,50 TL tutarlı faturanın 31. Gününde ödendiği, davalının ihtarnameye konu ettiği 55.890,00 TL tutarlı faturanın tanzim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödendiği tespit edilmiştir.
Davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu aldırılan 15/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre davalının davacıya gönderdiği Kayseri 8. Noterliği'nin 07/09/2022 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde ödenmeyen borcun 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği ancak ihtarname içeriğinden sözleşmenin feshedildiğine dair bir ibarenin yer almadığı, her bir faturanın tanzim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak davacının ödemleri neticesinde 30 gün sonraki hesap bakiyeleri yönünden karşılaştırıldığında ödemeler neticesinde bakiye tutar kaldığı 03/04/2023 tarihli 98.087,50 TL tutarlı fatura sonrası 04/04/2023 tarihli kalan 100.087,50 TL borç kaldığı tespit edilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının sözleşmeye göre her bir fatura tanzim tarihinden sonraki 30 gün içerisinde ödemelerini yaptığı, 01/10/2022 tarihli ve 100.329,50 TL tutarlı faturanın 31. günde ödendiği ancak bu gecikmenin son günün hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle oluştuğu, bunun haricinde geciken ödemesi bulunmadığı, her ne kadar davalı ticari defterlerini inceleyen bilirkişiler her bir ödeme sonrasında hesap bakiyesi kaldığı tespitinde bulunmuş iseler de raporun 2. Sayfasındaki faturalar ve 3. Sayfasındaki ödeme tarihleri dikkate alındığında davacının her bir faturadan kaynaklı borcunu sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca 30 günlük süre içerisinde ödediği, bakiye borcun 30 günlük vadesi dolmayan faturalardan kaynaklandığı, 03/04/2023 tarihi itibariyle 98.087,50 TL borç kalmış ise de faturanın vadesinin henüz dolmadığı, davacının gecikmiş ödemesinin bulunmadığı, davalının iş bırakma tarihi itibariyle vadesi gelip de ödenmemiş fatura borcunun bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla sözleşmenin 5.2 maddesinde düzenlenen ifa yerine cezai şart niteliğindeki cezai şarttan davalının sorumlu olduğu, davacının Gaziantep 21. Noterliği'nin 04/05/2023 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalıya cezai şart tutarını ödemek üzere 3 iş günü süre verdiği, ancak dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür.

DAVANIN KABULÜ ile,
1-100.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihi olan 03/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.831,00 TL ilam harcından, tahsil edilen 1.707,75 TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 5.123,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafın yaptığı 615,40 TL başvurma harcı, 1.707,75 TL peşin harç, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.135,25 TL posta ücreti olmak üzere toplam 23.458,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026