ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı yüklenici ... Şirketinin, ... tarihli temlik sözleşmesi ile Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... veymiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu ... İli, ... İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazda bulunan ... blok no: ..., ... blok No: ... numaralı bağımsız bölümlerdeki tüm hak ve alacaklarını müvekkili ...'ya temlik edildiğini, dava dışı yüklenici firma ile davalı arasında Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... veymiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, dava dışı yüklenici firma ... tarihli ... veymiye numaralı sözleşmeye göre tüm edimlerini yerine getirmiş, ancak arsa sahibi ... Şirketi, sözleşme uyarında yükleniciye devretmesi gereken taşınmazı devir etmediğini, işbu nedenle ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazda bulunan ... blok no: ...,... blok No: ... numaralı bağımsız bölümlerdeki taşınmazın davalılar adına kayıtlı kısmının müvekkil adına tescilini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, işbu nedenlerle dava konusu taşınmazın dava devamınca 3. kişilere devredilerek müvekkilin haklarına halel geleceğini, ... İli, ... İlçesi ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazda bulunan ... blok no: ..., ... blok No: ... numaralı bağımsız bölümlerdeki taşınmazların davalı adına kayıtlı kısmına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce davacının tacir olup olmadığının tespiti için araştırma yapılmış gelen müzekkere cevaplarında; tarafların ticaret sicilinde kaydının olmadığı, davacının esnaf kaydının bulunmadığı, davacının vergi dairesi kayıtlarına göre potansiyel vergi mükellefi olduğu anlaşıldığından davacının tacir olmadığının kabulü gerekmiştir.
Dava yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.
Görevli mahkemenin davanın taraflarına göre belirlenmesi gerektiği sabit olup, davacının ... tarihli temlik protokolü uyarınca dava açtığı, davanın temelinin davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki sözleşmeden kaynaklanmadığı, davacının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın mutlak ticari davadan kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. (Benzer nitelikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017(6)3-979 E, 2021/759 K sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2025/770 E, 2025/962 K sayılı kararları)
Taşınmaz alım-satımına dair uyuşmazlıkların 6502 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilmesi için tüketicinin malı satın alma amacı çok büyük önem taşıdığı, yasanın nihai tüketici tarafından kullanım amacı ile alınan konut ve tatil amaçlı taşınmazlar yönünden geçerli olduğu, bir mal veya hizmetin, kişisel ihtiyaçları dışında, belirli bir meslek icrası, belirli bir üretimde kullanma, yatırım amaçlı alım, yeniden satış, ticari olarak kullanma vs. gibi mesleki veya ticari amaçlarla satın alanların tüketici kabul edilmeyecekleri, tapudan gelen yazı cevabında taşınmazların vasıflarının dükkan olduğu anlaşılmakla Tüketici Mahkemesi’nin görevli olmadığı, davanın genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi kanaatine varılmıştır. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 08/04/2026