Tazminat

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ... A.Ş. 'nin kurulduğu tarihten bu yana sporcu gıdası ile besin takviyesi üreticisi ve perakendecisi olarak faaliyette bulunan ve müşterilerine kaliteli ürün ve hizmetler sunmayı amaçlayan, sektöründe lider konumunda olan itibar sahibi bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin sunduğu diğer ürün ve hizmetlerin yanı sıra, bünyesindeki alternatif kanallar departmanının faaliyetleri kapsamında müşterilerine otomat ve müvekkili şirketin Türkiyede münhasır distribütörü olduğu ... marka ödeme cihazının temin edilmekte ve bu cihazların üzerinde gıda, besin takviyesi ve sporcu gıdası ürünlerin satışının yapmakta olduğunu bu kapsamda müşterilerine cihazları sağlamanın yanı sıra müvekkili şirketin müşterisinin lokasyonunda, yer kiralaması yapmakta ve kiralanan alanlara otomat yerleştirilmekte olduğunu yine otomat faaliyetleri kapsamında müvekkili şirketin, otomat sağlanamadığı bazı müşterilerine de Nayax marka ödeme cihazı satışı yapmakta olduğunu, davalının sözleşmede yer alan rekabet etmeme ve gizlilik yükümlülüklerini ihlal ettiğinin tespitini, bu yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle sözleşme ile ödemeyi üstlendiği toplamda 220.978,17 TL cezai şart tutarının davalı tarafından davalının rakip şirkette ise başlama tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacın tarafın iddialarını somutlaştırılmakla yükümlüğü olduğunu müvekkilinin hangi eylemi ile hangi sözleşme hükmünü nasıl ihlal ettiğinin davacı tarafça somutlaştırılması ve delilleri ile ortaya konulması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin davacı işveren nezdindeki işinden memnuniyetsizliği sebebi ile, istifa etmeden önce kursa gittiğini ve iş arayışına başladığını müvekkili istifa ettikten sonra, halihazırda çalışmakla olduğu işverenliğe özgeçmişini gönderdiğini, insan kaynakları departmanı ile görüştüğünü bu kapsamda iki video konferansa katıldığını hatta yetenek sınavına girdiğini davacı şirketin önemli ölçüde zarara uğratma ihtimalinin dava dilekçesi kapsamında ortaya konulamadığı, basit yargılama usulüne tabi huzurdaki dava kapsamında iddianın genişletilemeyeceğinin gözetildiğinde davanın ispat edilemediği, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme ve gizlilik yükümlülüklerine aykırılık iddiasıyla cezai şartın sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının rekabet etmeme yükümlüğünün yürürlükte olduğu iki yıllık süre içinde müvekkili şirket ile rakip alanda faaliyet gösteren rakip şirkette işe başlaması, müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca Operasyon ve Raporlama Uzmanı olarak edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri, rakip şirketteki görevi kapsamında müvekkili şirket ile rekabet etmek ve aynı sektörde faaliyet göstermek amacıyla kullanması ve müvekkili şirketin müşteri bilgilerini, ticari sırlarını ve know-how'ını rakip şirkete aktarması ve rakip şirketi müvekkili şirketin ortaklarını ve müşterilerini ayartmasına zemin hazırlaması sebebiyle rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinden taraflar arasındaki protokolün 5. Maddesi gereği son altı aylık brüt maaşı olan 79.294,08 TL cezai şartın, aynı zamanda davalının müvekkili şirketin gizli bilgilerini, rakip şirket bünyesinde çalışmaya başladıktan sonra ifşa ettiği, rakip şirketin müvekkili şirketin müşterilerini ve iş ortaklarını ayartmasına ve kendisiyle çalışmalarını sağlamasına, davalı ve diğer eski çalışanların ifşa ettiği müşteri, ürün, fiyat ve saha operasyonu bilgilerinin olanak sağladığı, bu sebeple davalının sözleşme ile üstlendiği gizlilik yükümlülüğünü ihlal ettiği, ihlalin sonucu olarak, davalının bir senelik brüt maaş ve primlerinin toplamı olan 141.684,09 TL cezai şartın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacın tarafın iddialarını somutlaştırılmakla yükümlüğü olduğunu müvekkilinin hangi eylemi ile hangi sözleşme hükmünü nasıl ihlal ettiğinin davacı tarafça somutlaştırılması ve delilleri ile ortaya konulması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin davacı işveren nezdindeki işinden memnuniyetsizliği sebebi ile, istifa etmeden önce kursa gittiğini ve iş arayışına başladığını müvekkili istifa ettikten sonra, halihazırda çalışmakla olduğu işverenliğe özgeçmişini gönderdiğini, insan kaynakları departmanı ile görüştüğünü bu kapsamda iki video konferansa katıldığını hatta yetenek sınavına girdiğini davacı şirketin önemli ölçüde zarara uğratma ihtimalinin dava dilekçesi kapsamında ortaya konulamadığı, basit yargılama usulüne tabi huzurdaki dava kapsamında iddianın genişletilemeyeceğinin gözetildiğinde davanın ispat edilemediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında 07/02/2022 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, davalının 27/01/2023 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığı uyuşmazlık dışıdır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9. Maddesinde rekabet etmeme ve gizlilik yükümlülüğüne ilişkin sözleşmenin eki olan Rekabet Etmeme ve Gizlilik Protokolüne atıf yapılmıştır. Sözleşmenin eki Rekabet Etmeme ve Gizlilik Protokolünün 3. Maddesinde Rekabet Etmeme Yükümlülüğü "Taraflar arasında imzalanmış olan ve işbu Protokolün ekini teşkil ettiği Sözleşme'nin yürürlükte kaldığı süre ve feshinden sonraki 2 (iki) senelik süre boyunca, İşçi, görevinin mahiyeti itibariyle İstanbul ili sınırları içinde İşveren ile rekabet etmemeyi, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede çalışmamayı veya bunların dışında, takip işletme ile başka türden bir. menfaat ilişkisine girmekten kaçınmayı, doğrudan veya dolaylı olarak, İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketlerinin çalışanlarını istihdam etmeye çalışmamayı, ayartmamayı, işe almamayı veya bu kişilerin, İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketlerindeki mevcut ya da gelecekteki görevini terk etmesi yönünde teşvik etmemeyi, kendisi veya başka bir. kişi veya kuruluş için ayrılmasını sağlamamayı veya İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketlerinin müşterilerini, potansiyet müşterilerini. tedarikçilerini, potansiyel tedarikçilerini hiçbir şekilde ayartmaya çalışmamayı veya İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketleri ile olan iş ilişkisini sona erdirmesi yönünde teşvik etmemeyi İşbu Sözleşmeyle kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlenmiştir. Rekabet etmeme yükümlülüğün ihlali ise protokolün 5/2 maddesinde altı aylık brüt maaşa denk gelen cezai şart olarak düzenlenmiştir. Yine aynı protokolün 2. Maddesinde gizlilik yükümlülüğü tanımlanmıştır. Bu kapsamda işçinin, işverenin gizli bilgilerini, herhangi bir şekilde işveren nezdindeki işinin gerekliliği haricinde kullanmayacağı ve üçüncü kişilere ifşa etmeyeceği, işverenin her türlü ticari sır, ürün bilgileri, fiyat uygulama politikaları, müşteri bilgileri ve know-how'ını ifşa etmeyeceği, bu yükümlülüğün sözleşmenin sona ermesinden itibaren on yıl süre ile devam edeceği düzenlenmiştir. Bu yükümlülüğün ihlali ise protokolün 5/1 maddesinde aylık brüt maaşının on iki katı olarak düzenlenmiştir.
Davacı tanığı ... yeminli beyanında; ... benim de 2015 yılından beri çalıştığım davacı şirkette 2022 yılından itibaren alternatif kanallar departmanı operasyon ve raporlama görevlisiydi. Bende o dönem müşteri ilişkileri departmanında çalışıyordum. 2023 Şubat ayı itibariyle alternatif kanallar departmanına yönetici olarak atandım. Dolayısıyla ...'in hangi bilgilere sahip olduğu konusunda bilgim vardır. ... 2022 Şubatta işe başlayıp, 2022 Ekim Kasım gibi şirketten ayrıldı. Şirketten ayrılırken yazılım şirketinde iş bulduğunu ve kendini bu konuda geliştirmek için ayrıldığını söylediğini duydum. ...çalıştığı dönemde operasyondan sorumlu olup, otomatların nerelerde konumlandığı, hangilerinin ne kadarlık satış hacmine sahip olduğu, ne kadar verimlilikle çalıştıkları, satış takibinin raporlanması ve müşteri şikayetlerinin sonuçlandırılması işlerine bakıyordu. ... Bey davacı şirketten ayrılıp,... A.Ş.'ye geçtikten sonra davacı şirket müşterilerinden..., ..., ... A.Ş. İle çalışmaya başladı. Bu tesadüf değildir. Çünkü ... Bey müşterilerin şikayetleri ve operasyonlarla ilgilenmekteydi. Müşteri ile anlaşmayı ve sözleşmeyi satış departmanı yapar, anlaşma ve sözleşme yapıldıktan sonra işi operasyona devreder. ... Bey şikayetlerle ve müşterilerle doğrudan iletişimi geçiyordu. Yine tedarikçilerle doğrudan iletişimi vardı. Müşterilerle olan ilişkisi satış departmanı sözleşmeyi yaptıktan sonra başlıyordu. Otomatların hangi noktalara kurulu olduğu şirket içerisinde her çalışanın bilmediği gizli bir bilgidir. ... Bey'in kurulum yaptığına bire bir şahit olmadım ama kurulumda bir gecikme ya da sorun olduğunda bu şikayet ...da Bey'e iletiliyordu. Yani şikayetler ilk bizim çalıştığımız müşteri ilişkileri departmanına geliyordu. Biz bu şikayetleri ... Bey'in departmanına iletiyorduk. Arıza ile ilgili gelen şikayetin operasyonunu yapıp ilgili görevliye iletirdi, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... yeminli beyanında; Ben Davacı şirkete 2023 yılında alternatif kanallar yani otomat departmanında çalışmaya başladım. ... bey ile birlikte çalışmadım şuan ben onun ayrıldığı pozisyonda çalışıyorum. İş tanımımız gereği operasyonu yönetmek verimliliği sağlamak bu konularda yönetime raporlama yapmak plasiyer yönetimi, plasiyer rotasının planlaması ve plasiyerlerle şirket arasındaki kontağı sağlarım tedarikçilerle sözleşme görüşmeleri yaparım, reklam iş birliği ve ne kadar iskonto yapılabileceği konusunda görüşme yaparım. Yine kamu ve özel sektörle yapılacak ihale işlerinin takibini sağlarım, ihaleye girilmesi gerekip gerekmediği, operasyonun verimli olup olmadığı, konusunda yönetime görüşümü iletirim sözleşme yapıldıktan sonra arıza ve şikayetlerin kira bedellerinin takibini yapıp ürün bazında ve otomat bazında kar raporlamalarını yaparım. Muhasebe ve SAP uzmanı ile birlikte SAP raporlamalarını yaparım. Ödeme sisteminde kullandığımız cihaz, SAP sistemi ile entegre şekilde stok güvenilirliğini sağlayacak sistemi içerir bu sistemin markası ...'tır. ... Bey benim çalıştığım pozisyonda çalıştığı için bu işleri onun da yaptığını düşünüyorum. Ancak bu bilgi ve sistemleri bizzat kullanıp kullanmadığını bilmiyorum, o dönemde bu sistemler davacı şirkette kullanılıyormuş. Hangi lokasyondaki ürünlerin ne kadar sattığını, en karlısının hangisi olduğunun bilirim, müşterilerin otomat kısımlarına bakan yöneticileri ile doğrudan iletişimim vardır. Satış departmanı ilk anlaşmayı yaptıktan sonra müşteri yetkilileri ve muhasebecilerle tüm iletişim benim üzerimden sağlanır. Yoğun satış yapılan müşterilere doğrudan ziyaret yaparım. Müşteri talepleri doğrultusunda tedarikçilerle görüşmeyi bizzat sağlarım. ... isimli ödeme sistemi davacı tarafından satın alınmıştır, diye düşünüyorum. ... sistemi üzerinde biz herhangi bir düzenleme ya da değişiklik yapamıyoruz, ...'ı satın almak isteyen üçüncü kişilerin satın alıp alamayacaklarını bilemiyorum, müşteri portföyünün bulunduğu ve bu konuda bilgilerin toplandığı şirket sistemlerinde ortak klasör vardır. Bu klasöre bize tanımlı mail adresiyle giriş yaparız, ortak klasöre erişim otomat departmanı yöneticisi, operasyon raporlama uzmanı ve uzman yardımcısı ile birlikte otamat departmanında çalışan satış görevlilerinde vardır. Başka departmanlar müşteri bilgilerini göremez bu klasöre erişim sağlayamaz, bu klasör ... Bey çalıştığı dönemde de vardı, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... yeminli beyanında; ben davacı şirkette 2015 Nisan ile 2022 Kasım tarihleri arasında çalıştım. Ben sahada otomat kurulum kısmında çalıştım. ... Bey burada raporlama uzmanı idi. Bu şirkette bize hangi otomatları nereye koyacağımız konusunda iş planı verirdi. Aynı zamanda tedarik kısmında çalıştığı için araç sayımı, cep depoların siparişlerinin tamamlanması, il dışındaki otomatların kaydının yapılması, işlerine bakardı. Tedarik işinde çalışan herkes bu sistemin nasıl işlediğini bilir bu sistem davacı şirkette de aynı usulde işlemektedir. Stok sayımı, araç sayımı gizli bir iş değildir. Herhangi bir zincir markette bu departmanda çalışan kişi de bu operasoyonun nasıl yürütüldüğünü bilir. Benim davacı şirkette ki müşteri bilgilerinin kimlerde olup olmadığına dair bir bilgim yoktur. ... Bey davacı şirketten benden sonra ayrıldığı için neden ayrıldığını bilmiyorum, 2022 yılından beri birlikte çalıştığımız ... A.Ş.'de tedarik süreç yöneticisi olarak çalışıyor. Eski şirkette raporlama uzmanıydı. ... A.Ş.'de otomat makinelerinin gümrükten çekimi demirbaşa işlenmesi, sahada nerede kurulum yapılacağı, hangi firmada kullanılacağı ve bunların kayıtları ile ilgileniyor, biz de ... Bey tarafından iletilen iş planına göre otomat kurulumunu yapıyoruz. Dikey Vitamin şirketinde çoğunlukla spor salonlarında sporcu gıdası, protein tozu, aminoasit satılıyordu. Ben ayrılmadan önce son dönemde bazı spor salonlarında atıştırmalık da satılmaya başlanmıştı. Spor salonu olmayan yerlerde bulunan otomatlarda atıştırmalık satışı vardı. Ancak ...A.Ş. Yoğunluklu olarak su ve atıştırmalık satışı yapıyor. Müşterilerle olan ilişkiyi sözleşmenin yapılması aşamasında tamamen satışçılar ve genel müdür yürütür. Müşterilerin bilgileri gizli değildir. Müşteriler ile satışçılar arasında ya da yöneticilerle mailleşmeler yapılır. Bazen müşteriler ihaleye çıkarlar. Bu aşamada müşterilerle ... Bey'in davacı şirketteki pozisyonunda bulunduğu kişiler iletişim kurmazlar, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... yeminli beyanında; Ben 2020-2022 Aralık dönemi arasında davacı ... şirketinde operasyon ve raporlama uzmanı olarak çalıştım. ... ile titlemız yani iş unvanımızı görünüşte aynıydı, ama ben daha çok raporlama o daha çok operasyon kısmıyla ilgileniyordu. Otomatların ve ...'ın raporlaması ben yapıyordum. ... yalnızca otomatlarla, otomatlardaki ürünlerin tedariki, saha kontrolü ürün sayımı eksik stok olup olmadığı, gibi işlerle ilgileniyordu. Yani mavi yakalı personelle iletişimi ve bağlantıyı sağlıyordu. Ben daha çok müşterilerle mailleşme, yönetime rapor sunma işine bakıyordum. ...'nın baktığı kısımda gizli bir bilgi yoktu. Ürünlerin temel fiyatlarını ben biliyordum. Müşterilerle ilişkileri de ben sağlıyordum. Müşteri sorununu doğrudan bana iletiyordu. Bende bu sorunu çözecek personeli görevlendirmesi için sorunu ... iletiyordum. Ben davacı şirketten 2022 Aralık'ta ayrıldım. ... benden 3-4 ay sonra ayrıldı. Benim ...'nın ve diğer çalışanların ayrılma sebebinin maaşların düşüklüğü ve ... isimli mesai arkadaşımızın hastalıktan vefatı sürecinde şirketin aldığı tavırdır diye düşünüyorum. Ben ayrıldıktan sonra ... A.Ş.'de çalışmaya başladım. Halen ... çalışırım, şeklinde beyanda bulunmuştur.
TBK 445/1. Maddesinde: ''Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.'' şeklinde düzenleme mevcuttur.
TBK 445/2 maddesinde ise hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlendiği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsam ve süre bakımından sınırlandırabileceği düzenlenmiştir.
Davalı vekilince, TBK’nın 420. maddesi gereğince hizmet sözleşmelerinde taraflardan sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu hükmünün geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Ancak somut olayda davacı hizmet sözleşmesine değil, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine/şartına dayalı olarak talepte bulunmaktadır. İş ilişkisinin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağı sözleşmelerinde kararlaştırılan ceza koşulunun karşılıklı olması gerekmemektedir (Yargıtay 11.HD'nin ... Esas-... Karar sayılı, 24.06.2020 tarihli ilamı). Yargı uygulamasında bu görüş genel olarak kabul görmüştür. Cezai şart hükmünün karşılıklı olması gerekmediğinden, davalı vekilinin bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Aynı zamanda yükümlülüğün yer ve zaman bakımından sınırlandırıldığı, rekabet etmeme yükümlülüğü bakımından iki senelik süre ile görevinin mahiyeti itibariyle ve ... ili sınırları içerisinde sınırlama yapıldığı anlaşılmakla sözleşme hükmünün geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.
Rekabet yasağına ilişkin TBK m. 444 hükmüne göre: ‘Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten; özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.’ Davalının, davacı ile aynı iş kollarında faaliyet gösteren ... Tic. A.Ş.’de çalışmaya başladığı; bu haliyle davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı dava dışı şirketin rakip şirketler olarak değerlendirilebileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Rekabet yasağına ilişkin cezai şart tazminatının talep edilebilmesi için TBK m. 444/2 uyarınca, müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde edilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması da gerekir. Dinlenen tanık beyanlarından, davalının yapmış olduğu işin niteliği değerlendirildiğinde; davalının daha çok otomatlardaki sorunlar, otomatlardaki ürünlerin tedariki, saha kontrolü, ürün sayımı, eksik stok olup olmadığı gibi işler ve müşteri şikayetleri ile ilgilendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar dava dilekçesinde, bir kısım müşterilerin davalının işten ayrılması sonrasında davalının çalışmaya başladığı dava dışı rakip şirketle çalıştığı ve bunun davalıdan ve davalının birlikte işten ayrıldığı diğer işçilerden kaynaklandığı iddia edilmiş ise de; davalının iş tanımı gereği müşterilerle sözleşmenin yapılması aşamasında bulunmuyor olması, davalının daha çok otomatlardaki ürünlerin tedarikçileri ile iletişimde bulunuyor olması, benzer iş kollarında çalışan tüm şirketlerin tedarikçilerden ürün tedarik etmesinin işin doğal yöntemi olması, tanık beyanlarından davalının bir diğer işinin müşteri şikayetlerinin çözümü noktasında mavi yakalı personel ile köprü vazifesi görmek olduğunun anlaşılması ve bunun da ticari sır olarak kabul edilemeyecek olması, davacı tanıklarının beyan ettiği; davalının verimlilik, raporlama, planlama, çalışanlarla şirket arasındaki bağlantıyı sağlama, tedarikçilerle görüşme yapma gibi işlerinin istatistiki veri toplama mahiyetinde olup rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceği, ayrıca davacının dava dilekçesinde delil olarak sunduğu e-postanın davalıya ait olmaması birlikte değerlendirildiğinde; davalının sahip olduğu bilgilerin ticari sır olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu bilgileri kullandığı da davacı tarafça ispatlanamadığından, hem rekabet etmeme hem de gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranmama eylemlerinin sabit olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 3.773,76 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 3.041,76 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

4-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026