İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ile aralarında ticari ilişki olacağı inancıyla... Şubesi tarafından verilen ... seri numaralı 20.06.2025 vade tarihli ve 550.000 TL bedelli çeki düzenleyerek davalıya verdiğini, ilerleyen sürelerde davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişkinin gerçekleşmediğini, mal veya hizmet teslimi olmadığını, bu nedenle müvekkilinin iade faturası kestiğini, ardından da .... Noterliği'nden 16.05.2025 tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, davalı şirketin çeki iade edeceğini belirtmesine rağmen iade etmediği gibi üçüncü bir kişiye ciro ettiğini ve bu kişinin de çeki tahsile koyduğunu, çekin tahsil edildiğini ve müvekkilinin haksız olarak ödeme yapmak zorunda kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalan 550.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü.
Mahkememiz dosyasının 10/12/2025 tarihli celsesinin 5 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yüce Mahkemeniz tarafından uyuşmazlığın; davacı tarafından, davalı şirket ile aralarında ticari bir ilişki kurulacağı inancıyla davalı şirkete verildiği ve ödendiği iddia edilen... Şubesine ait ... seri numaralı 20.06.2025 vade tarihli ve 550.000 TL (beşyüzellibintürklirası) bedelli çek bedelinin karşılığında hizmet alınmadığı iddiası ile çek bedelinin istirdadı istemine ilişkin olduğu belirlenen davada,
Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının talebine konu çekin taraf defterlerinde yer alıp almadığı, davalı tarafından davacıya çek bedeli karşılığında bir hizmet veya mal verilmiş olup olmadığı, davaya konu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
... Vergi Dairesi Müdürlüğü ile ... Vergi Dairesi Müdürlüklerinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirketten 2025 yılında 1 belge karşılığı 545.562,50 TL mal/hizmet faturası aldığı ve aynı tutarda davalı şirkete iade faturası düzenlediği, (KDV dahil 600.1 18,75.-TL)
Davalı şirket tarafından davacı şirkete 14.04.2025 tarih, ... numaralı 1015 adet tshirt içerikli KDV dahil 600.118,75.-TL bedelli e-ticari fatura düzenlendiği ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından ise davalı şirkete aynı içerikte ve iade şeklinde 1 ay sonra 14.05.2025 tarih ... numaralı e-temel faturası düzenlendiği, e-temel faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı elektronik olarak davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere e-ticari faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı uygulaması üzerinden 8 gün içerisinde red/kabul etmeme hakkının bulunduğu, bu hakkın kullanılması durumunda faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve taraflarının ba-bs formlarına yansımayacağı, (bu hak davacı tarafından kullanılmadığı için faturaların taraflara ait ba-bs formlarına yansıdığı)

e- temel faturada durumun e-ticari fatura gibi olmadığı, e- temel fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi ya da aynı tutar ve içerikte iade faturası düzenlemesi gerektiği, davalı şirketin de bu hakkı kullanmadığının görüldüğü,
Davacı şirketin bu vakıada; davalı şirket tarafından düzenlenen e-ticari faturayı 8 gün içerisinde kabul etmeme/ret hakkı bulunduğu halde, kabul etmesi ve TTK 21/2 hükmüne aykırı bir şekilde 1 ay sonra aynı içerik ve tutarda iade faturası olarak e-temel faturası düzenlemesi neticesinde; öncelikle davalı tarafından düzenlenen e-ticari fatura içeriği malı hiç almadığını ispat etmesi, bunu ispat edemiyor ise; davalı şirkete iade olarak düzenlediği fatura içeriği malın davalı şirkete teslim (iade) ettiğini ispat etmesi gerektiği,
Bu husustaki hukuki tavsif ve takdirin tamamen Yüce Mahkemenize ait olacağı,
Davadan önce, davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilen, .... Noterliği 16.05.2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında önceden keşide ettikleri çeklerin muhatabın yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ticari ilişkinin sonlanması nedeniyle ihtarnamenin tebliği itibariyle 1 gün içerisinde geri istendiği, ihtarnamenin tebliği ile ilgili dosyada tebliğ şerhi bulunmadığı,
Davacı şirket tarafından davalı şirket namına düzenlenen 20.06.2025 tarih, 550.000,00.-TL bedelli, ... seri numaralı çekin ciro silsilesi ile 3. Şahıs ... tarafından ... Bankası AŞ “den takas aracılığı ile tahsil edildiği,
Davacı şirketin 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırılmadığı,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacının davalıdan; 14.04.2025 tarihinde 600.118,75.-TL tutarında fatura aldığı, bir ay sonra 14.05.2025 tarihinde aynı tutarda iade faturası düzenlediği, bu faturaların kayıtlara 01.10.2025 tarihinde alındığı, keşide edilmiş çekle ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı bu şekilde belge kayıt ve nizamına uygun tutulmayan, envanter defterini süresinde tasdik ettirmeyen davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği gibi defter kayıtlarına alınmayan keşide edilip ödenmiş çekten dolayı, davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı,
10.12.2025 Tarihli Ön inceleme Zaptının 4. Bendinde Taraflara 2 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtarına karar verildiği duruşma zaptının davalı şirkete 10.12.2025 tarihinde TK 35 maddesine göre tebliğ edildiği bilirkişi görevlendirme tarihine kadar davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerin dosyaya sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı,
Tüm bu veriler üzerinden; davacı talebi olan 550.000,00.-TL ödenmiş çek tutarın istirdat” ına karar verilip verilmeyeceği ile ilgili hükmün, Yüce Mahkemenize ait olduğu sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü.

Dava; davacı tarafından, davalı şirket ile aralarında ticari bir ilişki kurulacağı inancıyla davalı şirkete verildiği ve ödendiği iddia edilen... Şubesine ait ... seri numaralı 20.06.2025 vade tarihli ve 550.000 TL (beşyüzellibintürklirası) bedelli çek bedelinin karşılığında hizmet alınmadığı iddiası ile çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan kontrolde davalı şirket unvanının 10 Haziran 2025 tarih ve 11347 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanıyla ... Şirketi olarak değiştirildiğinin ilan edildiği görülmüş ve karar başlığında davalı şirketin yeni ve eski ticaret unvanlarına birlikte yer verilmiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ilgili müzekkere cevapları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmaları için süre ve imkan tanınmış, vergi dairesi formları celbedilmiş akabinde dosyanın 1 mali müşavir bilirkişisine tevdine; bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının talebine konu çekin taraf defterlerinde yer alıp almadığı, davalı tarafından davacıya çek bedeli karşılığında bir hizmet veya mal verilmiş olup olmadığı, davaya konu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 12/01/2026 tarihli raporda " ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ile ... Vergi Dairesi Müdürlüklerinden celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirketten 2025 yılında 1 belge karşılığı 545.562,50 TL mal/hizmet faturası aldığı ve aynı tutarda davalı şirkete iade faturası düzenlediği, (KDV dahil 600.118,75.-TL)
Davalı şirket tarafından davacı şirkete 14.04.2025 tarih, ... numaralı 1015 adet t-shirt içerikli KDV dahil 600.118,75.-TL bedelli e-ticari fatura düzenlendiği ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından ise davalı şirkete aynı içerikte ve iade şeklinde 1 ay sonra 14.05.2025 tarih ... numaralı e-temel faturası düzenlendiği, e-temel faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı elektronik olarak davalı şirkete tebliğ edildiği,
Bilindiği üzere e-ticari faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı uygulaması üzerinden 8 gün içerisinde red/kabul etmeme hakkının bulunduğu, bu hakkın kullanılması durumunda faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve taraflarının ba-bs formlarına yansımayacağı, (bu hak davacı tarafından kullanılmadığı için faturaların taraflara ait ba-bs formlarına yansıdığı)

e- temel faturada durumun e-ticari fatura gibi olmadığı, e- temel fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde kabul etmeme hakkının bulunduğu, ancak iptal yetkisinin bulunmaması sebebiyle kabul edilmeyen temel faturanın TTK 18/3 maddesi kapsamında itiraz edilerek fatura düzenleyene gönderilmesi ya da aynı tutar ve içerikte iade faturası düzenlemesi gerektiği, davalı şirketin de bu hakkı kullanmadığının görüldüğü,
Davacı şirketin bu vakıada; davalı şirket tarafından düzenlenen e-ticari faturayı 8 gün içerisinde kabul etmeme/ret hakkı bulunduğu halde, kabul etmesi ve TTK 21/2 hükmüne aykırı bir şekilde 1 ay sonra aynı içerik ve tutarda iade faturası olarak e-temel faturası düzenlemesi neticesinde; öncelikle davalı tarafından düzenlenen e-ticari fatura içeriği malı hiç almadığını ispat etmesi, bunu ispat edemiyor ise; davalı şirkete iade olarak düzenlediği fatura içeriği malın davalı şirkete teslim (iade) ettiğini ispat etmesi gerektiği,
Bu husustaki hukuki tavsif ve takdirin tamamen Yüce Mahkemenize ait olacağı,
Davadan önce, davacı şirket tarafından davalı şirkete keşide edilen, .... Noterliği 16.05.2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle; taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında önceden keşide ettikleri çeklerin muhatabın yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ticari ilişkinin sonlanması nedeniyle ihtarnamenin tebliği itibariyle 1 gün içerisinde geri istendiği, ihtarnamenin tebliği ile ilgili dosyada tebliğ şerhi bulunmadığı,
Davacı şirket tarafından davalı şirket namına düzenlenen 20.06.2025 tarih, 550.000,00.-TL bedelli, ... seri numaralı çekin ciro silsilesi ile 3. Şahıs ... tarafından ... Bankası AŞ ‘den takas aracılığı ile tahsil edildiği,
Davacı şirketin 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırılmadığı,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: davacının davalıdan; 14.04.2025 tarihinde 600.118,75.-TL tutarında fatura aldığı, bir ay sonra 14.05.2025 tarihinde aynı tutarda iade faturası düzenlediği, bu faturaların kayıtlara 01.10.2025 tarihinde alındığı, keşide edilmiş çekle ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı bu şekilde belge kayıt ve nizamına uygun tutulmayan, envanter defterini süresinde tasdik ettirmeyen davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defterlerinin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil etmediği gibi defter kayıtlarına alınmayan keşide edilip ödenmiş çekten dolayı, davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı," şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosyamız ile emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2022/1429 Esas 2025/417 Karar sayılı kararında " TBK'nın 207/2 maddesinde; "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür," hükmü yazılı olup buna göre asıl olanın peşin satış olduğu düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2022/2251 Esas 2023/4410 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Dava konusu çekin rıza dışı davalı tarafça ele geçirildiği, çek bedeli kadar davalı tarafça mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekmektedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/2473 Esas - 2019/5340 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Dava değeri ve davanın mahiyeti gereği HMK. 201 madde uyarınca tanık dinlenmesi mümkün değildir.
Davacı tarafça, dava konusu çekin rıza dışı davalı tarafça ele geçirildiği, çek bedeli kadar davalı tarafça mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlanamamış olup mahkemece bu tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek davalıda olduğu kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmüştür." şeklinde ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2020/1808 Esas 2023/1111 Karar sayılı kararında " Peşin satışta mal ve bedel aynı anda ödenir ve aslolan da peşin satıştır. Bir başka anlatımla, alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Öte yandan çek de, peşin ödeme aracı olup malın teslim edildiğine karine teşkil etmektedir. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davacıya aittir. Diğer bir deyişle, bedeli ödendiği halde fatura konusu malın teslim edilmediğini ispat yükü davacı tarafın üzeride olup davacının söz konusu iddiasını miktar itibariyle kesin deliller ile ispat etmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça, teslim edilmediği ileri sürülen mallara ilişkin faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, yine BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davacının iddiasını ispat için whatsap yazışmalarını delil olarak sunduğu ...'ın ... İzolasyon isimli firmada çalıştığı, davalı şirket yetkilisi olmadığı nazara alındığında dosya kapsamı uyarınca davacının ispat yükünü yerine getiremediği, bu itibarla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" şeklinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/12329 E., 2016/6138 K. sayılı kararında " Ancak icra takibine konu edilen faturalar davalı defterine kayıt edilmiş veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne BA formları ile davalı tarafından faturalar bildirilmiş ise faturalar kapsamındaki malların teslim alınmış olduğunun kabulü gerekir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacının davalı tarafından düzenlenen faturayı defterine kaydettiğinin ve yasal itiraz süresi geçtikten sonra iade ettiğinin ve taraflara ait karşılaştırmalı Ba- Bs formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirketten 2025 yılında 1 belge karşılığı 545.562,50 TL mal/hizmet faturası aldığı ve aynı tutarda davalı şirkete iade faturası düzenlediğinin bilirkişi raporu içeriği ile tespit edildiği, öte yandan yukarıda yer verilen emsal yüksek mahkeme içtihatları ile de belirtildiği üzere Kural olarak çekin bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabul edileceği, dava konusu çek karşılığında çek bedeli kadar davalı tarafça mal teslim edilmediği ve çekin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmekte olduğu, bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200 maddesi uyarınca usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerektiği ancak dosya kapsamında davacının bu yönde bir delil sunamadığı kanaatine varıldığı, davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de yer verilmediği tüm bu nedenlerle iddianın ispatlamadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-) Davanın REDDİNE,
2-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 9.392,63 TL harçtan mahsubu ile artan 8.660,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine,
6-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair, davacı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026