İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalı şirket, yurt dışından ithal etmek istediği bir kısım dağcılık malzemelerinin gümrük hizmetlerinin yapılması için davacı firmaya başvurmuş, davalı şirket ile yapılan görüşmelerde gümrük işlemlerinde bazı vergi, resim harç, ardiye ve sair masraf ödemelerinin olacağı bu ödemeler, hizmet bedeli haricinde masraf olarak ödendikten sonra gümrük hizmet bedelinin de her yıl bakanlık tarafından yayınlanan asgari ücret tarifesine göre faturalandırılacağı bildirildiğini, davalı şirket ortalama bir fiyat belirtilmesini istemişse de ithalat konusu malların gümrüğe girmeden, ... kodları belirlenmeden beyannameler çıkmadan ödenecek vergi, masrafın bilinmesinin mümkün olmayacağı hususu de açıkça belirtildiğini, neticede davalı şirketin davacı şirkete gerekli vekaletnameyi düzenlemesi üzerine ithalat konusu mallara yönelik gerekli beyanname ve başvurular yapıldıktan sonra her bir malın mahiyet, içerik ve niteliğine göre belirlenen vergiler ve masraflar ödenmiş, gümrük hizmetleri de "Gümrük Müşavirleri 2024 Yılı Asgari Ücret Tarifesi"ne uygun bir şekilde faturalandırılmıştır. Ancak davalı şirket, kendisine kesilen faturanın fahiş bedelle kesildiğini iddia ederek faturaya itiraz etmiş ve masraflar ve hizmet bedeli toplam tutarının bir kısmını ödeyerek huzurdaki davaya konu icra takibine vaki bakiye alacağımızı ödememiştir. Davalı şirket ısrarla kendisine işin başında kesin bir ücret bildirilmediğini beyan etmişse de bu ücretin malın niteliğine göre hazırlanacak gümrük beyanname türü ve sayısına göre, malın mahiyetine ait ... kodlarına göre değişiklik göstereceği belirtilmiş bu husus davalı şirket ile yapılan yazışmalarda da davalı tarafından açıkça ikrar edildiğini, bakiye alacağının ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatılmış, davalı yan bu takibe itiraz ederek huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davalının borca itiraz etmesi haksız ve kötü niyetli olduğunu, haklı davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas dosyası ile başlatılan icra takibine vaki kötü niyetli itirazın iptaline ve icra takibinin talep edilen miktar ve faiz oranı üzerinden devamını, karşı taraf davalı/borçlunun haksız itirazı sebebiyle itiraz edilen alacağımızın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı borçluya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 18 Eylül 2024’te gümrük müşavirliği hizmeti verilmesi yönünde görüşmeler yapıldığını, bu görüşmelere davalı ithal edeceği ürünlerin bilgilerini ve adetlerini içeren proforma fatura ile gittiğini, davalının ücret ve ücretlendirme tarifesi talebine, davacı şirket yetkilisi tüm masrafın sadece ürünler gümrüğe gelince belli olacağını belirttiğini, gümrük işlemlerinin yürütülmesi karşılığında verilecek hizmet bedeliyle ilgili yapılan sözlü görüşmelerde, davacı şirketin yetkilisi olduğu beyan edilen kişi tarafından (... ...) bahsi geçen ithalat işlemlerinin takibininin ve gümrük müşavirliği hizmetlerinin 3.500 TL (KDV dahil) karşılığında yapılacağı, ödenecek tüm vergilerle ve resmi harçlarla (ithalat sırasında ürünlerin KDV bedeli hariç) birlikte toplam maliyetin gümrükte denetim olmazsa 10,000 TL’yi, denetim olursa 15.000 TL'yi geçmeyeceği tarafımıza açıkça beyan edildiğini, davacı Şirket’in gümrük müşavirliği hizmeti için teklif ettiği ve faturalandırma yapacağını belirttiği hizmet bedeli KDV dahil 3.500 TL olduğunu, davalı şirket, bu beyanlardaki koşullarda anlaşarak işlem için gerekli vekaleti verdiğini, vekaletin verildiği tarihten 6 Kasım 2024 tarihine kadar ithalat işlemleri üzerinde çalışılmış ve tüm bu süreçte yukarıdaki koşulların değiştiğine ve başka bir fiyatlandırma yapılacağına dair bir bilgilendirme yapılmadığını, aynı zamanda davacı şirket fiyatlandırma konusundaki sözlü konuşmaları yazıya dökmemiş, karşı tarafa yazılı olarak bildirmemiş ve işlemlerin maddi sonuçlarıyla ilgili 3,500 TL komisyon bedeli dışında faturalandırma yapılacağıyla ilgili hiçbir bildirimde bulunmadığını, davacı şirket, gümrük işlemlerinin tamamlanacağı gün olan ve ürünlerin çoktan yurtdışından yola çıkıp Türkiye gümrüğüne girdikten sonra 6 Kasım 2024 tarihinde 30,700 TL tutarında bir avans ödemesi talep ettiğinii, bu avans talebinin içerisinde 3,500 TL Komisyon Bedeli açık bir şekilde yazmakta ve bunun yanında Ardiye, ... Başvuru Hizmeti, TPS Başvuru Hizmeti, ...-10 Kıymetli Maden, ..., Firma Tanıtım Hizmeti, Sair Masraf kalemleriyle birlikte toplam 30,700 TL talep edildiğini, davalı bu avans talebini görür görmez kendisine verilen tutardan yüksek olması sebebiyle durumu anlamak için şahsi olarak ... Gümrükleme ofisini aynı gün ziyaret etmiş ve ... ...’la görüştüğünü, görüştüğü ... Bey, ... Gümrükleme’nin sadece 3,500 TL’lik komisyon ödemesi kazandığını, kalan tüm tutarların devlete ödenen resmi harçlar ve vergiler olduğunu ısrarla birden fazla kez belirttiğini, bunun üzerine davalı, ödemeyi yapmadan önce ... Hanımdan da teyit almak için ... Bey’in bu beyanını ona sunmuş, ancak gerçekte bu ödemelerin ve bu tutarların sadece çok küçük bir kısmının resmi harç/vergi olduğu öğremiştir ve bu kalemlerin içinde de davalıyla paylaşılmayan ve...’nin faturalandıracağı hizmet bedelleri olduğunu öğrendiğini, örnek vermek gerekirse 4,000 TL olarak ödeme talep edilen ... Başvuru Hizmetinin sadece 800 TL’sinin makbuzlu olduğu, kalan tutarın ise 530x6(+KDV) olarak Davacı Şirket tarafından faturaya yansıtılacağı söylendiğini, bu durum açıkça karşılıklı irade beyanı ile kurulan ilk sözleşme ilişkisine aykırı olduğunu, davacı taraf tek taraflı olarak hizmet bedelini değiştiremeyeceğini, bu husus dürüstlük kuralına ve ahde vefa ilkesine aykırı olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; davacının açmış olduğu davanın reddini, davalı şirketin yaptığı itirazın haklı bulunmasını, davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 8.533,20 TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 07/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04/12/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişinin 05.11.2025 tarihli raporunda özetle; Davacı ... Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalar, fiili hizmeti yansıtmaktadır. Faturalarda yer alan tutarlar, ilgili yılın Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi Tebliği’ne uygundur ve altında değildir. Bakanlık tarafından Resmi Gazetede yayınlanan Asgari Ücret Tarifesi sayın mahkemenizin bilgisine aşağıda yukarıda yer alan açıklamalarda arz edilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamasına rağmen, fiili hizmet ilişkisi ve ticari teamül doğrultusunda davacı alacağı haklı görünmektedir. Yapılan incelemede ‘‘... Limited Şirketi’’ T.C. .... Noterliği 20.09.2024 tarih ve ... sayılı vekâletnameye istinaden ‘’... Gümrük Müşavirliği Hizmetleri Limited Şirketi’’ne kendileri adına tüm resmi kurumlarda gümrük işlemlerini yerine getirebilmesi için yetki verildiği görülmektedir. Ticarete konu bir ürünün gümrük tarife istatistik pozisyon (GTİP) numarasının en doğru şekilde belirlenebilmesi adına ürünleri getirecek olan dış ticaret erbabının nihai fatura ve ürün detay bilgisini tüm açıklığıyla gümrük müşavirine bildirmek zorundadır. Eşyaya uygulanacak gümrük vergisi oranının belirlenmesinde 474 sayılı Gümrük Giriş Tarife Cetveli Hakkında Kanun ile 20.12.1995 tarihli ve 95/7606 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan mer'i İthalat Rejimi Kararının değişik II sayılı Listesi esas alınmaktadır. Dış ticaret erbabının verdiği bilgiler neticesinde de gümrük müşaviri gümrük tarife tespitini yapmak ve tüm bilgileri, gelen ürünlerin mevzuat çerçevesinde yapılacak başvurularını, hangi kurumlara hangi maliyetlerin çıkabileceği gibi detayları paylaşmakla yükümlüdür. Ancak bu bilginin kesin bilgi hükmünde olmayacağının da teyidini vermekle mükelleftir. Her ürün için gümrük mevzuatında yer alan prosedürler farklılık göstermektedir. Türkiye sınırlarına gelip firmanın kendi deposuna girene kadar kesin hükümle kesin rakamlar tespit edilememektir. Gümrük mevzuatı çerçevesinde başlanılan işlemler sırasında gelen ürünle ilgili yapılan hizmet fazladan bir çalışma ve mesai gerektiriyorsa, sair giderler oluştuysa bunu da Gümrük Müşavirliği firması gümrük hizmet komisyon faturasına bu hizmet bedellerini yansıtabilir. Yurt dışından ithal edilecek tüm ürünlerde dış ticaret erbabı ürünleri getirmeden önce hem gümrük mevzuatı açısından gerekli prosedürleri yerine getirebilmek adına hem de ürün maliyetleri açısından bir gümrük müşavirine danışmasında fayda görülmektedir. Aksi halde gümrük mevzuatı açısından yerine getirilecek prosedürlerde eksiklik olması durumunda ürünlerin gümrükte beklemeleri gerekeceğinden firma açısında ekstra maliyet oluşabilir ve yasal prosedürlerde oluşacak aksaklıklardan dolayı sonrasında maddi kayıp söz konusu olabilir. Bu gibi durumların yaşanmaması adına gümrük müşavirinden alınacak danışmanlıkların sözlü olmasından ziyade yazılı olarak talep edilmesi her iki tarafında sonrasında ihtilafa düşmemesi açısından da önem arz etmektedir.
-.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyası
-Bilirkişi raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
davacı gümrük müşavirliği şirketi tarafından davalı şirket adına yürütülen gümrükleme hizmetlerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki .... Noterliği’nin 20.09.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı vekâletnamesi ile davalı şirketin davacı şirkete kendi adına gümrük işlemlerini yürütme konusunda yetki verdiği anlaşılmıştır. Bu suretle taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 502 ve devamı maddeleri kapsamında vekâlet ilişkisi kurulduğu sabittir.
Her ne kadar taraflar arasında hizmet bedelini belirleyen yazılı bir sözleşme bulunmasa da TBK m. 503 uyarınca vekâletin ücretli olduğu hususunda teamül bulunan hallerde vekil ücrete hak kazanır. Gümrük müşavirliği faaliyetinin niteliği gereği ücret karşılığı yürütülen uzmanlık hizmeti olduğu, tarafların tacir sıfatını taşıdığı ve ilişkinin ticari iş niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki faturalar, gümrük işlem evrakları ve vekâletname, davalı tarafça hizmetin hiç verilmediği yahut eksik ifa edildiği yönünde somut ve yazılı bir delil de dosyaya sunulmadığı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı adına fiilen gümrük müşavirliği hizmeti sunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Mahkememizce alınan 05.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu faturaların fiili hizmet karşılığı düzenlendiği, fatura bedellerinin ilgili dönem Gümrük Müşavirliği Asgari Ücret Tarifesi Tebliğlerine uygun olduğu ve tarifenin altında ya da üzerinde fahiş bir ücretlendirme bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki ticari kayıtlar, faturalar ve mevzuat hükümleriyle uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tacirler arasında düzenlenen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Somut olayda davalı tarafın dava konusu faturalara süresinde ve usulüne uygun şekilde itiraz ettiğini ispatlayamadığı görülmüştür. Bu durum tek başına alacağın varlığını kesin olarak kanıtlamamakla birlikte, dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine kuvvetli delil niteliği taşıdığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı ve dava konusu alacağı desteklediği, davalı tarafça borcun ödendiği yahut mevcut olmadığı yönünde HMK anlamında güçlü ve yazılı karşı delil sunulamadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı adına gümrük müşavirliği hizmetlerini yerine getirdiği, düzenlenen faturaların verilen hizmetle uyumlu olduğu, talep edilen bedelin ilgili asgari ücret tarifesine uygun bulunduğu ve davacının takip tarihi itibarıyla 8.533,20 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalının icra takibine yönelik itirazının haksız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan takip konusu alacak, düzenlenen faturalar ve tarife hükümleri esas alınarak objektif şekilde belirlenebilir nitelikte olup hesaplanabilir durumdadır. Her ne kadar bilirkişi incelemesi yapılmış ise de inceleme yalnızca teknik doğrulama mahiyetinde olup alacağın varlığını belirsiz hale getirmemektedir. Bu nedenle alacağın likit olduğu kabul edilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi gereğince davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak olan 8.533,00 TL üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatı 1.706,6 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının ve 615,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.180,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 8.533,00 TL-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi.08/04/2026