İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalılar ile davacı şirket arasında 22.05.2024 tarihinde Kiralamaya aracılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı şirket davalılara ait gayrimenkullerin kiralanması ve satışına aracılık edeceğini, davacı şirket sözleşme dönemi boyunca sözleşmeye konu gayrimenkullerin reklam ve tanıtımlarını yapmayı üstlendiğini, davacı şirket sözleşmenin imzalanmasından itibaren sözleşmeye dayalı yükümlülüklerini yerine getirmek amacı ile öncelikle reklam ve tanınım faaliyetlerine başladığını, ve bu reklam ve tanıtımlarla ilgili olarak ciddi bir harcam yaptığını, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 2.5 ay sonra davalılar, Beyoğlu ...Noterliği aracılığı ile 13.08.2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi davacı şirkete göndererek sözleşmeyi fesh ettiğini, davacı şirketin hiç bir kusurunun olmamasına karşın davalılar reklam tanıtım yeterince yapılmadı ve farklı fiatlar verildi gibi soyut kavramlar ile sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini, davalılar iddalarına karşı hiç bir somut veri göstermeden haksız bir şekilde sözleşmeyi fesh ettiğini, davacı şirket İstanbul ölçeğinde tanınan ... 'ın en önemli yetkili firmalarından biri olduğunu, bünyesinde yüzlerce emlak danışmanı ve broker çalıştığını, fakat davalılar imzaladıkları sözleşmenin ciddiyetine varamamış olacaklarki bir anda sözleşmeyi fesh etmeye karar verdiklerini, ancak davacı şirketin bu sözleşmenin feshi nedeni ile oluşan menfi ve müspet zararları olduğunu, ve bu zararları tazmin edilmesi amacı ile iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, açıklanan nedenlerle; davalılar ile davacı şirket arasında 22.05.2024 tarihli imzalanan ‘’Gayrimenkul Satış ve kiralanmasına Aracılık ‘’ sözleşmesi’nin haksız feshi nedeni ile oluşan Menfi ve Müspet zararlarımın tespit edilmesi ile şimdilik 10.000.00 TL nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) davalılardan alınmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; müspet zarar ve menfi zarar ayrımının sonucu, bu zarar türlerinin hiçbir zaman birlikte talep edilmeleri mümkün olmadığını, zira, aynı borç ilişkisinde ifa menfaatinin ve bu borç ilişkisine hiç girilmemiş olmasındaki menfaatin birlikte talep edilebilmesi işin doğasına aykırı olduğunu, menfi ve müspet zararların bir arada talep edilmesi mümkün olmadığı gibi davacı yanın dava dilekçesinde birbirinden ayrı iki hukuki kuruma karşılık gelen zarar taleplerinin ayrıştırılmadan talep etmesi usul hukuku anlamında da mümkün olmadığını, davacı yan dava dilekçesinde davalı şirketler ile akdettiği iddia olunan sözleşmeler uyarınca, sözleşmelerin feshi nedeniyle zarara uğradığını iddia etmekteyse de ilgili iddiasının kaynağını ve delillerini dava dilekçesine hasretmediğini, davacı yanca dava dilekçesinde davalı şirketler ile aralarında kiralamaya aracılık sözleşmesi akdedildiği iddia edilmişse de dava dilekçesinde bahsedilen ilgili sözleşme sunulmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın her iki davalı şirket yönünden ayrı ayrı reddini; yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına; karar verilmesini talep etmiştir.
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen simsarlık sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedene dayanılarak feshedilip edilmediği, feshin haksız olduğunun kabulü hâlinde davacının menfi zarar talebinin koşullarının oluşup oluşmadığı ve talep edilebilecek zarar miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın çözümünün teknik ve ticari incelemeyi gerektirdiği değerlendirilerek tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, bu kapsamda taraflara ticari defterlerini ibraz etmeleri için usulüne uygun ihtaratlı kesin süre verilmiş, ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/3. maddesi uyarınca ticari defterlerin ibraz edilmemesinin sonuçları taraflara hatırlatılmıştır. Bunun yanında bilirkişi incelemesi yapılabilmesi amacıyla gerekli bilirkişi ücretleri ayrı ayrı hesaplanarak taraflara bildirilmiştir.
Dosya kapsamının incelenmesinde; 01/04/2026 tarihli celsede davacı tarafın mazeretsiz şekilde duruşmaya katılmadığı, davalı taraf vekilinin de davayı takip etmediğini bildirdiği, bu nedenle mahkememizce dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, sonrasında aynı tarihli dilekçe ile dosyanın davacı tarafça yenilendiği, ön inceleme duruşmasında verilen kesin sürede bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılmadığı gibi belirlenen cari defter inceleme gün ve saatinde de bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, bilirkişi incelemesinin bu nedenle gerçekleştirilemediği, verilen kesin süreye rağmen eksikliğin davacı tarafça giderilmediği ve yargılamaya dair gerekli usuli yükümlülüklerin davacı tarafça yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taraflar, dayandıkları vakıaları ispatla yükümlü olup, mahkemece verilen kesin süre içerisinde delillerin sunulmaması veya gerekli giderlerin yatırılmaması hâlinde bunun hukuki sonuçlarına katlanmak durumundadırlar. Somut olayda, davacı tarafça iddiaların ispatı bakımından zorunlu olan bilirkişi incelemesine esas ücretin yatırılmaması nedeniyle ticari defter incelemesi yapılamamış, uyuşmazlığın çözümü açısından önem arz eden teknik ve mali veriler dosyaya kazandırılamamıştır. Bu hâliyle davacı taraf, iddiasını ispata elverişli delilleri usulüne uygun şekilde sunma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça iddiaların usulüne uygun ve yeterli delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir
Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verildi.
08/04/2026