İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle; davacı ile davalı firma arasında ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, davalı ile davacı aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak kesilmiş olan faturalar neticesinde davalının davacı firmaya 271.503,41 TL borcunun bulunmakta olduğunu, ödenmeyen borca ilişkin, davacı tarafça Büyükçekmece ... İcra müdürlüğü ...esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhinde icra takibi başlatılmış olduğunu ve borçlunun takibe haksız itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğu, yaptığı itiraz da herhangi bir dayanak olmamasına rağmen Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünce icra takibinin durdurulmuş olduğunu, bu nedenle borçlunun itirazının iptali, takibin devamı, borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini ve borçlunun mallarını kaçırma kastının olması sebebiyle, borçlunun malları üzerine ihtiyatı tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; Uyuşmazlığın temelinde taraflar arasında akdedilmiş olan 15.02.2024 tarihli fason imalat sözleşmesinin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, sözleşmenin 24. maddesindeki yetki kuralı uyarınca; taraflar arasında vuku bulacak herhangi bir uyuşmazlık konusunda, İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılınmış olduğunu, sözleşmenin yine aynı maddesinde; davalı firmaya ait defter, kayıt, belgelerin HMK md. 222 uyarınca yegane delil olacağı ve devamla sözleşmede yapılacak herhangi bir değişikliğin ancak yazılı olma şartına tabi olacağı vs. kararlaştırılmış olduğunu, HMK madde 17/1 uyarınca ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' Tacir olan taraflar arasında akdedilen fason imalat sözleşmesinde yetki anlaşması yapıldığından; kararlaştırılan yetki kuralı kanunen münhasır ve bağlayıcı olduğundan; Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ve Mahkememizin yetkisine bir kez daha itiraz ettiği, yetkili icra müdürlüğü ve yetkili mahkeme sözleşmedeki yetki kuralı uyarınca İstanbul olduğunu, yetki itirazlarının, icra dosyasına sunduğumuz itiraz dilekçesinde de mevcut olduğunu, davacı firmanın talep ettiği tüm alacak taleplerine ve bunun tüm ferilerine itirazlararını tekrarladıklarını, davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davacı taraf, sözleşmeye aykırı olmasına rağmen bir kısım fiyat farkı faturası kesmiş olduğunu ve alacak iddiasında bulunduğunu, devam eden bir sözleşme ilişkisinde; davacının tek taraflı iradesiyle daha fazla alacak iddiasında bulunması ve doğrudan doğruya icra takibine girişmesi doğru olmadığını, taraflar arasında fiyat farkı faturası kesilmesini mümkün kılan ne bir yazılı bir tadil metni ve ne de bir ticari teamül olmadığını, davacının fiyat farkı faturası kesip sırf bu nedenle alacaklı olduğunu ileri sürmesi, hem usulen hem de esasen kötü niyetli bir davranış olduğunu, Tarafların delil olarak kabul ettiği davalı firmanın ticari defter ve kayıtlarında, davacı tarafın alacaklı olmadığını bilakis 62.785,88 TL. borçlu durumunda olduğunu, davalı firmanın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde gerçek durum anlaşılacağını, davacı tarafın herhangi bir yazılı bildirimde bulunmaksızın, mutabık kalınan bir fiyatı kendince düşük görüp sonra da bu fiyatı (tek taraflı iradeyle fiyat farkı keserek) değiştirmeye çalışması hukuken mümkün olmadığını bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2024 tarih ve ... Esas... Karar sayılı yetkisizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize 12/03/2025 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
(Kapatılan) Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün...Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 270.353,48 TL asıl alacak ve 1.149,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 271.503,41 TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 03/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01.07.2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.
SMMM bilirkişisinin 18/11/2025 tarihli raporunda özetle; Tarafların 01.01.2023-31.12.2024 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgelerini incelediğimizde;
Davacının ve Davalının 2024 yılı ticari defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra
hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davacı ve Davalı lehine delil
niteliklerinin bulunduğu, Davacı ve Davalı arasında 16.02.2024-16.02.2025 tarihleri arasında geçerli olan “Ayakkabı Montajı” fason işçilik” sözleşmesi olduğu, Davacının tedarikçi olduğu ve bu sözleşmeye
istinaden 2024 yılında aralarında bir ticari ilişki olduğu, Davacının Davalıya 2024 yılında toplamda 541.256,48 TL tutarlı, “Terlik Montaj İşçiliği” açıklamalı 10 adet fatura ve 142.424,36 TL tutarlı, “Terlik Montaj İşçiliği Fiyat Farkı” açıklamalı 2 adet fatura olmak üzere, toplamda 683.680,84 TL tutarlı 12 adet fatura düzenlemiş olduğu, Davalının işbu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davalının Davacıya 2024 yılında Davacının düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturalarına istinaden
iade faturalar düzenlemiş olduğu, Davacının 25.04.2024 tarihli, ... nolu, 133.904,02 TL tutarlı fiyat farkı faturasına karşılık, 46.191,50 TL fazla olarak Davalıya 180.095,52 TL tutarlı iade faturası düzenlemiş olduğu, bu iade faturanın Davacı kayıtlarında tekrar iade edilmiş olduğı, Davalı kayıtlarında bulunduğu, tarafların kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davalının Davacıya 27.06.2024 tarihinde, ... nolu, 144.523,50 TL tutarlı, “%20 Reklamasyon” açıklamalı bir fatura düzenlemiş olduğu, işbu faturayı Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, Davacının bu faturayı, 01.07.2024 tarihli, 11321 yevmiye nolu,
Bakırköy ... Noterliği acılığı ile kanuni süresi içinde bir ihtarname (aşağıda görseli bulunan) göndererek kabul etmediğini bildirdiği ve ticari defter kayıtlarına almadığı, tarafların
kayıtlarının uyumlu olmadığı, Davalının işbu cari hesaba ilişkin olarak Davacıya 2024 yılında banka yolu ile toplamda 413.327,36 TL ödemeler yapmış olduğu ve bu ödemeleri de Davacı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, Davacı kayıtlarında da bu ödemelerin yer aldığı, tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davalının ticari defterlerinde Davacıdan asıl alacak olarak 62.785,88 TL alacaklı olduğu,
Davacının ticari defterlerinde Davalıdan asıl alacak olarak 270.353,48 TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olmadığı, arasında 190.715,00 TL. Davalının alacak
bakiyesi farkı bulunduğu, bu farkın sebeblerinin de; Davacı hesaplarında yer almayan, Davalının 27.06.2024 tarihinde, ... nolu, 144.523,50 TL tutarlı, “%20 Reklamasyon” açıklamalı (Borç) faturası,
Davacının 25.04.2024 tarihli, ...nolu, 133.904,02 TL tutarlı fiyat farkı faturasına karşılık, Davacının 46.191,50 TL fazla olarak düzenlemiş olduğu 180.095,52 TL tutarlı iade faturası
(Borç), Tarafların aralarında imza edilmiş sözleşmenin Madde 3. Ticari Koşullar 6. madde aşağıdaki gibi olup, “Fasoncu işin bitişinde ve ürünlerin tesliminde fatura ve irsaliye düzenlemekle
yükümlüdür. Fasoncu toplam fatura bedelinin üstünde bir bedeli her ne sebeple olursa olsun talep edemez. Fasoncu üretim esnasında üretime bağlı maliyet artışlarını, üretim
planlamasından kaynaklanabilecek muhtemel kazanç tatminsizliklerini, maddi manevi iddia edebileceği gayri muayyen kazançları vs. hiçbir nam altında talep edemeyeceğini
peşinen kabul ve beyan eder.” hükmü bulunduğu, Davacının fiyat farkı faturaları ve Davalının düzenlemiş olduğu “Reklamasyon” faturasının ihtilaf konusu olduğu, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, Davacının düzenlemiş bulunduğu fiyat farkı faturaları hariç tutulduğunda Davacının Davalıdan asıl alacak olarak 127.929,12 TL alacaklı olduğu, bu fiyat farkı faturalarının kabul edilmesi halinde ise
Davalıdan asıl alacak olarak 270.353,48 TL alacaklı olduğu olduğu, Davalının düzenlemiş olduğu 144.523,50 TL reklamasyon faturasının gerekçesine ait dosyada herhangi bir evrakın bulunmadığı tespit edilmiştir.

-(Kapatılan) Büyükçekmece... İcra Müdürlüğünün... Esas Sayılı icra dosyası
-Bilirkişi raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/12/2024 tarihli yetkisizlik kararı üzerine mahkememize gönderildiği, anılan kararın kesinleştiği, gönderme kararı sonrasında mahkememizce yapılan incelemede taraflar arasındaki sözleşmenin 24. maddesindeki yetki kuralı uyarınca; taraflar arasında vuku bulacak herhangi bir uyuşmazlık konusunda, İstanbul mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılınmış olduğu anlaşıldığından davaya bakmakla mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.

taraflar arasında düzenlenen fason imalat sözleşmesi uyarınca davacının düzenlediği fiyat farkı faturalarının geçerliliği, davalının düzenlediği reklamasyon faturasının mahsup edilip edilmeyeceği, cari hesap bakiyesinin miktarı noktalarında toplanmaktadır.
Tarafların tacir sıfatına sahip olduğu, aralarında 16.02.2024-16.02.2025 tarihleri arasında geçerli "Ayakkabı Montajı Fason İşçilik Sözleşmesi" bulunduğu sabittir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin söz konusu sözleşme kapsamında yürütüldüğü anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, taraf beyanları, ticari defter ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi uyarınca tacirler arasında gönderilen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafından düzenlenen “Terlik Montaj İşçiliği” açıklamalı 10 adet faturanın davalı ticari defterlerine işlendiği ve davalı tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 18/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda; taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, HMK m.222 ve TTK m.64 hükümleri gereğince lehlerine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi incelemesine göre; davacının Davalıya 2024 yılında toplamda 541.256,48 TL tutarlı, “Terlik Montaj İşçiliği” açıklamalı 10 adet fatura ve 142.424,36 TL tutarlı, “Terlik Montaj İşçiliği Fiyat Farkı”
açıklamalı 2 adet fatura olmak üzere, toplamda 683.680,84 TL tutarlı 12 adet fatura düzenlemiş
olduğu, davalının işbu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde davalı cari hesabına alacak
kaydetmiş olduğu, temel işçilik alacağı yönünden taraf kayıtlarının büyük ölçüde uyumlu olduğu görülmüştür. Davacının düzenlemiş olduğu fiyat farkı faturalarına istinaden iade faturalar, davalı tarafından ise reklamasyon içerikli fatura düzenlendiği, taraf kayıtları arasında özellikle fiyat farkı faturaları ile reklamasyon faturası yönünden uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.

Taraflar arasındaki fason sözleşmesinin “Ticari Koşullar” başlıklı 3/6. Maddesinde; “Fasoncu toplam fatura bedelinin üstünde bir bedeli her ne sebeple olursa olsun talep edemez. Üretime bağlı maliyet artışlarını ve benzeri farkları hiçbir nam altında isteyemez.” şeklinde açık düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Sözleşme serbestisi” ilkesini düzenleyen 26. maddesi gereğince taraflar kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla sözleşme içeriğini serbestçe belirleyebilirler.
Davacının düzenlediği iade faturasına ilişkin mahkememizce yapılan değerlendirmede;
Dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda; davacının 25.04.2024 tarih ve KNM2024000000102 numaralı 133.904,02 TL bedelli fiyat farkı faturasına karşılık davalı adına 180.095,52 TL tutarında iade faturası düzenlediği, böylelikle 46.191,50 TL tutarında fazla iade işlemi yapıldığı tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticari defterlere ilişkin hükümleri ile HMK m.222 kapsamında taraf ticari kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, iade faturalarının ticari ilişkinin tasfiyesine yönelik irade açıklaması niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Ancak iade faturası, dayanağını oluşturan temel borç ilişkisini aşan miktarda düzenlenmiş ise, bu kısmın tek başına karşı taraf lehine kesin borç ikrarı oluşturduğu kabul edilemez.
Somut olayda davacının düzenlediği 180.095,52 TL tutarlı iade faturası, dayanak gösterilen 133.904,02 TL tutarlı fiyat farkı faturasını 46.191,50 TL aşmaktadır. Bu haliyle davacı kayıtlarında yer alan fazla kısmın maddi hata, muhasebe yanlışı veya sebepsiz kayıt niteliğinde olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. TBK m.77 ve devamı hükümleri uyarınca sebepsiz zenginleşme oluşturabilecek nitelikteki muhasebe kayıtlarının tek başına alacak veya borç doğurucu kesin delil niteliği bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı taraf söz konusu fiyat farkı alacağının tamamının sözleşmesel ilişkiye dayandığını ileri sürmüş; davalı taraf ise fiyat farkı uygulamasını tümden reddetmiştir. Davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı faturalarının davalı tarafından açık şekilde kabul edildiği ispatlanamadığı gibi, sözleşmeye aykırı şekilde tek taraflı düzenlendikleri anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede ek bedel veya fiyat farkı talebinin açık şekilde yasaklandığı dikkate alındığında, davacının tek taraflı olarak düzenlediği fiyat farkı faturalarının hukuki dayanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, tartışmalı bir alacak kalemine ilişkin olarak düzenlenen ve dayanak faturayı aşan iade kaydının, davalının kesin alacaklı olduğu sonucunu doğurmayacağı açıktır. Nitekim bilirkişi raporunda da taraf kayıtlarının bu kalem yönünden uyumlu olmadığı belirtilmiş olup, fazla iade edilen 46.191,50 TL’lik kısmın davalı lehine kesinleşmiş cari hesap alacağı olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenle mahkememizce, söz konusu fazla iade kaydının davacı aleyhine bağımsız bir borç ikrarı niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın esasını oluşturan fiyat farkı faturalarının geçerliliğine bağlı fer’i bir muhasebe işlemi mahiyetinde bulunduğu değerlendirilmiş; cari hesap bakiyesi belirlenirken bu kayıt tek başına davalı lehine kesin delil olarak dikkate alınmamıştır.
Öte yandan davalı tarafından düzenlenen “%20 reklamasyon” içerikli 144.523,50 TL tutarlı reklamasyon faturasına ilişkin olarak; ayıp tespit tutanağı, ekspertiz, kalite kontrol raporu, teslim reddi, süresinde ayıp ihbarı, zarar hesabı sunulmadığı görülmüştür. TTK m.23 uyarınca ayıp iddiasının süresinde ve usulüne uygun ihbar edilmesi gerekir. Davalı taraf reklamasyon bedelinin dayanağını somut delillerle ispat edemediğinden bu faturanın tek başına davacı aleyhine mahsup nedeni oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda bilirkişi raporunda hesaplanan ve fiyat farkı faturaları dışlandığında oluşan 127.929,12 TL tutarındaki bakiye alacağın davacı lehine oluştuğu kanaati ile davanın kısmen kabulü ile takibin 127.929,12 TL üzerinden devamına,
İcra inkâr tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; cari hesap, faturadan kaynaklı alacağın likit ve belirlenebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 127.929,12 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine,

2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı 25.585,8 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 8.738,83 TL harçtan, peşin alınan 3.279,08 TL harç mahsup edilerek kalan 5.459,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 3.279,08 TL-TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.825,00 TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 5.571,80 TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 500,00 TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 264,40 TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00 TL'nin Kabul-red oranına göre 1.696,30 TL'nin davalıdan, 1.903,70 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

08/04/2026