İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Rücuen Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili idareden ihale ile iş aldığı dönemlerde işe alarak çalıştırmış bulunduğu işçi ...'ın, alacaklarının tahsili için müvekkili idare aleyhine ... 33. İş Mahkemesi ... E - ...K. Sayılı esasına kayden açmış olduğu davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin ...E.... K sayılı ilamı ile davanın kabulü ile alacaklarının müvekkil idareden tahsiline karar verildiğini, Alacaklı vekili tarafından ... 12. İcra Müdürlüğünün ... Es sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Müvekkili idare tarafından icra dosyasına toplam 98.350,84 TL ödeme yapıldığını, icra dosyasından icra emri gönderildiğini ve icra dosyasına brüt ödenen miktarın içinde yer alan vekalet ücretinden, "...9.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu ile 19.03.1963 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil) ödeyenler tarafından gelir vergisi gelir vergisi tevkifatı yapılır...” hükmü gereği G.V. Stopaj ve KDV Tevkifat Tutarı (7.663,77 TL) kesintisi yapılarak 90.687,07 TL net ödeme yapıldığını, icra dosyasına ödenen tutarın dava dışı ... A.Ş'den sorumluluğu oranında idarelerince rücuen tahsil edildiğini ancak davalı ... ŞTİ. tarafından kendi çalıştırdığı sorumlu olduğu döneme ait idarelerince icra dosyasına ödenen 56.682,36 TL rücuen tazminatın tahsil edilemediğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilerek 56.682,36 TL tazminat alacaklarının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
... 33. İş Mahkemesi...E - ... K. Sayılı dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin ... E. ...K sayılı ilamı, ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Es sayılı dosyası, Sgk kayıtarı, taraflar arasında imzalanan sözleşme, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Davacı tarafından açılan dava, rücuen tazminat alacağına ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının ödemiş olduğunu beyan ettiği işçilik alacaklarını davalıdan rücuen talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise miktarları hususundadır.
Deliller toplandıktan sonra, Davacı tarafından ödendiği iddia edilen işçilik alacaklarını davalıdan talep edilip edilemeyeceği, ödemenin yerinde olup olmadığı, hususlarında rapor düzenlenmesi için dosyamız işçilik alacaklarında uzman bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize hitaben düzenlemiş olduğu raporunda özetle; "...Davacının ifa ettiği işçilik alacaklarının Yargıtay kararları çerçevesinde sözleşmelerde rücu miktarına ilişkin hüküm olup olmaması durumu esas alınarak rücu oranları belirlenmiş olup, bu rücu oranlarına karşılık gelen miktarlardan davalının toplam sorumluluğu: 28.162,18 TL'dir Davacı tarafından icra takibi sonrası ödenen alacak feri, yargılama giderleri 37.692,26 TL olup, Yargıtay kararı çerçevesinde, davacının ifa ettiği alacak feri, yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti ödemesini rücu edilebilecek işçilik alacağına oranlayarak bulunacaktır; bunun da 17.499,52 TL olduğu, toplamda 45.661,7 TL olduğu tespit edilmiştir. Hesaplananlar toplanırsa; Yargıtay 6 HD E... Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir..." görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... esas,...karar sayılı kararında;"..... Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır....Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna...." şeklinde belirtildiği dikkate alınarak davalının, işçinin çalıştığı dönem için ödenen bedelin tamamından sorumlu olacağı kabul edilmiş ve bilirkişi raporundaki hesaplamalar ile, Davanın kısmen Kabulü ile, 45.661,70 TL 'nin, ödeme tarihinden (14.06.2024) itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1-Davanın kısmen Kabulü ile, 45.661,70 TL 'nin, ödeme tarihinden (14.06.2024) itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 3.119,15 TL ilam harcından peşin yatırılan 968,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.151,15 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan 968,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 3.680,00 TL'sinin davalıdan, bakiye 920,00 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 805,40 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 9.420,80 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 7.536,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/04/2026