İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirkete fatura ve cari hesaptan kaynaklı borcu bulunduğunu, müvekkili şirket iş bu borcun ödenmesi için davalı şirketle mail yoluyla yazışmalar yaptığını, davalı şirket yetkilileri borcu kabul ettiklerini fakat tahsilatlarında gecikmeler yaşandığını, bu sebeple borcun ödemesinin gecikeceğini bildirdiklerini, bunun üzerine, davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasıyla 22.08.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine, borca, faize ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun, söz konusu borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini işbu nedenlerle davalının .... İcra Dairesi 2024/.... Sayılı dosyasına yapılmış olduğu itirazının iptaline, davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, müvekkili şirketin daha fazla hak kaybına uğramaması ve davalı şirketin mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati tedbir niteliğinde teminatsız olacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava; .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
İşbu dava dosyasının öncelikle ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/... sayılı esasına kaydı yapılmış, 2024/... sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya.... İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı 13/03/2025 tarihli gönderme kararı ile mahkememize intikal etmiştir.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava konusu .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlık; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia edilen faturalara dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haksız olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında toplanmıştır.
Dava konusu .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında; davacı ... ve Hizmet A.Ş.'nin davalı ... A.Ş. Aleyhine 22/08/2024 tarihinde toplam 500.698,76 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının sunduğu mail yazışmalarının isticvap mahiyetinde davalı şirkete tebliğ edilmiş, ... Vergi Dairesi'ne ve ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, dosya arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası bilirkişiye tevdi edilmiş olup, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 24/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Tarafların ticari defter ve belgeleri, icra dosyası, ba-bs formları ve dosyaya sunulan tüm bilgi belgeler bütün halinde incelenerek; davacı faturalarının usulüne uygun olup olmadığı, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre;
Davacı şirket tarafından 2024 yılında davalı şirket adına düzenlenen 211 adet faturanın e- ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı e-fatura portalı üzerinden davalı şirkete tebliğ ve teslim edildiği,
Bilindiği üzere e- ticari faturaların fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde iptal/kabul etmeme hakkının bulunduğu, iptal etme hakkı kullanıldığında bu faturaların; fatura düzenlenen kurum/kişinin ba formuna yansımayacağı gibi faturayı düzenleyen kurum/kişinin de bs formuna yansımayacağı,
Yüce Mahkemeniz tarafından celp edilen taraflara ait karşılaştırmalı Ba-Bs Formlarına göre; 2024 Yılında davacı şirketin davalı şirkete 211 belge karşılığı KDV hariç 1.633.013,01.-TL mal/hizmet faturası düzenlendiği, aynı yıl davalı şirketten 3 belge karşılığı KDV hariç 7.379,35.-TL fatura aldığı, taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarında herhangi bir uyumsuzluk olmadığı,
Yüce Mahkemeniz tarafından vergi dairesinden celp edilen davalı şirket Ba-bs formlarında; davacı şirket tarafından düzenlenen alacak konusu faturanın itiraza uğramadan davalı şirkete ait ba formunda davacıya ait bs formunda yer alması sebebiyle, davacının cari hesaba konu ettiği faturanın davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği ve kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği,
Davacı şirket vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan mail yazışmalarında: Davalı şirket çalışanları tarafından kullanılan; ...@..., ...@..., ...@... mail adresleriyle; davacı şirkete ait ...@... Mail adresi arasında 04.07.2024-31.07.2024 tarihleri arasında yapılan yazışmalara göre; davacı şirketin davalı şirketten olan 31.07.2024 tarihinde vadesi dolan 418.680,00.-TL alacağın talep edildiği, ...(... adresinden gönderilen maile göre; Hakkediş tahsilatlarında sorun yaşanması nedeniyle davacı alacaklarının Ağustos ayının 2. Haftasına kadar ödeneceği yönünde geri dönüş yapıldığı,
Davacı şirket 2024 Yılında Ticari defterlerini TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde e- defter uygulaması ile tuttuğu, dönem beratlarını zamanında sisteme yüklediği, envanter defteri noter açılış tasdikinin zamanında yaptırdığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği,
Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre, ödeme emri tarihinde; davacı şirketin, davalı şirketten 500.698,72 TL cari hesap alacağının olduğu,
12.11.2025 Tarihli Duruşma tutanağının 4. Bendinde: TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince uyuşmazlığa konu döneme ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde 19.12.2025 tarih saat 14.30'da sunmaları için kesin süre verildiği, duruşma tutanağının davalı vekilinin UETS tebligat adresine 17.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği halde verilen kesin süre içerisinde davalı şirketin ticari defter ve belgelerini mahkemeye sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı,
Tüm bu nedenlerle;
Davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın 22.08.2024 takip tarihinden itibaren, 500.698,72 TL fatura alacağı, takip tarihinden itibaren asıl alacağa TTK 1530 kapsamında işleyecek ticari temerrüt faizi ile icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 500.698,76 TL cari hesap alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İcra takibine konu edilen cari hesap alacağı bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, mail yazışma ve kayıtları incelenmiş, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.
TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040)
Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları, taraflar arasındaki sözleşme, davacı tarafça ibraz edilen cari hesap ekstresine göre takibe konu cari hesap alacağı hususunda incelenen kayıtlara göre 2024 yılı itibariyle davacının davalıdan 500.698,72 TL alacağı olduğu, taraflara bilirkişi raporunun tebliğ edildiği fakat her iki tarafça da rapora itiraz edilmediği, davalı tarafça borcun ödendiği ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu cari hesaba konu asıl alacak bakımından ikame edilen dava bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın cari hesap alacağına dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
.... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 500.698,76 TL asıl alacak üzerinden devamına ve takip tarihinden sonra işletilecek faiz oranının avans faizi olması suretiyle uygulanmasına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 100.139,75 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Alınması gerekli 34.202,73 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.047,20 TL harcın düşümü sonucu kalan 28.155,53 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 8.110,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 80.111,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8- Davacı tarafça peşin yatırılan 6.047,20 TL ile 195,80 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.243,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/04/2026