İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan ticaret sonucunda faturalar düzenlendiğini, düzenlenen 17.07.2025 tarihli 78.067,00 TL değerinde fatura ve 25.07.2025 tarihli 42.900,00 TL değerindeki faturadan da anlaşılacağı üzere 17.07.2025 tarihinden beri davalı şirket, müvekkili şirkete borçlu konumunda olduğunu, iş bu faturalar ve bu faturalara işlemiş faiz ile birlikte davalı şirket müvekkili şirkete toplam 132.869,68 TL borçlu olduğunu, müvekkilin alacağının muaccel ve likit olduğunu, davalı şirket ile mevcut borcun ödenmesi ve bu aşamada ticari faaliyetlerin düzenli olarak devam etmesi hakkında yapılan şifahi görüşmeler sonucunda herhangi bir sonuç alınamadığını, ödenmeyen borcun tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla öncelikle borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

davacının fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 120.967,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 11.902,68 TL faizi ile birlikte toplam 132.869,68 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 02/03/2026 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın defter kayıtlarına ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstresine göre davalı firmanın davacı firmaya 120.967,00 TL borcunun göründüğünü, davacı firmanın defter kayıtları ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstrelerine göre, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu ve dava konusu borcun doğmasına neden olan faturanın e-fatura olduğunu, davacı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, Sayın Mahkemece belirlenen inceleme gün ve saatinde davalı taraftan gelen olmadığından ticari defterlerinin incelenmesi mümkün olmadığını, dava dosyasının tetkikinde, dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21.Maddesinin ikinci fıkrasına göre faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, davacı alacağının sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde, işlemiş faiz hesaplanabilmesi için Türk Borçlar Kanununun117/2 maddesi gereği taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme olması ya da borçlu adına ihtarname tebliğ edilmek suretiyle borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiğini, bu defa dava dosyasının tetkikinde taraflar arasında bu konu da düzenlenen herhangi bir sözleşmeye ile borçlu adına düzenlenip tebliğ edilen herhangi bir ihtarnameye rastlanılmadığını, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında ticari ilişkiden dolayı açık hesabın bulunduğu, tacir olan davalının ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterleri ibrazdan kaçındığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 120.967,00 TL alacaklı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı tarafından düzenlenen e-faturalara davalı tarafın itiraz edilmediği anlaşılmakla takipten önce davalının usulüne uygun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil bulunmadığından davanın asıl alacak yönünden kabulü ile faturalara dayalı alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; 120.967,00 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 24.193,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 8.263,26 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.269,09 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 5.994,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.269,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.884,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.091,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 7.366,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.187,00 TL'nin davalıdan, 413,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, reddedilen kısım yönünden kesin, kabul edilen kısım yönünden kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/04/2026