İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ
KARAR
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/01/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile müvekkili ...'ın maddi ve manevi zarara uğradığını, sosyal kültürel çalışmaları ve yaşantısı da olumsuz yönde etkilendiğini, bu süre içinde kendisi ve evinin hizmetleri konusunda eleman çalıştırmak zorunda kaldığını, zorunlu fizik tedavi seanslarına gittiğini, ödemeler yapmak zorunda kaldığını, 5.917,15 TL maddi tazminatın ve manevi tazminat olarak 15.000 TL ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının otobüse kontrolsüz bir şekilde binerken müvekkilin aracın arka kısmına çarpması neticesinde kaza olduğunu, müvekkilinin olay sonrasında yardımcı olmak istediğini ve zararın karşılanması cihetiyle taleplerine faiş isteklerinden dolayı müvekkillerce karşılanamadığını, müvekkili ...'ın ... üniversite öğrencisi olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin de haksız ve hukuki dayaktan yoksun olduğundan reddini, davacının meydana gelen kazada kusurlu oluşu nazara alınarak talep edilen tazminatın müvekkillerinin mali durumları daha da ağırlaştırmış olacağından, tazminat talebinin tamamen kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin kullandığı otomobilin ... zorunlu mali sorumluluk sigortası mevcut olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile 2.351,86 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davalı sürücünün % 75 oranında asli kusurlu oldugu, kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın %25 tali kusurlu oldugunun belirlendiğini, önceki kararda 10.000 TL hükmolunan bedelin 5.000 TL indiren kararın hatalı olduğunu, kaza tarihinin 30.01.2013 olup, mahkemenin karar tarihinin 17.09.2024 olduğunu, karar tarihinin kaza tarihinde 11 yıl, 8 ay, 17 gün sonra olduğunu, kadri maruf giderlerin hesaplanmaması nedeniyle maddi tazminat yonünden ve akla, mantığa, ülke ekonomisine aykırı olarak manevi tazminat olarak tazminat 5.000 TL takdir edilmesinin isabetsizliği nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ... şirketinin sorumluluğunun kararda açık bir şekilde yazılmadığını, vekalet ücretinin maddi ve manevi tazminat toplamı üzerinden hesaplandığını, davacının tedavi gideri taelbine ilişkin sorumluluğu bulunmadığını
belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 30/01/2013 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ... otobüsünün geri manevra yaptığı sırada davacı yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı ve bu yaralanmaları nedeni maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen ... şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk ... poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/12431 E. - 2025/23675 K. sayılı kararı). Mahkemece bu doğrultuda değerlendirme yapılarak davacının tedavi gideri ve masraflarına ilişkin doktor bilirkişisinden rapor alınarak karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Mahkemece manevi tazminattan davalı ... Şirketini sorumlu tutulmamasına rağmen vekalet ücretinin maddi ve manevi tazminatın toplamı üzerinden hesaplanarak tüm davalıların sorumlu tutulmuş olmaları doğru olmamıştır.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle; davacı ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
A- Davacı ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1a-2.351,86 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
1b-10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, davalı ... yönünden manevi tazminat isteminin reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 843,75 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 452,85 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 390,90 TL'nin davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 160,65 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 452,85 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 1.613,35 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul-kısmen red oranına göre hesaplanan 587,26 TL'sinin davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 177,46 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 12.351,86 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 2.351,86 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
6-Ret olunan maddi tazminat istemleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 2.351,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı ve davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-a-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 105,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-)İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 300,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2026