Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince

yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davacı şirketin müvekkiline ait ---- plakalı aracın, 10.11.2024 tarihinde ---- davalıların sevk ve idaresindeki araçla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağına göre davalı aracın tam ve asli kusurlu bulunduğunu, bu kaza nedeniyle araçta ciddi hasar oluştuğunu, ayrıca araçta değer kaybı meydana geldiğini ve müvekkilinin aracını kullanamadığı süre boyunca hak mahrumiyetine uğradığını, davacı tarafın zararın tespiti için ekspertiz raporu alındığını, hasarın onarımında orijinal parça kullanılması gerektiğini, hasar bedelinden indirim yapılamayacağını ve KDV’nin dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca Yargıtay kararları ve ilgili mevzuat gereği gerçek zarar üzerinden hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda araç değer kaybının piyasa rayicine göre belirlenmesini, araçtan mahrum kalınan süreye ilişkin zararların da tazminini, dava konusu alacakların miktarı henüz kesin belirlenemediğinden HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açıldığını belirterek şimdilik her bir kalem için 100’er TL olmak üzere toplam 300 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, ayrıca ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini ve arabuluculuk kapsamında belirlenen vekalet ücretinin de karşı taraftan alınmasını talep etmiştir.

Davalı ---- vekili cevap dilekçesi özetle ; dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunun müvekkili yönünden yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerini bilirkişi raporu ile belirlenebilir hale getirmiş olmasına rağmen davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuka aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise kazanın müvekkilin kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkilinin aracının park halinde bulunduğunu ve kazanın davacı sürücünün hatalı manevrası sonucu meydana geldiğini, kusur isnadını reddettiklerini, araç mahrumiyetine ilişkin talebin somut delillerle ispatlanmadığını, tamir süresi ve kullanım kaybının belirsiz olduğunu, ayrıca gecikmelerin davacıdan kaynaklanabileceğini, hak mahrumiyeti ve kazanç kaybı taleplerinin dilekçede açıkça yer almadığını veya somutlaştırılmadığını, bu nedenle değerlendirmeye alınamayacağını, hasar bedeli ve değer kaybı taleplerine karşı da kusur bulunmadığını ve ekspertiz tespitlerinin hatalı olduğu gerekçesiyle itiraz ettiklerini, ayrıca aracın sigortalı olması nedeniyle sorumluluğun sigorta şirketine ait olduğunu belirterek davanın ---- ihbarını ve sonuç olarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --- Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ---- ile arasında değil, -----. ile imzalanmış uzun dönem operasyonel araç kiralama sözleşmesi kapsamında kiralanan aracın karıştığı kazadan doğan zararlar nedeniyle açılan davada sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşme uyarınca aracın zilyetliğinin ve fiili kullanımının kiracı firmaya ait olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihte aracın da kiracı şirketin kullanımında bulunduğunu ve aracı kullanan kişinin de kiracı şirket çalışanı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre uzun süreli kiralamalarda işleten sıfatının kiracıya geçtiğini, dolayısıyla araç maliki veya kiraya verenin işleten sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını, ayrıca araçtan ekonomik faydalanma ve kullanımın tamamen kiracıya bırakıldığını, sözleşme gereği her türlü özen yükümlülüğü ve zarar sorumluluğunun kiracıya ait olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, aksi halde esastan da hukuki dayanaktan yoksun olduğu için reddedilmesi gerektiğini, ayrıca aracın sigortalı olduğunu belirterek yan taleplerin de kendilerine yöneltilemeyeceğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ----. Vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından açılan davada müvekkil şirketin ihbar olunan sıfatıyla dosyaya dahil edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, öncelikle usule ilişkin olarak davalı ----- yönünden zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, sunulan arabuluculuk belgelerinin yalnızca araç işleteni ve kiralama şirketine yönelik olduğunu, davalı açısından başvuru yapılmadığı için dava şartı eksikliği bulunduğu ve bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının taleplerini belirleyebilecek durumda olduğu halde bu yola başvurduğunu, esasa ilişkin olarak ise müvekkil şirketin olayda herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davalı sürücüye %100 kusur isnadının gerçeğe aykırı olduğunu, kazanın davacının sürücüsünün manevrayı geç fark etmesi ve duramayarak park halindeki araca çarpması sonucu meydana geldiğini, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, bu hususun bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, ayrıca araç mahrumiyetine ilişkin talebin somut delillerle ispatlanmadığını, dava dilekçesinde kazanç kaybı talebi de bulunmadığı için bu konuda karar verilemeyeceğini, davacının diğer taleplerinin de dayanaksız olduğundan davanın reddini talep ettiği, bunun yanında zamanaşımı itirazında bulunularak müvekkile sorumluluk yüklenemeyeceğini ve sonuç olarak müvekkilin kusursuzluğunun tespitiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava ; 10/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının ----- plaka sayılı aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve mahrumiyet zararına ilişkin ilişkin alacak davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Davacı vekilinin 02/04/2026 tarihli dilekçesi ile davalı ----- yönünden davadan feragat ettiklerini bildirdiği, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı, incelenen vekaletnamede davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır,Davalı ----- vekili 09/04/2026 tarihli dilekçesi ile vekalet ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talepli olduğu, davacının davalı ----- yönünden davadan feragat ettiği, feragatin davaya son veren taraf işlemi olduğu, mahkememizin kabulüne tabi olmadığı, diğer davalı yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalı ---- uzun dönem kira sözleşmesi ile davaya konu aracı dava dışı ---- kiraladığının sabit olduğu, uzun dönem kira sözleşmesi ile davalı----- işleten sıfatının ortadan kalktığı, bu sebeple pasif husumetinin olmayacağı mahkememizce anlaşılmakla açılan davanın davalı ---- yönünden feragat sebebi ile reddine diğer davalı ----- yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

1-Davalı ----- Şirketi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğunu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2------ yönünden açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-VEKALET ÜCRETİ
Davalı ---- vekilinin vekalet ücreti talep etmediği anlaşılmakla Davalı ---- yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Davalı ---- Şirketi vekilinin vekalet ücreti talep etmediği anlaşılmakla Davalı----- Şirketi yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 4.700,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-YARGILAMA GİDERLERİ
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.