Taraflar arasındaki davada İstanbul15. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince, "...davalı ... Limited Şirketinin ticaret sicil kaydına göre merkezinin Bağcılar/İstanbul olduğu ve Bakırköy Adliyesi Adli yargı alanı içinde bulunduğu,..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Davacı tarafından ticaret sicil memurluğunun kararına itiraz şeklinde açılan dava nedeniyle HMK 14 md gereğince yetkisizlik kararı verilmiş ise de; HMK 14/2 maddesinin ortak veya üyelerin birbirine karşı açacağı davalar için düzenleme yapması, davacının ticaret sicil memurunun kararına itirazının TTK 34. Maddesinde düzenlenmesi ve TTK 34/1 maddesine göre ticaret sicil memurluğunun kararına karşı sicilin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu..." gerekçesiyle kaşı yetkisizlik yönünde karar vermiştir.
Dava, davacının daha önceden kiracısı olan davalı şirketin gerçeği yansıtmayan İstanbul Ticaret odası(...) adres kaydının silinmesi istemine ilişkindir. Ticaret sicil cevabına göre davalı şirketin tescilli adresi, değiştirilmesi istenen adres ile aynı adrestir.
Buna göre, dava, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının (adres bilgisi) düzeltilmesi istemine ilişkindir. Her ne kadar karşı yetkisizlik kararı veren mahkemece, davanın ticaret sicil memurunun kararına itiraza ilişkin olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de; davalı yan ticaret sicil memurluğu olmadığı gibi bu konuda itiraza konu olabilecek nitelikte verilmiş ticaret sicil memurluğu kararı da bulunmamaktadır.
Ancak, dava, az yukarıda açılandığı üzere davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında gösüken adres bilgilerinin düzeltilmesine ilişkin olduğuna göre, atıf yapılan HMK 14/2. maddenin uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira bu madde şirketin ortağına veyahut ortaklar arasında ortaklık ilişkileriyle sınırla davalara münhasır bir kesin yetki kuralıdır. Açıklanan dava niteliğine göre ticaret kanununda da kesin bir yetki hali bulunmamaktadır. Bu durumda, yetkisizlik itirazı olmaksızın resen yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru olmayıp, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelmiştir(HMK 19). Bununla birlikte dava, ticaret sicil memurunun kararına itiraz davası değil ise de, verilecek karar neticesinde ticaret sicil kayıtlarında değişiklik yaratacağı ve bu nedenle TTK'nın "Ticaret Siciline" ilişkin hükümler arasındaki "sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesinin kesin yetkili olduğuna dair" 34. maddesinin bir an için burada da geçerli olduğu kabul edilse dahi varılan sonuç değişmemektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13/04/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Kesin olmak üzere