İstirdat

Mahkememizde görülmekte bulunan İstirdat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tacir olmayıp davalı tarafından asıl borcuna %70 oranında fahiş faiz talep edildiğini, davacının ... ... ile arasında ... tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının ticari hayatının zora girmesi ve işlerinin kötü gitmesi sebebiyle kredi borcunu ödeyememesi üzerine banka tarafından Antalya ... İcra dairesi .../... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, icra dosyasının derdest iken ... bankasının alacağını (feri ve tescil haklarıyla birlikte) davalı ... ... A.Ş. 'ye temlik ettiğini, davacının tacir olmadığının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve diğer kurumlardan yapılacak araştırma sonucunda sübuta ereceğini, bu hususta uyuşmazlığa dair uygulanacak faiz hükümlerinin Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. vesair maddelerinde ve Türk Borçlar Kanunun 88.120 Maddesinde düzenlendiğini, ancak söz konusu takipte 2 farklı faiz kalemi talep edilmiş olup, bileşik faiz oranları toplamı yıllık %60 oranında fahiş faiz işletilerek tahsil edildiğini, dosyada işlemiş faiz tutarının müvekkilin ödemesi gereken tutarın 5 misli olup bu halin hukuka aykırı olduğunu, dosyaya gerçek borcun ödenmesi için hukuki yolların denendiğini; faiz kanunu ve Borçlar Kanunu'na atıfla ödenecek faizin yıllık 613,50 ve ...'ten sonra ise %36 oranında olduğunu, alacağı temlik eden bankaca takipte talep edilen miktarın fahiş olduğunu, yasal sınırlara çekilmesi halinde borcun kapatılabileceği iletilse de taleplerinin reddedildiğini, yaptıkları hesaplamalara göre yaklaşık ... TL civarında fazla tutar ödenmesine sebep olacağını belirterek, Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas dosyasına fahiş faiz kalemleri sebebiyle yersiz ödenen ... TL'nin istirdatına ve ... tarihinden işleyecek faiziyle taraflarına iadesine (Dosyada işlemiş haksız faiz tutarının Tam ve kesin olarak belirlenmesinin ardından arttırılmak kaydıyla) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; - Davacı ile dava dışı ... ... A.Ş. Arasında kredi/kredi kartı sözleşmesi imzalanmış olup davacı tarafından sözleşmeden doğan borçların zamanında ödenmemesi neticesinde Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını, dosyanın güncel numarasının Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E. olduğunu, icra dosyası derdest iken dava dışı banka ile davalı şirket arasındaki temlik sözleşmesi gereği dosya alacağının dava dışı bankadan davalı şirkete devredildiğini, davacı tarafın dosya borcunu ödemesi üzerine ilgili icra dosyasının ... tarihinde infaz ile kapatıldığını, borcun ödenmesi üzerine davacı tarafın istirdat iddiası ile huzurdaki davayı açtığını, davacı tarafın ilgili icra dosyasına dayanak kredi/kredi kartı sözleşmesinin ticari nitelikte olmadığını ve davacı tarafın davalının tacir olmadığını savunduğunu, ne var ki, arabuluculuk başvuru tutanağında dahi uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğunun bizzat davacı tarafça beyan edildiğini, icra dosyası üzerinden yapılan ödemeler belirli olduğu halde istirdat talepli işbu davanın belirsiz olarak açılamayacağını, davanın reddinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, kredi ilişkisinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.

Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l maddesinin (l) bendinde tüketici işlemi, "gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı kanunun 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri yer almaktadır.

Sonuç olarak tüm bu tespitler çerçevesinde; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına konu alacak kalemlerinin tüketici kredisinden doğan alacakları içerdiği görülmüştür. Tüketici sıfatına haiz olan davacının ihtiyaç kredisi kapsamında olduğu anlaşılmakla 6502 sayılı Kanunun 3/1-k-l maddesi gereğince işlem tüketici işlemi olduğundan ve 6502 sayılı Kanunun 73/1 maddesi gereği tüketici işleminden doğan uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinin görev alanına girmekte olduğundan mahkememizin bu nedenlerle iş bu dava yönünden görevsiz olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,

2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına

3-Yargılama giderlerinin, vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026