Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin Türkiye’de otel rezervasyonları, FIT programları, Paket programları, Çevre gezi turları, MICE (Toplantılar, Kongreler, Sergiler),Uluslararası ve Yurtiçi rezervasyonlar, VIP Hizmetler, Medikal Turizm, Kış Turizmi, Termal Turizm alanlarında hizmet verdiğini, şirketin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlantılı Türk Seyehat Acentaları Birliği üyesi olup turizm sektöründe gün geçtikçe büyüdüğünü, davalı tarafından müvekkili şirkete ve şirket yetkilisi müvekkili ...’a karşı 10.06.2019 tarihinde ....İcra Müdürülüğü’nün 2019/... sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 67.198,91 USD’lik alacak takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine 25/06/2019 tarihinde T.C. ....İcra Mahkemesi’nde davacı vekili tarafından takibe dayanak bonodaki imzaların müvekkillerine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda icra takibinde borçlu olarak gösterilen borçlulardan müvekkili ... yönünden; “takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f.maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan“ .... mah. ... cad.No: 69 ... Apart Kat: 7 ... ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının görüldüğünü, bu durumda, borçlunun İİK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı olmadığını, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi geregince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınacağından (Yargıtay 12. H.D.'sinin 29/09/2016 tarih, 2016/19022 esas, 2016/19999 karar sayılı ilamı.) takibin iptaline karar verilmiştir” gerekçesiyle takibin iptaline, müvekkili şirket yönünden “Davaya konu icra takip dosyasında Örnek 10 no’lu ödeme emri davacı borçlu şirkete 17.06.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı borçlu vekili tarafından ise 5 günlük yasal süre geçtikten sonra 25.06.2019 tarihinde işbu davanın açıldığını, davacı borçlu vekili tarafından ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişki olarak bir şikayette de bulunulmadığı ve davacıların teminat göstermekten muaf oldukları da anlaşılmakla açılan davanın süre asımı nedeniyle reddine” gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine, müvekkili şirket ve yetkilisinin davalıya anılan şekilde bir borcu olmadığını, çünkü senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, imzalarının müvekkillerine ait olmadığının yaptırılacak olan bilirkişi incelenmesinde ortaya çıkacağını, ....İcra Müdürlüğü’nün 2019/... sayılı dosyasında yer alan takip dayanağı kambiyo senedinde yer alan imzaların müvekkillerine ait olmadığını, ... yönünden; “takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f.maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan“ .... mah. ... cad.No: 69 ... Apart Kat: 7 ... ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının görüldüğünü, bu durumda, borçlunun IIK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı olmadığını, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi geregince bu hususun icra mahkemesince re’sen nazara alınacağından takibin iptaline karar verildiğini, 05/08/2019 tarihinde takibin iptal edilmesine rağmen davalı tarafından 12/09/2019 tarihinde müvekkili ... adına çeşitli bankalara Birinci Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, yine...Acentaları Birliği’ne (...) 12/09/2019 tarihinde ... borçlu olarak gösterilerek ... kaydının olup olmadığının sorgulanması olması halinde ...’a yapılan bütün ödemelere haciz konulması için müzekkere gönderildiğini, müvekkili ... yönünden ....İcra Mahkemesi tarafından 05/08/2019 tarihinde takibin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen davalının kötü niyetli olarak 05/08/2019 tarihinden sonra müvekkili ... aleyhine takibe devam etmek suretiyle haciz işlemlerine devam ettiğini, mahkeme kararına rağmen yapılan işlemlerin kötü niyetli olarak yapıldığının kanıtladığı kanaatinde olduklarını, bu sebeple mahkemece verilecek icra takibinde icra veznesine yatırılacak paranın davalıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması ve yapılan icra-i işlemler neticesinde konulan hacizlerin fek edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını beyanlarla davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne; dava konusu senedin tahsili halinde, müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan, icra veznesine borcun tamamının ve borç tutarının%15’i kadar teminatın depo edilmesi ile İhtiyati tedbir yolu ile icra veznesine depo edilecek paranın davalıya ödenmesinin engellenmesine ve .... İcra Müdürlüğü' nün 2019/... esas sayılı dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasına, davacı müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalı tarafından takibe konu edilen senedin iptali ve davalı tarafından başlatılan icra takibinin iptaline, davalı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu için dava sebebi ile uğradıkları zararın; takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminine, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas Sayılı dosyasına taraflarınca başlatılan kesinleşmiş olan icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir konulması talepli menfi tespit davasının haksız olup reddini talep ettiklerini, şöyle ki menfi tespit davasının açılımasına yönelik borcun olmadığı iddiasının davacı tarafından hiçbir somut gerekçeye dayandırılmadığını, davacının malen kaydı bulunan bono nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, HMK.'nın 201.maddesi: “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm vekuvyetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.”denildiğini, Kanunun hâkime delilleri serbestçe değerlendirme hakkı tanımadığı, delille bağlı olmasını öngördüğü hallerde kesin delille ispat zorunluluğu olmadığını, senetle - ispatın zorunluluğu kesin delille ispat zorunluluğunu ifade ettiğini, müvekkili ile davacının yabancılara vize işlemleri yapmasından ötürü tanıştıklarını, daha sonraki süreçte, davacının, müvekkiline babasının çok rahatsız olduğunu ve masrafları olduğunu ifade ederek kendisinden borç para istediğini, müvekkilinin iyiniyetli olarak davacıya farklı zamanlarda olmak üzere öncelikle 155.160,00.-TL borç verdiğini, davacının söz konusu borcu teyid eden kendi el yazısı ve imzasının olduğu kağıdı bir zarfın içinde “ ...” adındaki çalışanı vasılasıyla müvekkiline gönderdiğini, söz konusu zarfın tercümesinden anlaşılacağı üzere senette yer alan imzanın aynısının davacı tarafından atıldığını, ayrıca, bu metinden açık olarak borcun varlığının kabul edildiğinin anlaşıldığını, daha sonraki süreçte davacının farklı bahanelerle müvekkilinin iyi niyetini suistimal ederek borç para almaya devam ettiğini, davacının müvekkilinden 130.0000,00.-TL daha borç alarak aradaki tüm borçları Türk Lirasından dolara çevirdiğini, bir kağıda yazmış olduğu bilgi notunu whatsapp uygulaması üzerinden fotoğraflayıp yolladığını, söz konusu görüntüden anlaşılacağı üzere, ifade etmiş oldukları miktarları ilk borç miktarı 38.790 dolar, diğer borç miktarı 28,880 dolar olmak üzere toplamda 67.678 dolar borcu olduğunu ifade ettiğini, her seferinde müvekkiline ödeme yapacağını söyleyen davacının, her borç için senet yapmış olup borç miktarı artıkça ilk yaptığını kendi yırtarak yenilerini kendi el yazısı ve imzasıyla müvekkiline verdiğini, ayrıca müvekkiline borcunu ödeyeceğini inandırmak için evi olduğunu söyleyerek üzerine olan tapu görüntüsünü whatsapptan yolladığını, müvekkili davacının kötü niyetli ve borcunu sürüncemede bıraklığına kanaat getirmesinden ötürü, çaresiz kaldığını düşünerek Tunus konsolosluğuna gerekli şikayette bulunduğunu, bunun üzerine borcu ödeyeceğini ifade eden davacının toplam barcundan sadece 5.000 Dolar ödeme yaparak, önceki toplam borcu kapsayan 67.670 dolarlık senedi kendi yırtarak, 62.670 dolarlık senedi doldurup imzalayarak müvekkiline verdiğini, davacının ifade ettiğinin aksine, davacı kendi borcunu kabul edip, sürekli olarak müvekkiline ödeme yapacağını belirterek oyaladığını, icra takibine başlamadan önce müvekkiline gerek yüz yüze gerekse telefonda borcunun olduğunu ve ödeyeceğini belirttiğini ancak davacının müvekkilini açık olarak kandırdığı ve kötü niyetli olduğu kanaatine müvekkili tarafından varıldığı için haklı olarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu durumla ilgili olarak icra takibi öncesinde, davacının müvekkiline dava açarsa bilerek davayı uzatacağına dair tehdit vari konuşmalar yaptığını, davacının dava konusu senetleri kendi iradesiyle vermiş olup imzayı ve senedin tamamını kendi doldurduğunun anlaşıldığını, takibin durdurulması ve menfi tespite ilişkin dava davacı tarafından süre kazanmak için kötü niyetle açıldığını, davacı/borçlunun dava konusu senetleri kendi rızası ile borcuna karşılık verdiğini, davacı/borçlunun kendi iradesi ile borcuna karşılık olarak verdiği bu senetlere karşı açmış olduğu huzurdaki davanın kötü niyetinin göstergesi olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişki senede dayandığından davacı/borçlunun müvekkiline borçlu olmadığı aynı kuvvette delille yani senede karşı senet kuralı gereği senetle veya aynı kuüvvette yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davacı/borçlunun takibe konu malen kaydı içeren bono nedeniyle borcunun bulunmadığını yazılı delille ispat etmediği takdirde iddiasının dinlenmeyeceğini beyanlarla davacı/borçlunun haksız ve kötü niyetli davasının reddine borçlu olduğunun tespitine, şahsi talep ve haklarının ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, haksız ve kötü niyetli davacı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının teminat olarak yatırmış olduğu bedelin davanın red edilmesi durumunda kendilerine verilmeyerek muhafaza altına alınmasını, yargılama giderleriyle ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 2019/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 29/09/2022 tarihli ... karar sayılı kararı ile;
" Takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olması nedeniyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı aval veren şirket yönünden ise tanzim yeri bulunmayan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve "Davacı ... yönünden AÇILAN DAVANIN REDDİNE, davacı ... ... Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davada; .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. Sayılı icra dosyasına konu 15/07/2018 ödeme tarihli, 62.670,00 USD bedelli bonodan ötürü DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ İLE TAKİBİN İŞBU DAVACI AÇISINDAN İPTALİNE, her ne kadar infaz edilmiş bir tedbir kararı bulunuyor ise de; .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasında ve mahkememizce verilen karar gereğince kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı taktirine yer olmadığına " karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2023/444 Esas 2025/1173 Karar sayılı 25/09/2025 tarihli ilamı ile ;
" Somut olayda, kambiyo takibine konu edilen 26.05.2018 düzenleme tarihli, 15.07.2018 vade tarihli 62.670,00 USD tutarındaki senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan “ .... mah. ... cad.No: 69 ... Apart Kat: 7 ... ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından tanzim yeri bulunmayan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, davacı ... yönünden .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasında takibin iptaline karar verildiği, dava "takip dayanağı belgenin kambiyo vasfında olmadığı" yanı sıra "imza inkarına "dayalı olarak açıldığı, senetteki borçlu imzasının davacı ...'a ait olduğunun anlaşıldığı dikkate alındığında kambiyo vasfı olmayan senedin adi belge niteliğinde olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, davalının temel ilişki kapsamında alacağın varlığını ispat yükü altında olduğu mahkemece sırf imza aidiyetine dayalı davanın reddi kararının hatalı olduğu bu kapsamda davalıya temel ilişkiye dayalı alacağın varlığını ispat olanağı tanınarak toplanacak deliller çerçevesinde davacı ... yönünden borçlu olup olmadığının tespitine dair bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.." gerekçeleriyle mahkememiz kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına dair karar verildiği ve dosyanın mahkememizin 2025/749 Esas sayısına kaydedildiği anlaşıldı.
Mahkememizin 18/12/2025 tarihli celsesinde, İstanbul BAM 44 HD'nin 2023/444 Esas 2025/1173 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekiline temel ilişkiye dayalı alacağın varlığına ilişkin yazılı beyan dilekçesi sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı vekilince 02/01/2026 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu, dilekçesinin davacılar vekiline tebliğ edildiği, davacılar vekilince 19/01/2026 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 05/02/206 tarihli celsesinde, davalı alacaklı vekiline davacı tarafa verdiğini ifade ettiği borçlar açısından banka dekontlarını ve cevap dilekçesi ekinde sunduğu 155.160,00.-TL'lik belge dışında 130.000,00.-TL 'ye ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı vekilinin 19/02/2026 tarihli beyan dilekçesi sunduğu, davacılar vekilince 08/04/2026 tarihli beyan dilekçesi sunduğu anlaşıldı.

Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
.... İcra Dairesi'nin 2019/... E.sayılı takip dosyasında, davalı tarafından davacılar aleyhine 62.670 USD asıl alacak, 4.403,57 USD işlemiş faiz ve 125,34 USD komisyon olmak üzere toplam 67.198,91. USD tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli 62.670 USD bedelli senette borçlunun ..., aval verenin davacı şirket, lehtarın ise davalı olduğu,keşideci adının altında .... şeklinde adres bilgisi bulunduğu anlaşılmıştır.
.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasında, ; davacılar tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2019/... E.sayılı takip dosyasında yapılan kambiyo takibi ile ilgili olarak takibe, imzaya ve borca yönelik itirazları ile icra takibinin durudurulmasına ilişkin dava açıldığı, açılan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde; borçlulardan ... yönünden; takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, belgenin kambiyo vasfı olmadığı gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği, davacı borçlu şirket yönünden ise, davacı borçlu vekili tarafından 5 günlük yasal süre geçtikten sonra 25.06.2019 tarihinde davanın açıldığı, davacı borçlu şirket tarafından açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, hükmün, 31/03/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/12/2021 tarihli raporda; "İnceleme konusu senette ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
TTK'nın 776. maddesine göre bonoda düzenleme yerinin gösterilmesi zorunlu unsurlardan biri olup, duraksamaya yer vermeyecek şekilde, belirgin bir idari yerleşim birimi (şehir, ilçe) şeklinde belirtilmemişse, zorunlu şekil şartı gerçekleşmemiş sayılır. Zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.

İstinaf kaldırma kararındaki gerekçeler de göz önüne alınarak; somut olayda, kambiyo takibine konu edilen 26.05.2018 düzenleme tarihli, 15.07.2018 vade tarihli 62.670,00 USD tutarındaki senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan “ .... mah. ... cad.No: 69 ... Apart Kat: 7 ... ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından tanzim yeri bulunmayan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, davacı ... yönünden .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... E. Sayılı dosyasında takibin iptaline karar verildiği, dava "takip dayanağı belgenin kambiyo vasfında olmadığı" yanı sıra "imza inkarına "dayalı olarak açıldığı, senetteki borçlu imzasının davacı ...'a ait olduğunun anlaşıldığı dikkate alındığında kambiyo vasfı olmayan senedin adi belge niteliğinde olduğu, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu, davalının temel ilişki kapsamında alacağın varlığını ispat yükü altında olduğu, sırf imza aidiyetine dayalı davanın reddine karar verilemeyeceği, bu kapsamda davalıya temel ilişkiye dayalı alacağın varlığını ispat olanağı tanındığı, kambiyo vasfı olmayan senedin adi belge niteliğinde olduğu göz önüne alınarak ispat yükü kendisinde olan davalı tarafın alacağını yazılı delil ile ispatlayamadığı, mahkememizce davalı tarafa, davacı tarafa verdiğini ifade ettiği borçlar açısından banka dekontlarını sunmak üzere de süre verildiği, ancak davalı tarafça sunulamadığı, davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunduğu 155.160,00.-TL'lik davacı asilin imzasını taşıdığını iddia ettiği yazılı delilin adi belgedeki borcun tamamını kapsamadığı, kaldı ki cevap dilekçesi ekinde sunulan belgenin istinaf incelemesinden de geçtiği anlaşılmakla davacı ... açısından da açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davaya konu adli belgedeki imzanın davacı eli ürünü olduğu anlaşılmakla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2019/... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ...'a 1.320,00 TL tarife bedeli üzerinden kesilen 12/11/2019 tarihli Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1-Davacılar ... ve ... ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davada; .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyasına konu 15/07/2018 ödeme tarihli, 62.670,00 USD bedelli bonodan ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin davacılar açısından iptaline,

2-Davaya konu adli belgedeki imzanın davacı eli ürünü olduğu anlaşılmakla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.302,75 TL Karar ve İlam Harcından, peşin harç olan 8.275,43 TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 18.027,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 61.607,96 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

5-Davacılar tarafından yapılan; 1.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 491,90 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 6,40 TL vekalet harcı, 44,40 TL başvurma harcı, 8.275,43 TL peşin harç, 950,00 TL ATK faturası olmak üzere toplam 10.768,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026