İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/09/2017 günü saat 13.00 sıralarında .... Kesişimi No: 18 önünde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile ... Sokaktan çıkış yapan ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kaza sonucu açılan maluliyet tazminatının davalıdan tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davadan önce sigorta tahkim komisyonu nezdinde yapılan yargılama neticesinde kesin hüküm ile karar verildiğinden davanın reddine karar verilmesini, davacı yan sigortalı araç sürücüsü ve ...plaka sayılı araç sürücüsü ile Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/10313 nolu soruşturma ve uzlaştırma bürosu'nun 2017/1725 nolu uzlaştırma dosyası ile uzlşatığından CMK 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır hükmü uyarınca davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları ve ATK raporudur.
Mahkememizden verilen 17/03/2022 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 40.Hukuk Dairesi'nin 06/02/2025 tarih ve 2022/1143 Esas 2025/197 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı.
İlamda özetle;" Eldeki dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen dava, davanın konusu bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talepleri yönünden aynı olmakla birlikte, Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen davadan farklı olarak davacı eldeki davada geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebinde de bulunmuştur. Bu itibarla Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen dava ile eldeki davanın konusu, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı talebi yönünden farklı olduğunun anlaşılması karşısında bu talepler yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinde görülen davanın kesin hüküm oluşturduğundan söz edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Diğer yandan eldeki dava henüz kesinleşmeden davanın reddine dayanak CMK'nin 253'üncü maddesinin 19'uncu fıkrasında yer alan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;..." ibaresi Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 gün ve 2023/43 (E) - 2023/141 (K) sayılı kararıyla iptal edildiği, böylece uzlaşmanın sağlanmasının, tazminat davası açılmasına engel olmayacağının anlaşılması karşısında, işin esasına girilip tarafların ileri sürdükleri kanıtlar toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. " hükmüne yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklı yaralama iddiası ile davacının maluliyet geçici iş göremezlik, sürekli ve geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri alacak talepleri olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 09/04/2026 tarihli feragat dilekçesinde; davalı şirket aleyhine ikame ettikleri davadan ve dava konusu tüm haklarından, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarından ve bunların faiz, masraf ve ücreti vekalet dahil tüm ferilerinden, kayıtsız, şartsız ve gayrikabili rücu olarak, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın, müvekkili ile mutabık kaldıkları üzere, davadan feragat ettiklerini, davanın reddine karar verilmesi halinde temyiz haklarını kullanmayacaklarını ve bu haklarından da feragat ettiklerini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 10/04/2026 tarihli dilekçesinde; Davacı ile sulh olduklarını ve davacı yanın feragat beyanı ve davada sulh sağlandığından, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğini, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davadan feragat HMK 307. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davacının, talep ve sonuçlarından kısmen veya tamamen vazgeçtiği bir taraf işlemidir.
Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmış, Feragat bildirimi de HMK’nun 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle davanın reddine, dava açıldıktan sonra davacı tarafından, dava konusu taleplerinden feragat ettiği görülmekle, arabuluculuk ücretinin davacı tarafından ödenmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak, taraf vekillerinin lehine / aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Feragat nedeniyle davanın reddine,
2-Taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak, tarafların lehine / aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Her bir tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan avansların talep halinde ilgilisine iadesine,
4-Feragat nedeniyle, kamu tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 488,00 TL red karar harcından başlangıçta peşin olarak alınan 59,30 TL'nin düşümü ile eksik kalan 428,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 10/04/2026