SAKARYA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi ile özetle; davacı ile davalı borçlu firma arasındaki ticari ilişki uzun bir süredir devam ettiğini, taraflar arasındaki ticari faaliyet devam ederken davalı yan ödemekle yükümlü olduğu faturaları ödemekten kaçındığını, bunun üzerine davacı, alacaklarının tahsili amacıyla Sakarya 2. İcra Dairesi 2025/4647 E sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini ancak davalı borçlu tarafından haksız bir şekilde borca itiraz ettiğini belirterek davalının Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/4647 Esas Sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... tebligata rağmen suresinde cevap vermediği, ancak vekili tarafından takip dosyasına ibraz edilen 14/04/20254 tarihli itiraz dilekçesinde: Alacaklı tarafından keyfi olarak açılan takipten kaynaklı borca, her türlü ferilerine, vekalet ücretine, faize, faiz oranına açıkça itiraz ettiklerini, zira alacaklı sıfatıyla takip dosyasında yer alan ... müvekkillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca dosyada Bandırma İcra Müdürlüğü yetkili olduğunu belirterek borca, işlemiş faize ve fer'ilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri anlaşılmıştır.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar

Fatura alacağına ilişkin başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davalı tarafça akdi ilişki açıkça itiraz edilmediğinden, taraflar arasında akdi ilişki hususunun ihtilaf bulunmadığı anlaşıldı.

Sakarya İcra Müdürlüğünün takibe yetkili olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağı olup olmadığı, talep edilen faizin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/4647 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, cari hesaptan kaynaklanan 523.300,00 TL (alacak ve takip öncesi işlemiş faiz) üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.

Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişi Kasım Çapraz tarafından hazırlanan 22/09/2025 tarihli raporda sonuç olarak; "...Davacı taraf yasal ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde usulüne uygun tutulduğu, 2025/02 hesap dönemi yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu beratlarının düzenli olarak beyan edildiği, kağıt ortamında tutulan envanter defterinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Davacı tarafın yasal ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı; sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, Takip konusu dayanak faturalar davacı tarafın yasal ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olduğu, 09.04.2025 tarihli Sakarya 2.İcra Dairesi 2025/4647esas İlamsız Takiplerde Ödeme Emri *ne konu 493.550,-TL asıl alacak tutarın davacı tarafin yasal ticari defter muavin hesap alacak bakiyesi ile birbirini doğruladığı,. Taraflar arasında bayilik sistemine bir ticari faaliyet mevcut olduğu, dava konusu faturaların bedelinin 1.379.350,- TL olduğu, davacı taraf defter kayıtlarına göre fatura bedelinin 700.000,- TL'sinin tahsil edildiği, 185.800,-TL 2024 hesap dönemi alacak devir bakiyesi olduğu, 26 Şubat 2025 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 493.550,-TL alacaklı olduğu..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
İİK’nın 67. Maddesi, "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir...." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
6102 sayılı TTK'nun 1530. Maddesinde Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiş olup, (2) fıkrada; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) fıkrada; Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) fıkrada; Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 10. maddesinde ise; "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı yasanın117.maddesine göre de, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih, 2017/3266 Esas 2018/4228 Karar Sayılı ilamında, "...TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde davaya konu borcun bulunmadığını beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduklarının ve davaya konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olup, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, dolayısıyla da davacının asıl alacağa ilişkin alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davacı taraf takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde alacak miktarını 493.550,00.-TL olarak belirlediği anlaşılmakla davanın faturalar yönünde akdi ilişkinin ve fatura ile fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiğinden davanın asıl alacak yönünden kabulüne, taraflar arasında 1530.madde kapsamında bir tedarik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının TBK.nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
Davalı borçlunun Sakarya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2025/4647 Esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen İPTALİ ile,
Takibin 493.550,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına,
493.550,00.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,

2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 33.714,40 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.320,16 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 27.394,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 78.968,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 6.320,16 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 6.935,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 166,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.166,00 TL yargılama giderinin (%94,31 TL Kabul, %5,69 TL Red) oranı dikkate alınarak 6.758,61 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Artan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,

7-Arabuluculuk Nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 4.600 TL ücretin (%94,31 TL Kabul, %5,69 TL Red) oranı dikkate alınarak 4.338,26 TL'sinin davalıdan, 261,74 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar, davacı yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere, davalı yönünden gerekçeli kararın davalı tarafa tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2026