SAKARYA

Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,

I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 10/07/2025 tarihli dava dilekçesi ile özetle; davacı aleyhine davalı şirket tarafından Sakarya 3. İcra Dairesi 2024/12536 Esas sayılı dosyaya ilişkin icra takibi başlatıldığını, anılan senedin düzenlenme amacı, taraflar arasında doğan cari borç ilişkilerinin teminat altına alınması olduğunu, yapılan takip açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacakları davalı tarafa ödenmiş olup başlatılan takibin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının böyle bir borcunun bulunmadığını, bonoya konu borcun taksitler halinde aylık 30.000 TL ödemelerle 10 ay boyunca ifa ettiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı tarafından muhabere yolu ile mahkememize gönderilen 04/08/2025 havale tarihli cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasında bir ticari ilişkinin olmadığını, 2020-2021 yıllarında defalarca elden nakit ve banka havalesi yolu ile borç para verdiğini, hiç birinde herhangi bir yazılı belge düzenlemediklerini, sadece 09/10/2020 tarihinde 230.000,00.-TL verdiği borç karşılığında protokol düzenlediklerini, bu zincirleme şekilde devam ettiğini, 1 yıl sonra dava konusu bonoya ilişkin ayrıca 230.000,00.-TL verdiğini, karşılığı düzenlenen borç ile davaya konu bonodaki borç ayrı borçlar olduğunu, gerek elden gerek banka vasıtasıyla gönderdiği borçları için gecikmeli de olsa banka vasıtasıyla ödemeler aldığını, ancak bononun karşılı alacağını tahsil edemediğini, davacının oğlu ... 'a elden defalarca borç verdiğini, bono borçlusu davacı tarafından kendisine ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

İcra takibine dayanak teşkil eden senet borcunun ödenip ödenmediği, neticeten davacının takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/12536 E. Sayılı icra dosyası, dava dilekçesi ekindeki dekontlar, cevap dilekçesi ekindeki senet ve protokol fotokopileri incelendi
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
6100 sayılı HMK'nun 189/3. Maddesi "Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz." hükmünü;
6100 sayılı HMK'nun 200/I maddesi "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." hükmünü;
6100 sayılı HMK'nun 201/I maddesi "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hükmünü;
6100 sayılı HMK'nun 203/I maddesi "Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler. b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler. c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler. ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları. d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları. e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli." hükmünü düzenlemiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2020/2238 Esas 2022/1641 Karar sayılı ilamında "...Buna göre, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetine ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, ispat sınırından az bir miktara ait olsa bile, tanıkla ispat olunamaz. Kural olarak, senet ile ispat edilebilir. (Prof. Dr. ..., Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 4. Baskı, 2020, sh 283). Kambiyo senedine dayalı borcun ödendiğini ispat yükü bono borçlusundadır. Bonoya dayalı bir borç bononun ibrazı karşılığında ödenir. Kıymetli evrak hukukunda bu husus "kötü ödeyen iki kere öder" kuralı olarak açıklanmıştır. Davalı, davacı tarafından yapılan ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğunu savunmuştur. Davalının ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğu yönündeki savunması "bağlantısız bileşik ikrar" mahiyetindedir. İkrar edilen vakıaya eklenen vakıa ile ikrar edilen vakıa arasında doğal bir bağlantı olmaması durumunda bağlantısız ikrardan söz edilir. Bu halde ikrar edilen vakıaya eklenen vakıa tamamen bağımsızdır. Bağlantısız bileşik ikrarın bölünüp bölünemeyeceği doktrinde tartışmalıdır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/20676 Esas 2018/7584 Karar sayılı 03/07/2018 tarihli ilamında, bağlantısız bileşik ikrarın bölünemeyeceğine ve ispat yükünün vakıayı ikrar eden tarafa değil, iddia eden tarafa ait olduğuna hükmetmiştir. Somut olayda ispat külfeti üzerinde olan davacı 6100 Sayılı HMK m. 201/1 maddesi uyarınca senetle ispat kuralı gereği ödemenin dava konusu bonoya ilişkin olduğunu yazılı delille ispat edememiştir..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Kambiyo senetleri arkasındaki temel ilişkiden ve haktan bağımsız olarak borç içerirler. Kambiyo senetlerine özgü soyutluk ilkesi gereği senet metninden anlaşılamayan ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran sahtecilik vb. mutlak def'iler dışındaki şahsi def'iler sadece senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Bedelsizlik iddiası, mutlak def'ilerden olmayıp şahsi def'idir.
Kambiyo senedine dayalı borcun ödendiğini ispat yükü bono borçlusundadır. Bonoya dayalı bir borç bononun ibrazı karşılığında ödenir. Kıymetli evrak hukukunda bu husus "kötü ödeyen iki kere öder" kuralı olarak açıklanmıştır.
Hukukumuzda senede karşı iddiaların senetle ispat zorunluluğu ilkesi söz konusudur. senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK 201/1 maddedeki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir.
Somut olayda; davacı, takibe dayanak bono bedelinin ödendiğini belirtmiş ise de ödemeye ilişkin dosyaya sunulan dekontlarda davacının ismini yer almadığı ve dekontlardaki açıklama kısmında, davacının senedin düzenlenme amacı, taraflar arasında doğan cari borç ilişkilerinin teminat altına alınması iddiası ile uyuşmayan, "emanet iadesi" ibaresinin yer aldığı, iş bu nedenle de yapılan ödemenin, davaya konu senet nedeni ile ödendiği dosya kapsamı ile anlaşılamadığı, dolayısıyla ispat külfeti üzerinde olan davacının senetle ispat kuralı gereği ödemenin dava konusu bonoya ilişkin olduğunu yazılı delille ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı, ayrıca dayanılmış olsaydı bile HMK 226/1-c maddesi uyarınca, yemine ilişkin hususun bedelsiz senedi icraya koymak suçunu teşkil edeceğinden davacının iddialarının yemine konu olamayacağı anlaşılmakla davanın reddine; Mahkememizin 02/09/2025 tarihli ara karar ile İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda tedbir kararı verildiğinden ve 09/09/2025 tarihli müzekkere ile söz konusu tedbir kararı uygulanması sebebi ile İİK'nın 72/3 maddesinde belirtilen şartlar mevcut olduğundan 392.958,15.-TL'nin %20 si oranında 78.591,63.-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):

1-Davanın REDDİNE,

2-Alacak miktarı olan 392.958,15 TL'nin %20'si oranında 78.591,63 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 5.983,40 TL'nin yatıran davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,

6-Artan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,

7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL ücretin davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararı taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2026