Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin deposunda 24.02.2012 tarihinde yangın meydana gelmiş olup bu olay neticesinde ortaya çıkan maddi zararın, 29.07.2011 başlangıç ve 29.07.2012 bitiş tarihli ----- poliçe numaralı “İşyeri Sigorta Poliçesi” kapsamında tahsili için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, müvekkili şirketin deposu daha sonra-----adresine taşınmış ve 23.01.2012 tarihinde poliçeye ek zeyilname yapılmış olduğunu, müvekkili şirket yangın tarihinde; yün, pamuk, ipek suni ve estetik elyaf vb. maddelerden tekstil ürünlerinin alımı, satımı, imalatı, ithalatı, ihracatı ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işleri iştigal etmekte olduğunu, poliçeye konu olan yerde, 24.02.2012 günü gecesi 01: 30 sıralarında yangın çıkmış, bu durum 01: 32'de itfaiyeye bildirilmiş ve itfaiye ekipleri saat 01: 36'da yangın mahalline gelerek müdahaleye başladığını beyanla neticeten, somut olayda müvekkilin; aşkın zarar, munzam zarar veya her ne nam altında olursa olsun faizle karşılanamayan ve likit olmayan bir alacağı olduğu ve bu alacağının yargılamayı gerektirdiği kuşkusuz olduğunu, bu nedenle yargılama yapılarak, müvekkilinin faizle karşılanamayan zararının TBK, Anayasa Mahkemesi kararları ve tüm temel hukuk mevzuat kapsamında değerlendirilerek, HMK m. 107 gereğince tespit edilmesini ve şimdilik 1.000 TL alacağın işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın derdestlik/kesin hüküm nedeniyle reddine, aksi durumda zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi kanaat hasıl olur ise dava konusu munzam zarar(aşkın zarar) talebinden müvekkil sigorta şirketinin özel ve genel şartlar gereği poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, TBK 122. maddesinde düzenlenen aşkın (munzam) zarar talebine ilişkindir.
Davacı, müvekkil şirketin deposunda 24.02.2012 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangın sebebiyle ortaya çıkan maddi zararın, 29.07.2011 başlangıç ve 29.07.2012 bitiş tarihli ----- poliçe numaralı “İşyeri Sigorta Poliçesi” kapsamında tahsili için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı tarafça eksik ödeme yapıldığını ve haksız bir şekilde zararı tamamını tazmin etmekten kaçındığını, bakiye zararın tazmini için Sigorta tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, tahkim komisyonunca zarar tespiti yapılmış ve karar verilmiş ise de ---- kararı ile mahkemeye başvurulması gerektiği hususunda usulden ret kararı verildiğini, bu nedenle ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, davanın kabul edildiğini ve Yargıtay temyiz aşamasında olduğunu, davalının haksız bir şekilde ödeme yapmaktan kaçınması sebebiyle aşkın (munzam) zararının oluştuğunu, oluşan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, zamanaşımı, erken açılan dava sebebiyle hukuki yarar yokluğu itirazını ileri sürerek öncelikle usulden mahkeme aksi kanaate ise haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Aşkın (munzam) zarar, alacaklının temerrüt faizini aşan zararlarını ifade eder. Başka bir deyişle, aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. (---- TBK 122 maddesine göre munzam zarar talebinde bulunulabilmesi için borçlunun para borcunun ifasında temerrüte düşmüş olması, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zararının oluşması, borçlunun temerrüte düşmede kusurlu olması, aşkın zarar ile borçlunun temerrütü arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18.02.2022 tarihli ve ---- sayılı kararında; ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan, müeccel) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan, dava tarihi itibariyle ödenen bedellerin iadesine ilişkin alacak talebi yönünden davanın açılmasında henüz hukukî yararı bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacının aşkın zararının oluşabilmesi için zararın varlığı ve geç tahsil sebebiyle temerrüt faizini aşan bir zararın varlığı şarttır. Eldeki davada bu durumun tespit edilebilmesi için ----Asliye Ticaret Mahkemesinin--- esas sayılı dosyasında davacının haklı olduğunun kesin olarak karara bağlanması ve tahsil tarihi itibariyle temerrüt zararını aşan bir zararının doğması gerekmektedir. Başka bir deyişle, davacının aşkın (munzam) zararının varlığı ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasının lehine kesinleşmesi şartına bağlı olup dava tarihi itibariyle bu durum henüz belli olmadığı, davacının aşkın (munzam) zarar talebinin muaccel olmadığı sabittir. Ez cümle davacı tarafça alacak muaccel olmadan (erken açılan dava) dava açıldığından iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı değerlendirilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay-----sayılı ilamı)

1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,

2-Alınması gerekli karar harcı 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan -TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.