Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- Şirketine ------ poliçe numarasıyla sigortalı---- plakalı aracın sürücüsü ----, 25/01/2025 tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı ----model ---- model henüz 2.697 km de bulunan araca çarparak maddi hasara ve değer kaybına neden olduğunu, olay tarihinde müvekkilinin kendisine ait---- Plakalı aracı ile normal hızında ---- üzerinde seyir halinde iken yolun kenarında park yerinden çıkmaya çalışan sürücü ---, kullandığı ----- plakalı aracı ile park yerinden geri geri yola çıkarken aracının arka tarafı ile müvekkilinin aracının Sağ ön ve yan kısımlarına çarparak kusurlu şekilde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebep olduğunu, trafik kaza tutanağı'ndaki çizim ve taraf beyanlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın oluşumunda davalı şirketin sigortalısı ---- %100 kusurlu, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait ---- plakalı ---- marka---- model henüz 2.697 KM deki araçta yüksek miktarda gerçek hasar meydana geldiğini, ancak, eksper Raporu'nda görüleceği üzere, orjinal olmayan kalitesiz yedek parça ve çıkma parça fiyatları üzerinden hesap yapılarak düşük miktarda hasar bedeli çıkartılmış olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait ---- plaklı ---- marka ----- model araçta yüksek miktarda değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait araç, kısa bir süre önce 0 Km alınmış; hatasız, boyasız, değişensiz kaza meydana geldiğinde ise 2697 kilometrede hasarlı hale getirildiğini, müvekkilinin mağduriyetinin davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. görülmüştür.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücülerinin kusuru olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 200.000 TL limiti ile sorumlu olabileceğini, değer kaybı yönünden müvekkili tarafından 60.000 TL ödeme yapıldığını, başkaca sorumluluğu bulunmadığını, hasar bedelinin tamamen kasko şirketince karşılandığını, ilave hasar bedelinin bulunmadığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olduğunu, başkaca sorumluluklarının bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle dava konusu araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Davacı, 25/01/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle ---- plakalı araçta hasar ve değer kaybının oluştuğunu, kazaya karışan ------ plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ve oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sorumlu olduğunu, hasar ve değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, uyaptan dava konusu araçların trafik tescil kayıtları alınmış, davaya konu aracın hasar kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celp edilmiş,10.02.2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 10.02.2026 tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında TRAFİK KAZASI olduğu, Davalı Yan Sigortalısı----Plakalı Aracın Sürücüsü ------ 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile Asli ve Tam Olarak %100 kusurlu olduğu, Davacı Yan ---- Plakalı Otomobil Aracın Sürücüsü ------ kazanın oluşumunda ÜZERİNE ATFI KABUL KUSURU BULUNMADIĞI, Hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yana ait ---- Plakalı aracın hasar onarım bedelinin aracın tamirat işlemini gerçekleştiren-----tarafından, aracın hasarlı hali üzerinde inceleme yapan sayın eksper ----- tarafından belirlenmiş bedel olan 30.000 TL’ nin KDV (%20) dahil edildiğinde hasar onarım tutarının 36.000 TL’ nin kadri maruf kabul edilebilir olduğu, davalı sigorta şirketinin KDV li tutardan mı KDV dahil edilmemiş bedelden mi sorumlu olup olmadığı hususundaki nihai kararın sayın mahkemede olduğu, dosya muhteviyatından anlaşıldığı üzere davacı yan aracının KASKO Poliçesi olan dava dışı---- tarafından davacı yana hasar onarım bedeli yönünden 30.000 TL ödeme yapılmış olduğu, ----- PLAKALI ARAÇ DEĞER KAYBI: 80.000 TL Dava konusu aracın 25.01.2025 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde 36.000 TL Hasara uğramış olduğu, meydana gelen hasar neticesinde SAĞ ÖN KAPI ONARIM BOYA, SAĞ ARKA KAPI ONARIM BOYA, SAĞ ÖN VE ARKA ÇITA ONARIM BOYA yapılmış olması nedeni ile Yargıtay İçtihatlarına göre değer kaybının 80.000 TL olabileceği, Davaya konu ----- plakalı aracın değer kaybı ve piyasa rayiç bedeli, yargıtay yerleşik içtihatlarına göre nispi metotlar kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamada otomotiv alım satım piyasasında ---- model---- marka ----- paket aracın alış satış fiyatları, sanal ortam üzerinden yapılan araç alış satış işlemleri, aracın yaşı, kilometresi, hasarlı ve değişen parçaları, Hazine ve Maliye Bakanlı tarafından faaliyetleri yürütülen ---- Birliği Kasko Bedeli listesi dikkate alınarak hesaplanmıştır. (NİSBİ YÖNTEME GÖRE; Ödenecek Bedel=Kararlaştırılan Bedel (Satış Bedeli) x(çarpı) Ayıplı Değer /(bölü) Ayıpsız Bedel şeklinde orantı kurularak bulunan rakamın, satış bedelinden mahsubu ile bulunan miktar olduğundan, bu şekilde hesaplama yapılmasının istenmesine, Dava konusu aracın davaya konu hasarının tamir edilmiş hali ile Yargıtay İçtihatlarına göre oluşan değer kaybının 80.000 TL olduğu, Yargıtay tarafından uyuşmazlık durumlarında kullanılan NİSBİ HESAP formülü ile yapılan hesaplamada da 80.000 TL çıktığı ve bu tutarın kabul edilebilir olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı yan Sigorta şirketi tarafından delil olarak sunulmuş değer kaybı yönünden düzenlenmiş hesaplama excell tablosu incelendiğinde bahse konu aracın değer kaybının 60.000 TL olduğunu beyan ettiği görülmüş olup, bahse konu aracın yaşı ve ikinci el araç alım satım sektöründe belirtilen tutarın karşılığı olmaması nedeni ile iştirak edilememiştir. Yine davalı yan sigorta şirketi tarafından hesaplanan tutar olan 60.000 TL nin ödenmiş olduğu cevap dilekçesinde belirtilmiş olsa da ödeme yapıldığı yönünde banka dekontu olmadığı görülmüştür..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilinin 03.04.2026 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 200,00 TL'den 26.000,00 TL'ye çıkarttığı, buna ilişkin tamamlama harcını ikmal ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; 25/01/2025 tarihinde ---- plakalı araç sürücüsü dava dışı ----- hatalı geri manevra yaparak davacı yan aracına ön yan kısımlarından çarpması sebebiyle meydana gelen kazada asli %100 oranında kusurlu olduğu, --- plakalı davacı araç sürücüsü ------ kazada alabileceği bir tedbir olamayacağı nazara alınarak kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında (%100) oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının iddiasını alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dikkate alındığında ispat ettiği, 10/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğine mahkeme kanaat getirilmiştir. Anılan rapor gereğince davacının hasar talebinin kadri maruf olup KDV dahil 36.000,00 TL olduğu, değer kaybı zararının ise 80.000,00 TL olduğu, davacı kasko sigorta şirketi olan dava dışı ----- tarafından 30.000,00 TL hasar, 60.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı, davacının bakiye 6.000,00 TL hasar ile 30.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, zarara sebebiyet veren araç otomobil olup kullanım amacı hususi olduğundan davacının yasal faiz talebinde bulunabileceği, davalının bildirim tarihini takip eden 8 iş günü sonrası temerrüte düştüğü, davacının 18/04/2025 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmış, anılan gerekçelerle davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 6.000,00 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin 18/04/2025 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı sigorta şirketi hasar bedeline yönelik KDV tutarına itiraz etmekte ise de; trafik kazası sonucu, davacı aracına çarparak zarar veren davalı taraf, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlüdür. Aracın tamiri sonucu 3095 sayılı KDV Kanunu gereğince ödenmek zorunda bulunan ve bu nedenle davacının gerçek zararını oluşturan KDV'nin de hesaplanarak ödenmesi gerekir. (Yargıtay ---- H.D'nin 23.10.2019 tarih, ----- sayılı kararları). Bu sebeple davalı vekilinin KDV hesaplanmasına ilişkin itirazlarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile;
-6.000,00 TL hasar bedeli, 20.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin 18/04/2025 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli karar harcı 1.776,06 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 441,00 TL olmak üzere toplam 1.026,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 749,66 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan peşin harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 1.026,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 8.128,50 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.831,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 26.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.