Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/2 Esas - 2026/252
Ankara Batı
1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA İHBAR OLUNAN:
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
K. YAZIM TARİHİ: 22/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; 01.01.2021 tarihinde davalı ......'ün sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile davalı .....'ın kullandığı ..... plakalı aracın.....ili ..... ilçesi ..... Mahallesinde çarpışması sonucu meydana gelen kazada, yaya ....'ın vefat ettiğini, Ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.02.2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda sürücü ......'ın tali (%25) kusurlu olduğunun, sürücü ......'ün asli (%75) kusurlu olduğunun, müteveffa yaya .....'ın ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın ölümü üzerine mirasçı çocukların yaşama arzusu ve sevincini kaybettiklerini, babaların ölümü nedeniyle aile bireylerinin derin acı ve ızdırap yaşadığını, yaşanan acı, elem, ızdırap ve ruhsal çöküntü sebebiyle manevi olarak zor zamanlar geçirdiklerini, davacıların desteği ....'ın trafik kazası sonucu öldüğü sırada emekli maaşı ve yan gelirleri ile ailesine iyi bir yaşam düzeyi sağladığını, babalarının ve eşinin ölümüyle çocukların ve eşin hem manevi varlığından hem de sağladığı maddi olanaktan yoksun kaldıklarını, konu ile alakalı olarak arabulucuya başvuruda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davacıların maddi ve manevi zararların karşılanması sebebiyle iş bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca .... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi,.... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, ..... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, .... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın, maddi tazminat (destekten yoksun kalma) yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın ise davalı .....'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile özetle; Maddi Tazminat Bakımından; 87.650,00 TL tazminatın....’a, 1.000,00 TL tazminatın ....’ye, 1.000,00 TL tazminatın ....’a, 1.000,00 TL tazminatın ....’a olmak üzere toplamda 90.650,00 TL ‘nin kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte (Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise yasal faizi ile birlikte), davalılardan müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesi, Manevi Tazminat Bakımından; 100.000,00 TL tazminatın ....’a, 100.000,00 TL tazminatın ....’ye, 100.000,00 TL tazminatın ...’a, 100.000,00 TL tazminatın .....’a toplamda 400,000,00 TL ‘nin kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte (Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise yasal faizi ile birlikte), davalılardan (sigorta firmaları hariç) müştereken ve müteselsilsen tahsiline karar verilmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... cevap dilekçesinde; davacının kaza sebebiyle acı, izdırap ve ekonomik sıkıntıya maruz kaldığından bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, her ne kadar davacı yanın kendisinin kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de bunu kabul etmediğini, meydana gelen trafik kazasında kendisinin bir kusurunun bulunmadığını, her ne kadar ceza dosyasında kusur raporu alınmışsa da bu raporu kabul etmediğini, aleyhine olan bu raporun ceza dosyasında alındığını, ceza dosyasında alınan kusur raporunun hukuk hakimini bağlamadığını, yeni bir kusur raporu alınması gerektiğini, konu ile ilgili olarak arabulucuya başvuru yapıldığı, sigorta şirketiyle anlaşmaya varılamadığı ve kendisinin toplantıya iştirak etmediği iddia edilmiş ise de kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu konuya ilişkin bilgilendirme ya da girişimde bulunulmadığını, ayrıca kaza günü kullandığı aracın zorunlu trafik sigortasının bu gibi durumlarda mağduriyetini gidermesi gerektiğini, vefat eden ....'ın iddia edilen kira ve diğer gelirlerinin miras yoluyla zaten geriye kalan yakınlarına intikal ettiğini, herhangi bir hak mahrumiyetinden bahsetmenin söz konusu olmadığını, kendisinin asgari ücret düzeyinde çalışarak ve kirada ikamet ederek zar zor geçindiğini, eşinin çalışmadığını, 17 aylık bakıma muhtaç çocuğunun olduğunu, tazminat davasında bahsi geçen 400.000,00 TL tutarı ödeyemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; öncelikli kusur durumunun tespitinin gerektiğini, ceza yargılamasından da görüleceği üzere sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde alt derecede tali kusurlu bulunduğunu bu nedenle ceza dosyasının dosya içerisine kazandırılması ile kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, dosya kapsamından görüleceği üzere davacı çocukların uzun zaman önce destekten çıktığını, geriye destek talep edebilecek sadece eşinin kaldığını, yine müteveffanın daha önce evlenerek boşandığı görülmekle eski eşin nafaka gibi yardım alıp almadığı ve destek alanlar arasında olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, araç trafik tescil kayıtları, nüfus kayıtları, İzmir.... Ağır Ceza Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası, ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, bilirkişi raporu, Ankara Batı .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası, ATK Kusur raporu ile tüm dosya kapsamı.
Ankara Batı ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 03/12/2025 tarihli raporunda özetle; Davalı sürücü ...... %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ..... %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya .....'ın kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişi 17/10/2025 tarihli raporu ile özetle; 01.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ve kusursuz olduğu tespit edilen 1938 doğumlu ....'ın eşi ..... için 350.602,55 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı çocuklar ...., ... ile ..... babalarından destek görecek çağı geçtiklerinden destek tazminatı talep edemeyeceklerini, davalılardan ..... kazaya karışan .... plakalı hususi otomobilin sürücüsü/maliki olduğunu, araç davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye 07.09.2020 — 07.09.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...... no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başına azami 430.000,00 TL teminat sağladığını, mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan .... bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan .... Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan önce 23.10.2024 tarihlinde başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, ancak ödeme yapılmamış olduğunu, mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 06.11.2024 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünüldüğü bildirilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminat talebi ve trafik kazası nedeniyle vefat eden .....'ın desteğin desteğinden yoksun kalınması sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, 01/01/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden .... eşi ve çocukları olduğu, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek, kazaya karışan.... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla geçerli ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden ve davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. Davanın dayanağı 6098 sayılı TBK'nun 53. maddesidir.
Davaya konu olay,01.01.2021 günü saat 18.30 sıralarında davalı sürücü .... sevk ve idaresindeki ..... plakalı otomobil ile ....ı caddesi istikametinden .... caddesini takiben .... caddesi istikametine bölünmüş yol üzerinde seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde aracın ön kısımları ile seyir istikametine göre sol tarafındaki yoldan Kızılırmak caddesini takiben seyrederek kavşağa giren sürücü ..... sevk ve idaresindeki .... plakalı otomobil'in sağ arka kapı kısımlarının çarpışması ve çarpışmanın etkisiyle savrulan ..... plakalı aracın yol kenarında durmakta olan müteveffa yaya ....'a çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Davalı sürücü ....., sevk ve idaresindeki otomobili ile ile tali yoldan seyri sırasında kavşağa giriş esnasında; anayol-tali yol kurallarına riayet etmeyip hızını azaltmadan kontrollü yaklaşmadığı kavşakta anayolda seyir halinde olan sürücü idaresindeki araca ilk geçiş hakkı vermeksizin kavşağa girmesi sonucu çarpışmaya sebebiyet verdiği bu oluş şartlarında meydana gelen olayda %75 asli kusurludur. Davalı Sürücü ....., sevk ve sevk ve idaresindeki otomobili ile bölünmüş yol üzerindeki 4 yönlü kavşakta seyri sırasında; kavşağa giriş öncesinde hızını azaltmayıp, yeterli çevre kontrolünü yapmayıp sol tarafından yaklaşan aracın hızını ve mesafesini dikkate almadan kavşağa girmesi ile meydana gelen bu oluş şartlarında meydana gelen olayda %25 tali kusurludur. Müteveffa yaya ..... olay mahallinde bulunduğu sırada kaza yapıp savrulan aracın çarpmasına maruz kaldığı anlaşılmakla meydana gelen kazanın oluşumunda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Bu kapsamda davalıların ATK Trafik İhtisas Dairesince belirlenen %25 kusur oranında sorumluluğu cihetine gidilmiştir. Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, yüksek öğrenime devam etmeyen hak sahibi erkek çocukların iş görebilirlik çağının başlangıcı 18 yaş ikmaline, kız çocukların ise çalışmamaları halinde evlenecekleri varsayılan 22 yaşına kadar, yüksek öğrenime devam etmeleri halinde ise 25 yaşına kadar anne ve babalarından destek görecekleri, çalışamayacak durumda olanlar ve sakatların ise yaşamları süresince desteğe ihtiyaçları olduğu kabul edilmiştir. Davacı çocukların kaza tarihindeki yaşları dikkate alındığında babalarından destek görecek çağı geçtiklerinden destek tazminatı talep edemezler.Davacılar ...., ...., .... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 01.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden ve kusursuz olduğu tespit edilen .....'ın eşi .... için aktüerya bilirkişi raporu ile tespit edilen 350.602,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının sorumluluğunun davalı sigortalı araç sürücüsünün %25 kusuru oranında 87.650,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta yönünden 06/11/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı ...... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Davalının kusurlu eylemi neticesinde .....'ın ölümü neticesinde, davacılarda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlıklarındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın kusursuz olması, davalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olması gözetilerek Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve .... karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın davalılardan alınarak, davacılara verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalıları ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre Davacı ..... yönünden 100.000,00 TL, diğer davacılar ...., .....ve ..... yönünden ise 75.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ......'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Maddi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
a-Davacılar ...., ...., .... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin REDDİNE.
b-Davacı ..... için 87.650,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta yönünden 06/11/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı ..... yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına,
2-Manevi tazminatın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
a-Davacı ...... yönünden 100.000,00 TL, diğer davacılar ...., .... ve ..... yönünden ise 75.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ......'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine,
b-Fazlaya dair istemin reddine,
3-Maddi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 5.987,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.497,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.062,77 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.333,33 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı ve ıslah harcı 1.497,00 TL olmak üzere toplam 2.413,00 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Narin Doğan'a ödenmesine,
c-Davacı Narin Doğan'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT maddesi gereğince davacı ..... için hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
d-Reddedilen maddi tazminat talebi bakımından, davalı sigorta şirketinin kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ...., ...., ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davalıya verilmesine,
4-Manevi tazminat davası yönünden;
a-Alınması gereken 22.200,75 TL karar ve ilam harcının davalı .....'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
b-Davacıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10. maddesi gereğince kabul oranına göre takdir ve hesap edilen; davacı.... için 45.000,00 TL, davacı .... için 45.000,00 TL, davacı....için 45.000,00 TL, davacı .....için 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ....'dan tahsili ile bu davacılara ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 1.613,50 TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.613,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 5.562,13 TL davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.181,44 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/04/2026