İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin 27/10/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerinin Yap İşlet Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ile ... Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu'nun... sayılı 3996 saylı Bazı Yatırım ve Hizmetlerinin Yap İşlet Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin Kararı uyarınca ... (...) Projesi ... - ... (Bağlantı yolları Dahil) Kesiminin, Yap İşlet Devret Modeli ile yapılması ve işletilmesine ve devrine ilişkin Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanan ... Projesi ... - ... Kesimi Yap – İşlet - Devret modeliyle Yapılması, İşletilmesi ve Devri İşini gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş. Halihazırda ...’nun bir bölümünün işletilmesi faaliyeti işbu sözleşme çerçevesinde müvekkil şirket tarafından yürütülmektedir.
müvekkil şirket'in işletme alanında bulunan otoyolda borçlunun sebep olduğu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası (“trafik kazası” olarak anılacaktır.) meydana gelmiş, işbu kaza sonucu otoyolda yer alan malzemeler zarar görmüştür. söz konusu zararlar giderilmediğinden borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından .... icra dairesi - 2023/... e. sayılı dosyası marifetiyle ilamsız icra takipleri başlatılmıştır. borçlu başlatılmış olan işbu icra takiplerine itirazda bulunmuştur. itiraz edilmiş olan dosya borçlarına ilişkin istanbul arabuluculuk merkezi'ne başvurularak söz konusu borçlara ilişkin anlaşma sağlanması amacıyla arabuluculuk görüşmesi yapılmışsa da, arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamamış ve işbu davayı açma mecburiyeti hasıl olmuştur.davamızın kabulüne,
davalının .... icra dairesi - 2023/... e. dosyasında yapılmış olan haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline,
.... İcra Dairesi - 2023/... E. sayılı dosyası ile icra takibinin devamına,
takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalı hakkında %20’den az olmayacak miktarda icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraflardan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı, 10.04.2024 tarihinde ... plakalı aracın kulvara hızlı giriş yapmak suretiyle gişelere hızlı girmesi sonucu otomatik bariyere çarpması sonucu meydana gelen kaza sonucunda, otobariyerin hasara uğradığını iddia ederek ... plakalı, /11/2021-2022 tanzim tarihli, ... numaralı Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesine istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik kaza tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte takibin devamını, icra inkar tazminatını talep ettiğini, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 200.000,00 TL olduğunu, teminat limitinin bildirilmesi asla davayı kabul anlamına gelmediğini, konu dosya kapsamında 15.05.2025 tarihinde 7.496,42 TL tazminat ödemesi yapılmış ve ödemeye dayanak dekont ve mahsup fişi dilekçemiz ekinde mahkemenize sunulduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde, araç onarım/maddi hasar bedeli taleplerini belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğu belirttiğini, oysa HMK 107/1 maddesine göre davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek veya miktarın belirlenmesinin imkânsız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açabileceği açıkça hüküm altına alındığını,
bunun yanı sıra, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigortalı aracın gişe girişindeki otomatik bariyerlere çarpmasındaki yol güvenliği bilinmediğini, davacının bakım sorumluluğunda olduğu iddia edilen otomatik bariyerlerin usul ve yasaya uygun olarak yapılıp yapılmadığını yolun araç trafiği için uygun olup olmadığı, kayganlığı, gişelerin elektronik durumları gibi birçok önemli husus bilinmemekte ve iddia edilen kazada kusurun sigortalı araç sürücüsünde mi yoksa karayollarında mı olduğu hususunun araştırılması gerektiğini,
Davacı ... ... A.Ş. her ne kadar dava dilekçesinde kazanın gerçekleştiği iddia edilen otoyolun işletilmesi, onarım ve bakımını üstlendiğini belitmiş olsa da sözleşme örneği dava evraklarında mevcut olmadığını, otoyol onarımının başvuran sorumluluğunda olmadığı durumda başvurunun husumet yokluğundan reddi gerekeceğinden ilgili hususun netleştirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber temerrüt tarihi olarak müvekkil şirkete başvuru tarihinden 8 iş gün sonrası esas alındığını,
somut olayda alacak miktar belirli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddini, karar verilmesini davanın öncelikle usulden reddini,
mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini,
asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedelinin yukarıda izah edildiği şekilde tespit edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının, uyuşmazlığa konu taşınmazın değerini ve dolayısıyla talep ve dava edebileceği alacak miktarını tam ve kesin olarak tespit etmesi mümkün olmasına rağmen; işbu talebin belirsiz alacak davası yoluyla ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından kaza tarihinde ... HİZMETLERİ A.Ş.'ye uzun dönem kiralanmış ve teslim edildiğini, 2918 sayılı KTK'nın 3. Maddesi uyarınca müvekkili şirketin işleten sıfatını kaybettiğini, müvekkili şirkettin aracının kaza tarihinde hem zorunlu trafik sigortası hem de kasko poliçesi mevcut olduğundan belirlenen tutarın; poliçe limitleri dahilinde önce ZMSS poliçesinden, ZMSS poliçe limitleri yeterli olmadığı taktirde İMMS poliçesi kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılanması gerekmekte olduğunu, kusur oranlarının tespiti için olay yerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerektiğini, Davacı yan tarafından, işbu dava ile talep edilen bedele ilişkin; kazaya karışan aracın hasar tarihinde geçerli ZMMS ve İMMS poliçesi kapsamında tazmini maksadıyla sigorta şirketlerine başvuru yapılmış ve sigorta şirketlerince davacı yana herhangi bir ödeme yapılmışsa tüm talepleri konusuz kalmış olacağını, müvekkil şirket hakkında açılmış işbu hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın öncelikle, uzun dönem araç kiralama sözleşmesi nedeniyle müvekkil şirketin işleten sıfatını kaybetmesi, dolayısıyla davalı sıfatına haiz olmaması nedeni ile husumetten reddine, aynı kanaatte değil ise Davanın Müvekkil Şirket Yönünden Reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

- .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları,
- SBGM'den gelen cevabi yazı,
- 2025/... Arabuluculuk Son Tutanağı,
- Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/02/2026 tarihli bilirkişi kök raporu.

Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasında davacının işleteni olduğu otoyolda oluşan hasar nedeniyle davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Makine Mühendisi ve Sigorta uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 10/02/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "..Davacının 6.500 TL değerinde takip başlattığı anlaşılmakta olup dosyaya sunulan Bariyer Kol faturası incelendiğinde, 10.11.2022 tarihli faturayla 100 adet bariyer kol satın alındığı ve Bariyer kolun birim fiyatının 6.352,9 TL * KDV olduğu tespit edilmektedir. 2022 yılında 6.352,9 *KDV fiyatla satın alınmış bariyer kolun 27.10.2025 dava tarihi itibariyle aradan geçen yaklaşık 3 yıla rağmen 6.500 TL olarak tazmin edilmeye çalışıldığı anlaşılmakta olup 6.500 TL fiyatın kadri marufunda olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır.
Kazaya ait Davacının tek taraflı olarak tutanak tuttuğu anlaşılmakta olup ; ... plakalı aracın bariyer kola vurup kaçtığı yönünde tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır. Kaza kamera kaydının incelenmesi sonucunda ... plakalı araç sürücüsünün bariyer kol kapalıyken çok hızlı şekilde geçmeye çalıştığı ve bu esnada kola vurarak kolun kırılmasına sebep olduğu tespit edilmektedir. Video incelemesinde havanın açık ve güneşli olduğu, kazanın söz konusu olduğu bariyer kolun kulvarında başka bir aracın geçiş yapmadığı, arka arkaya geçişlerin olmadığı ve yolda geçişe engel olacak cisim, çalışma, engel vs olmadığı ve aracın çok hızlı gelmesi sonucu henüz kolun aracı algılamadan ve yukarı kalkmadan aracın hızla geçmeye çalıştığı tespit edilmektedir.
... plakalı araç sürücüsünün; 2918 sayılı KTK'nun 52/b maddesi uyarınca hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği için %100 Asli kusurlu olduğu, Geçişteki kollu bariyerin düzgün çalıştığı tespit edildiğinden işletmecisi Davacı ... AŞ'nin KUSURSUZ olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır. Sigorta mevzuatı yönünden araç sahibi ve şirketin sorumlu olduğu, ancak uzun dönem kiralamadan kaynaklı araç sahibinin işleten sıfatı ortadan kalktığı için sorumluluğunun bulunmadığı, sigorta şirketi ise cevap dilekçesi ekinde 15.05.2025 tarihli 7.496,42.-TL ödeme yaptığına dair dekont ibraz ettiği ve bu ödeme ile bakiye alacağın kalmadığı.." görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, 10/04/2022 tarihli trafik kazasında davacının işleteni olduğu otoyolda oluşan hasar nedeniyle davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı ile takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde davadan önce ödeme yapıldığını beyan etmiştir.
Davacı vekili celse arasında davayı geri alma talebinde bulunmuş; taraflara mahkememizce tebliğ edilmiş ancak davalıların geri almaya açık rıza göstermedikleri görülmüştür.

Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi tarafından davalıya talep edilen zarar için 15/05/2025 tarihinde ödeme yapıldığı, işbu davanın 27/10/2025 tarihinde açıldığı görülmekle davacının tazminat talebine konu bakiye alacağının bulunmadığı görülerek davacının davasının reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,

5-Davalılar yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 6.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

6-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2026