Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında davalı üzerine kayıtlı işletme olduğu ve bu işletmenin müşteri portföyünün müvekkile devri hususunda sözlü olarak anlaşıldığı, Davalı taraf bu sözleşme gereği,aylık 600.000 TL lik baharat satışı yaptığını iddia etmiş olduğu, 200 e yakın müşteri portföyünü davacı ile tanıştırarak, müşterileri ile müvekkil arasında alışveriş yapmaları için davacıyı önerecek telefon bilgilerini müvekkilim ile paylaşmış olup,kendisi bu müşteriler ile alışveriş yapmadığı, davacı ise karşılığında tek seferde 590.000 TL davalıya ödeme yapacağı hususunda anlaşıldığı, davacı anlaşmanın sağlanması üzerine ---- plaka sayılı aracı 500.000 TL bedele mahsuben 26.05.2025 tarihinde ----.Noterliğinin ------ yevmiye nolu satış sözleşmesi ile davalı adına devrettiği, aynı tarihte 90.000 TL nakit bedeli de davalının banka hesabına havale ettiği, davalı tarafça davacının ödemeleri yapması sonrasında kendisine 1 sayfa telefon numarası verildiği ancak müvekkilin aradığı numaraların aynı firmalara ait telefon numaraları olduğu, Davalının müvekkil ile 2 ya da 3 firmaya birlikte gitmesi,başkaca firmalar ile davacıyı tanıştırmaması, Aylık 600.000 TL satışın imkansız olmasının,davalının bahsettiği gibi bir müşteri veya satışın mümkün olmadığının müvekkilce bizzat tespit edilmesi üzerine, davalıya durum bildirildiği, Davalı taraf,kendisinin şehir dışına taşınacağını,başkaca bir şey yapamayacağını müvekkilime ifade etmiş ve bu görüşmelerden bir sonuç alınamadığı, Müvekkilim,sipariş edilen baharatların az miktarda olduğunu,müşteri portföyünün de davalının taahhüt ettiği sayının çok altında olması ile hata ve hile kandırılmış olduğunu anladığı ve iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğu Müvekkilim davalı taraf ile yapmış olduğu sözleşmeye güvenerek edimlerini yerine getirdiği, 590.000 TL bedeli kendisine ödediği, ancak davalı taraf edimini yerine getirmediği, sözleşmeye aykırı etmiş ve davacıyı zarara uğrattığı, davacının adına kayıtlı aracı bedelsiz devralan ve üzerine 90.000 TL nakit ödeme alan davalı taraf, müvekkilimi gerçeğe aykırı beyan ve taahhütleri ile ikna ettiği ancak sonrasında müvekkilim ile hiç muhatap olmadığı, Davalı tarafın müşteri portföyü tanımı ile müvekkilime sunmuş olduğu kişilere yapmış olduğu satışlar incelendiğinde iddiamızın doğruluğu ortaya çıkacağı, müvekkilimden 590.000 TL tahsil eden davalı yanın karşı tarafa karşılığında yapmış olduğu bir hizmet veya mal söz konusu olmadığı gibi, yerine getirdiği bir edimi de söz konusu olmadığı, Aralarındaki sözleşmeye aykırı hareket eden edimini yerine getirmeyen davalı taraf kötü niyetli olup müvekkilimi zarara uğrattığı, maddi ve manevi zarar görmesine sebep olduğu, davacı ile davalı arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri ----- Arabuluculuk Bürosunun ----- numaralı dosyası ile yapılan görüşmeden de olumlu bir sonuç alınamamış ve iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğu, tüm bu nedenlerle davacıya karşı sözleşmesel edimini yerine getirmeyen davalıya ödenen 590.000 TL bedelin müvekkilime faizi ile iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.

Dava, Sözleşme ediminin yerine getirilmediği iddiasına dayalı ödenen bedelin tahsili talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. Somut olayda taraflar hakkında yapılan tacir araştırmasında tacir olmadıkları, davanın mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması ve tarafların tacir olması gerektiği, davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ----- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,

4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,

5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.