İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı vekili, müvekkilinin 2021 yılında İstanbul'da kurulduğunu, 4 yıldır faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini, kuruluş tarihinden önce de müvekkili şirketin kurucusu ...’ in ... ''...'' markasıyla ... 07.12.2021 tarihinden itibaren ... isimli pazaryeri üzerinden e-ticaret faaliyeti gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ticaret hayatına başladığı günden bu yana “ ...” markasını kullandığını, müvekkiline ait İstanbul ve ...'de iki adet mağaza bulunduğunu,
Kozmetik ürünü olarak çeşitli markalarıyla ... ülkelerinde tanınan müvekkilinin, tüketicilerine yüksek kalitede ürünler sağladığını, müvekkilinin özellikle kalıcı oje, protez tırnak sarf malzemeleri ve cihazları, ipek kirpik ile sarf malzemeleri ve cihazları dahil olmak üzere kalıcı makyaj ürünleri alanında Türkiye pazarında tanınırlığı ve bilinirliği olduğunu, müvekkilinin oluşturmuş olduğu bu markanın dünyaca tanındığını, ve TÜRK PATENT nezdinde de... tescil numarasıyla .. sınıfında tescilli "..." markasını kozmetik sektöründe aktif olarak müvekkili şirket tarafından kullanıldığını, bu davaya konu ihtilaflı "..." markasının da, müvekkili tarafından 2021 yılından bu yana protez tırnak sarf malzeme ve cihazları, ipek kirpik sarf malzemeleri ve cihazları ile kalıcı makyaj sektöründe kullanılmakta olup, 2021 yılından itibaren ''...'' tabelası ve ''...'' markası olarak kullanılarak satışa sunulduğunu, “...'' ibaresinin müvekkili şirketin tescilli ticaret unvanının da ayırt edici unsuru olup, müvekkilinin ''...'' şeklindeki ticaret unvanının 05.09.2022 tarihinde ... Ticaret Odasına tescil ettirildiğini, müvekkilinin ''...'' ibaresinin ayırt edici unsur olarak içeren marka ve ticaret unvanını 2022'den beri aralıksız
olarak kullandığını, davalı markası ile müvekkili markasının birbirleri ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının seçenek özgürlüğü varken müvekkilinin markasına bu derece benzer bir kelimeyi marka olarak seçmesinin kötüniyetini gösterdiğini, dava konusu markanın esas unsurunun coss ibaresi olduğunu davalının kozmetik kelimesini ekleyerek kullandığını, müvekkilinin markası ile iltibas oluşturduğunu, her iki markanın aynı mal ve hizmetlerde tescilli olduğundan tüketiciler nezdinde karışıklığa sebep olacağını, 2021 yılından beri müvekkili markasının sektörde tanındığını, müvekkili markalarının tescilli olduğu .... Sınıfta yer alan mal ve hizmetler ile davaya konu markanın tescilli olduğu ... ve .... Sınıf mal ve hizmetlerin aynı olduğunu, davalı başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davalının devamlı surette başarılı firmaların iyi bilinen markalarının benzerlerinin tescili için başvurularda bulunduğunu, açıklanan nedenlerle davalı adına diğer davalı Türk Patent Ve Marka Kurumu nezdinde ...tarih ve... no ile tescili yapılan “...” ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkememizin 02/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...davalının ... numaralı “... ibareli marka tescilinin, davacının tescilli “...markası ile davacının ... isimli ... sayfasında “...”, ... sayfasında yer alan ürünlerde “..." ibareli fiili marka kullanımları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı “...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Dava, TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU nezdinde 17.09.2024 tarih ve ... no ile tescilli “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davacı adına 06/12/2022 başvuru tarihli, ...numaralı "..." markasının ... Sınıfta tescilli olduğu, davalı adına 17/09/2024 başvuru tarihli, ... numaralı "..." markasının ... sınıfta tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Markaların Hükümsüzlüğü SMK md. 25/1’ de “Hükümsüzlük Halleri ve Hükümsüzlük Talebi” başlığı altında düzenlenmiştir. SMK md 25/1 uyarınca; 5’ inci veya 6’ ıncı maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecektir. Marka tescilinde mutlak ve nispi red sebepleri hükümsüzlük davasının yasal dayanağını oluşturmaktadır.
SMK md.6/1’ de; “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir şeklide düzenlenmiştir. SMK md. 6/1 uyarınca aşağıda karıştırılma ihtimalinin unsurları dikkate alınarak benzerlik incelemesi yapılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki belgelere göre davacının... isimli ... sayfasında yer alan ürünlere ilişkin kullanımları ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen "..." markası arasında markaların bütünü itibari ile bıraktığı izlenim dikkate alındığında görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzerliğin bulunduğu, marka sahibinin markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisinin, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlı olduğu, bu kapsamda davacının “...” ibareli markasının ... sınıfta koruma altında olduğu, davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen “...” markasının ise.... sınıflarda tescil edildiği, davacının kalıcı oje, protez tırnak sarf malzemeleri ve cihazları, ipek kirpik ile sarf malzemeleri ve cihazları dahil olmak üzere kalıcı makyaj ürünleri alanında hizmet verdiği ve bu hizmetlerde markasını kullandığının anlaşıldığı, davalının markasının da aynı ve benzer alanlarda tescilli olduğu, sonuç olarak her iki tarafın markalarının aynı alanda ve aynı/benzer sınıfta korunduğu ve kullanıldığının anlaşıldığı, firmaların hizmet verdiği kitlenin özel bir tüketici grubu ya da uzmanlık/ihtisas sahibi bir tüketici grubu olmadığı, bu sebeple ortalama tüketici kitlesinin dikkate alınması gerektiği, davalının tescilli “coss kozmetik” markasının davacının tescilli markası ile aynı zamanda çağrıştırma sebebiyle bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu ve iltibas yarattığı kanaatine varıldığı anlaşılmakla SMK m. 6/1 ve m. 25 doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı adına... tarih ve... no ile kayıtlı “...” ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalının hükümsüzlüğüne karar verilen “...” markasını kararın kesinleştikten sonra kullanmasının önlenmesine, bu çerçevede davalının söz konusu markayı ürün ve/veya hizmetler üzerinde kullanmasının, bu markayı taşıyan ürünleri veya hizmetleri depolamasının, elde bulundurmasının, satışa arzının, ithal ve ihracının önlenmesine, markanın davalı tarafından reklam ve tanıtım malzemelerinde, antetli kağıtlarda, irsaliyelerde, fiyat listelerinde, faturalarda ve sair basılı evraklarda kullanmasının ÖNLENMESİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan: 11.215,00 TL bilirkişi + posta gideri ve 1.230,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 12.445,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen hükümsüzlük talebi yönünden hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair tarafların yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026