İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili -------- sorumluluğunda bulunan, --------- İlçesi, --------- Mahallesi, --------- Sokak No:-------- adresinde yer alan içme suyu şebeke hatlarının davalı -------Ş. tarafından yürütülen kazı çalışması sırasında hasara uğratıldığını, bu olay sonucunda, 47 m3 su zayiatı meydana geldiğini, hasarın müvekkili tarafından onarıldığını ve bu kapsamda 37.067,68 TL tutarında zarar oluştuğunu, hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazı çalışmasının doğrudan davacı tarafından yürütüldüğünü, müvekkil şirketin yalnızca kabloların deplasesi işlemine katıldığını, hasarın ---------- kendi faaliyeti esnasında ve kendi tesislerinin teknik yetersizliğinden kaynaklandığını, bu nedenle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.Uyuşmazlık konusu hakkında elektrik elektronik mühendisi bilirkişisinden alınan raporda özetle; Olayın 16-17 Eylül 2024 tarihlerinde meydana geldiği, --------- ekiplerinin--------- çağrısı üzerine sahaya giderek mevcut elektrik kablolarının mevzuata uygun şekilde tesis edildiğini tespit ettiği, ilk gün dar kazı alanı nedeniyle müdahale yapılamadığı, ertesi gün alan genişletildikten sonra yalnızca kablo deplase işlemi gerçekleştirildiği, su hattı onarımının ise --------- tarafından yapıldığı, ---------- Belediyesi kayıtlarına göre olay yerindeki kazı ruhsatlarının yalnızca--------- adına düzenlendiği ve ----------- adına herhangi bir kazı ruhsatının bulunmadığı, uyuşmazlığın doğrudan bir altyapı kırığı veya fiziksel hasardan değil, --------- kendi hattına zamanında müdahale edememesi nedeniyle oluşan işletme gecikmesinden kaynaklandığı, boşa akan su miktarının bu gecikme süresince meydana geldiği, -------- bağımsız kazı yapan taraf olmadığı, yalnızca kamu hizmetinin devamı amacıyla kabloları geçici olarak uzaklaştırdığı, mevcut altyapıların aynı güzergâhta bulunmasının şehir altyapılarında teknik olarak sık karşılaşılan bir durum olduğu ve bunun tek başına kusurlu davranış sayılamayacağı, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil sorumluluğu için gerekli hukuka aykırı fiil, kusur ve illiyet bağının somut olayda oluşmadığı,---------- mevcut mevzuata aykırı davranışının veya ---------- altyapısına doğrudan zarar verdiğinin tespit edilemediği yönünde rapor tanzim edilmiştir.Somut olayda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı --------- tarafından davalı --------.Ş. aleyhine, içme suyu hattında meydana geldiği ileri sürülen zarar nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, ---------Belediyesi kazı ruhsat kayıtları ile hükme elverişli, denetime açık ve teknik inceleme içeren bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde; olay tarihinde dava konusu bölgede davalı şirket adına alınmış herhangi bir kazı ruhsatının bulunmadığı, davalının bağımsız bir kazı veya altyapı çalışması yürütmediği, yalnızca davacı kurumun talebi üzerine mevcut enerji kablolarının deplase edilmesi amacıyla sahada bulunduğu, su hattındaki arızaya ilişkin asıl müdahale ve onarım faaliyetinin ise davacı kurum ekiplerince gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, davalı şirketin dava konusu zarara neden olacak şekilde hukuka aykırı, kusurlu veya ihmal teşkil eden bir eyleminin teknik verilerle ortaya konulamadığı, aksine meydana gelen su kaybının esas itibarıyla arızaya müdahale sürecindeki gecikme ve altyapı koordinasyon eksikliğinden kaynaklandığının tespit edildiği, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için gerekli olan hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının somut olayda birlikte gerçekleşmediği, davalı şirkete atfedilebilecek kusurlu bir davranış ile iddia olunan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, sonuç itibariyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 633,08 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 98,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen miktar üzerinden davalı vekili için takdir olunan 37.067,68 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026