Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete ait --------- şasi numaralı --------- model treyler (dorse), 16.11.2024 tarihinde ------- Limanı'nda ---------- operasyonu sırasında hasar gördüğünün, bu duruma ilişkin ----------Ş. Tarafından hazırlanan durum raporundan, liman koordinatörü ve görevlileriyle yapılan görüşmeler ile video kayıtlarından hasarın hatalı sehpa yerleştirmesi nedeniyle mafi aracının yanlış noktadan kaldırma yapmasından kaynaklanarak aracın kırıldığının tespit edildiğini, araçta -------- tarafından yapılan incelemede kalıcı deformasyon tespit edildiği için tadilatın uygun görülmediğini, deveboynu bölgesinin değiştirilmesi gerektiğini, gerçekleşen hasardan dolayı liman işletmecisi olan müvekkilin sorumlu olduğunu, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat talebi ile sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebi ; 200,00 EURO Onarım Maliyeti Bedelinin, 200,00 EUOR İkinci Nakliye Organizasyonu Bedelini, 200,00 EURO Kırık Dorsenin Fabrika Nakliyesi Bedelinin (Teslim ve Geri Alınma), 200,00 EURO İş Kaybı ve Bekleme Ücreti Bedelinin (16.11.2024 - 18.12.2024 arası; şoför ve çekici maliyetleri), 200,00 EURO Araç Değer Kaybı Bedelinin bilirkişi incelemesi ile alacak tam ve kesin olarak ortaya çıktığında genişletme yasağına tabi olmaksızın artırmak kaydıyla (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) olay tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizinde, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğu davalarda, faaliyet gösterdiği sektöre ilişkin ileri seviyede bilgi sahibi olduğu, faaliyeti gereği kullandığı araç ve gereçlerin, sağladığı ve aldığı tüm hizmetlerin bedellerini bildiği veya en azından basiretli bir tacir olarak bilmesi gerektiği nedenleriyle belirsiz alacak davasının açılmasındaki hukuki menfaatin bulunmadığını bu nedenle belirsiz alacak olarak eldeki davanın açılamayacağını, Müvekkilin sorumluluk çerçevesinin dışında olan kusurlu sehpa yerleştirmesi nedeniyle yükün çok önden taşınmak zorunda kalındığını, davacının dorsesinin kırılmasından sorumlu kişi bizzat davacının kendisi ve dava dışı ---------- firması olduğunu, müvekkilin ne terminal işletmecisi olarak ne de başka bir şekilde hasarın oluşmasında doğrudan veya dolaylı sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki davacı, kendisi üzerine düşmesine rağmen talep ettiği zarar kalemlerinini ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, işbu davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının beyanlarından iddia olunan hasarın terminal çalışanlarının kusuruyla değil, gemi mürettebatının kusuru nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle de davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık; Davacı şirkete ait dorsenin 16/11/2024 tarihinde -------- limanında --------- operasyonu sırasında hasarlanması sonucu kusur tespiti, dorsenin onarım maliyeti, ikinci nakliye organizasyon bedeli, kırık dorsenin fabrika teslimi bedeli, yapım sürecinden kaynaklı iş kaybı ve bekleme ücreti ile dorsede oluşan değer kaybı bedelinin davalılardan tazminine ilişkindir.Somut olayda; Davacı şirkete ait dorsenin 16/11/2024 tarihinde --------- Limanı’nda gerçekleştirilen --------- yükleme/tahliye operasyonu sırasında hasarlanması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararların, dorsenin onarım bedeli, ikinci nakliye organizasyon gideri, kırık dorsenin fabrika teslim masrafı, yapım/onarımdan kaynaklı iş kaybı, bekleme ücreti ile araçta meydana geldiği iddia olunan değer kaybının davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın temelini deniz yolu taşımacılığı kapsamında gerçekleştirilen-------- operasyonu sırasında meydana geldiği ileri sürülen zarar ve buna bağlı sorumluluk ilişkisinin oluşturduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen deniz ticaretine ilişkin hükümler ile aynı Kanun’un 5. maddesi ve 5136 sayılı Kanun kapsamında kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görev alanına ilişkin düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; gemi, liman, yükleme-boşaltma, taşıma ve ---------- operasyonlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların deniz ticaretinden doğan ihtilaf niteliğinde bulunduğu, somut olayda da zararın doğrudan ----------- operasyonu sırasında meydana geldiğinin iddia edildiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin deniz taşımacılığı ve liman operasyon faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından HMK’nın 114/1-c ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ---------- olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Açılan davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ----------Asliye Ticaret Mahkemeleri (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) olduğuna,

2-HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ---------Asliye Ticaret Mahkemesine (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) gönderilmesine, belirtilen süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, davacı ve davalı ----------Ş. Davalı ---------- ve İhbar olunan ----------- vekilinin yüzüne karşı verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026