İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı-borçlu şirket arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini, anlaşma gereği müvekkili şirketin, nakliye hizmeti vererek bu hizmetleri fatura etmeyi, davalının da, işbu faturaların karşılıklarını müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin, davalı ile arasındaki ticari iş ilişkisi sebebiyle üstlendiği yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmiş ve bu hizmetlerin karşılığı olarak ekte sunulan faturaları düzenlemiş olduğunu, ancak davalı şirketin, şifahen yapılan uyarılara rağmen fatura bedellerini müvekkili şirkete ödemediğini, davalı şirketin itirazının iptalinin gerektiğini, davalının müvekkili şirketin bakiye fatura alacağının likit ve muayyen olmasına rağmen icra dosyasında borcu, borcun ferilerine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini beyan ederek, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının menkullerine, gayrimenkullerine ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacağına ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı şirket tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen yemek hizmeti nedeniyle düzenlenen faturayla ilgili cari hesaba ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 07/07/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 84.825,83 TL cari hesaba konu fatura alacağı yönünden 18/04/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 25/04/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu yemek hizmetine ilişkin fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 27/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı ... tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı ... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 18.09.2025 tarihinde T.C. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı tarafın davalı ... kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2022 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin Yapıldığı olduğu, Davacının 31.12.2022 tarihinde 67.634,92 TL Alacaklı Görülmüştür. Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2022 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır Davacı) ... tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı ... e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ...faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Davacı ...cari hesaba konu faturadan dolayı işlemiş faiz alacağının 61.286,47 TL hesap edildiği, ancak davacı ... takip talebinde işlemiş faiz olarak 17.190,91 TL talep etmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacı ...davalı yandan 17.190,91 TL işlemiş faiz alacaklı olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu hizmetin ifası ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 13/02/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri incelenmiş düzenlenen 26/01/2026 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi olan 20/04/2025 tarihinde faturadan kaynaklı davacının 67.634,92 TL alacaklı olduğu, cari hesaba konu faturadan dolayı işlemiş faiz alacağının 61.286,47 TL hesap edildiği, ancak davacı ... takip talebinde işlemiş faiz olarak 17.190,91 TL talep etmiş olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,

1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan 67.634,92 TL asıl alacağın, 17.190,91 TL faiz alacağı bakımından itirazın iptaline, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,

2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 16.965,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.794,45 TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.024,49 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.769,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.024,49 TL peşin harç, 175,00 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.814,89 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 9.860,00 TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,

8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026