İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle Müvekkili şirketin, otomotiv sektöründe bakım, onarım konularında hizmet akdi çerçevesinde piyasada ticari faaliyet gösterdiğini, davalı şirketinin de piyasada turizm ve bu amaçlı taşımacılık işleri konularında faaliyet gösterdiğini, iş bu ticari faaliyet çerçevesinde, davalı şirketin, müvekkili şirketten bakım onarım hizmeti aldığını, buna yönelik, 07.11.2024 tarihli yapılan işler başlıklı belge, 07.11.2024 tarihli müşteri istek ve kabul formu başlıklı belge, 19.12.2024 tarihli yapılan işler başlıklı belge, 19.12.2024 tarihli müşteri istek ve kabul formu başlıklı belgenin dilekçelerine ekli olduğunu, davalıya 29.11.2024 tarihinde ve 11.11.2024 tarihinde iki adet elektronik faturanın iletildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine, davalı borçlu aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının, dayanak icra takibine haksız ve hukuka aykırı itirazı sebebiyle huzurda görülen itirazın iptali davasının ikame zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkili şirketin, davalıdan olan dava konusu alacağının, elektronik fatura, ticari kayıtlar ile sabit ve likit olduğunu, bu sebeple davalı tarafın kötüniyetinin yoğunluğu da gözetilerek dava konusu alacağın %100’ünden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ettiklerini, neticede davanın kabulüne, davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının asıl alacak olan 44.500,00 TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacak üzerinden talepname koşullarında ticari avans faiziyle birlikte devamına, haksız ve kötü niyetli davalının, dava konusu alacağın %100’ünden az olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davanın yasal sürede açılmadığını, iş bu nedenlerle davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin, davacının iddialarının aksine kendisine ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu durumun tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde açıklığa kavuşacağını, aynı zamanda davacı tarafından düzenlenen ve müvekkili tarafından ödenmediği iddiasında bulunulan faturaların ticari kayıtlarında bulunmadığını, bu durumda faturalara dayanılarak talep edilen alacak kaleminin likit olmadığını gösterdiğini, süresinde müvekkili şirkete ibraz edilmemiş fatura ve fişlerden dolayı, zaten herhangi bir hizmet almamış olan müvekkilinin bu alacaklardan dolayı sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, bu nedenle var olmayan bir alacağa dayanılarak haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığa dayanak teşkil ettiği iddia edilen faturaların tek başına bir alacağın varlığını kanıtlamaya yetmeyeceğinin yargıtay içtihatlarında da yer bulduğunu, davacının faiz ve ferilere ilişkin talepleri de afaki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının alacak iddiasını kabul etmemek kaydı ile bir an için alacaklı olduğu düşünülse dahi talep ettikleri faiz ve inkar tazminatının yasal bir dayanağının bulunmadığını, reddinin gerektiğini, usule ilişkin itiazlar çerçevesinde davanın usulden reddine, mahkemece davanın esasa girilmesi halinde iş bu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddine, davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve AAÜT’sinde belirtilen yasal vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturayla ilgili cari hesaba ilişkin başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 06/08/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 44.500,00 TL cari hesaba konu fatura alacağı ile 13.305,85 TL faiz olmak üzere toplam 57.805,85 TL yönünden 30/06/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 03/07/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu etiiği fatura nedeni ile ile bakiye alacaklı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK’nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu,Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 30.06.2025 tarihinde T.C. Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Tarafların Ticari Defter ve belgelerinde, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde Ödemelerin Yapıldığı olduğu, Görülmüştür. Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği fatura, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine delil olabilecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır Davacı ... Otomotiv tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki Hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olmuştur. Dosya kapsamında sunulan teknik servis belgeleri ile fatura ve muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; fatura konusu hizmetin taraflar arasında ticari ilişki çerçevesinde gerçekleştirildiği, işlemlerin belgeye ve karşılıklı muhasebe kayıtlarına dayandığı kanaatine varılmıştır Tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede; taraf kayıtlarının birbirini teyit ettiği, her iki tarafın muhasebe kayıtlarında da 31.12.2024 tarihi itibarıyla 44.500,00 TL tutarında bakiye Borç / Alacak bulunduğu, Kayıtlar arasında herhangi bir çelişkiye rastlanmadığı tespit edilmiştir. Alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı değerlendirilmiştir. Ancak mahkemenizce İşlemiş Faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise ;Davacı yanın cari hesaba konu faturadan dolayı işlemiş faiz alacağının 11.750,79 TL hesap edildiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize aittir. Davacının yanın davalıdan kaydı olarak Asıl Alacak 44.500,00 TL tutarında Alacaklı olduğu davacının talep edebileceği faiz tutarının 11.750,79 TL olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190,200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
"...HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa teslim edildiği ve fatura konusu alacağa hak kazanıldığını ispat etmeye yeterli değildir. Ancak somut olayda, taraflar arasında davalı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı çok sayıdaki sipariş sözleşmeleri kapsamında, davacı satıcı şirket tarafından davalı alıcı şirkete ürünlerin teslim edildiği, buna dair faturaların ve sevk irsaliyelerinin düzenlendiği, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve delil niteliğine haiz olduğu ve özellikle faturalarla ilgili BA ve BS formlarının ilgili vergi dairesine bildirildiği ve faturaların davalı defterlerinde yer aldığı dikkate alındığında, davacı tarafın takibe konu etmiş olduğu alacak iddiasını ispat ettiğinin kabulü isabetli bulunmuştur. Karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin aksine iddiaları ve istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Tarafların defterleri üzerinde SMM bilirkişisi ve teknik belgeler üzerinde Makina Mühendisi bilirkişisi ile inceleme yapılmış olup 03/02/2026 tarihli raporda davacı ve davalı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın BA kaydında yer almasa da davalı defterlerinde de davacının 44.500,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı BS kaydında ve defterlerinde de takibe konu faturanın kayıtlı olduğu, faturalar ile teknik belgelerin uyumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasını ispatlandığı, takibe konu miktar kadar alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ve davalının ticari ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,

1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 44.500,00 TL asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,

2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 8.900,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.039,80 TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.424,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 18.840,00 TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,

8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 44.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026