İtirazın İptali

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigortalısı Davalı ... Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ... Plaka sayılı aracını 03.08.2023 tarihinde .... poliçe numarası ile sigortaladığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan aracın 28.05.2024 tarihinde seyir halindeyken, İstanbul/ŞİŞLİ ... Mah. ... sok. çağlayan istikametine seyir halindeyken park halinde bulunan ... Plakalı araca çarpıp kaçarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini ve bunun sonucu maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonrası fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere kazaya sebebiyet veren sigortalı davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, gerçekleşen kaza sonrası zarar gören ... Plakalı araç sahibine, 17.000,00 TL TL hasar tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, sürücünün olay yeri terk etmesi ağır kusuru nedeni ile sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı tazminatının rücuen tazmin etmek zorunda olduğunu, ödenen bu miktarın tamamından davalıların asli kusurlu olması sebebiyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğunu, sigortalıya, ödenen miktarın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Dairesi ... E.. sayılı takip dosyası ile borçlu/davalılara ödeme emri gönderildiğini ancak davalıların borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, ancak davalıların borca itirazının hukuka aykırı olduğunu, davalı şahısların, müvekkilinin ödemiş olduğu sigorta tazminatından ödeme tarihi 25.12.2024 itibariyle işleyecek faiziyle birlikte sorumlu olduğunu, bu itibarla, davalının takibe giren miktar olan 17.000,00 TL(1.128,99 TL takip öncesi işlemiş faiz) yönünden haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini, davalının haksız itirazlarının iptaline, bu miktarın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin rücuen tazmini istemiyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
İstanbul Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 01/09/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 17.000,00 TL asıl alacağı ile 1.128,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.128,99 TL yönünden 05/04/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak maddi hasarlı trafik kazasının gösterildiği, davalı tarafından 04/07/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle, davacı sigorta şirketinin, zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın "olay yerinden firar" rücu sebebine binaen alacağın tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, gerçek zararın (hasar ve değer kaybı) ne oldığı, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, borcun zamanşımına uğrayıp uğramadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının ödediği gerçek zararının tespiti ve davcının rücu alacağı olup olmadığının tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 1302/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "... plakalı aracın firari sürücüsünün maddi hasarlı kaza tutanağına istinaden olay yerini terk ettiği; ... plakalı aracın firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında ASLİ KUSURLU olduğu; ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’in trafik kazasının oluşumunda, kazanın oluş şekli dikkate alındığında KUSURSUZ olduğu; ... plaka sayılı aracın iskontolar uygulanmadan KDV dahil 23.400.-TL, bedel ile onarılabileceği, bu bedelin kadri maruf olduğu, dava konusu kaza tarihi ile hasarın uyumlu olduğu; ... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olması sebebiyle, araç maliki davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı yönetmelikler gereği dava dışı ...’in mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta kaza sonucunda gerçekleşen zarardan sürücünün kusuru nispetinde %100’ü oranındaki kısmından araç maliki ve işleteni olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; Gerçekleşen zararın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile ... plaka sayılı aracın maliki, davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 03.08.2023 başlangıç 03.08.2024 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; Dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL, olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu, artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; Gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ...’in mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta meydana gelen maddi zararın davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Maddi Tazminat Teminat limitinin araç başına 200.000,00 TL tutarındaki poliçe limitini aşmadığı; 28.05.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; Davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 oranındaki kusuru nispetinde, ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatı ile davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından zarar gören ... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ...’e ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez 25.12.2024 tarihli ödeme dekontu ile 17.000,00 TL maddi zarar tazminat tutarının ... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ...’e ödendiği, bu suretle tazminat yükümlülüğünün yerine getirildiği; ... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün olayın oluş şekli itibarıyla kazanın meydana gelmesinde heyetimizde görevli makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğu; Aracın firari sürücüsünün kazanın gerçekleşmesini müteakiben geçerli bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmak suretiyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 81/b-d maddeleri ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nu kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4-f maddelerini ihlal ettiği; .... plaka sayılı aracın firari sürücüsünün olay yerini terk etmesini gerektirecek şekilde araçta yaralı olduğu veya olayın gerçekleştiği mahalde sürücünün can güvenliğini tehdit eden unsurların bulunduğuna ilişkin dosya münderecatında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; Gerçekleşen kaza sonrasında kolluk güçlerine haber vermeden, zorunlu bir sebep olmadan olay yerinden ayrılmanın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B4-f maddesi gereğince sigortalıya rücu sebepleri kapsamında değerlendirildiği; T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin 13.02.2025 tarih ... Esas ve ... Kararı gereği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da rücu sebebi olduğunun hükme bağlandığı; Davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/f maddesine dayanarak, dava dışı ...’in mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zarar kapsamında ödediği 17.000,00 TL tutarındaki ana para tazminat bedelini ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ... Tic. Ltd. Şti.’ne karşı, rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır. Nihai değerlendirme ve takdir münhasıran Sayın Mahkemeye aittir. Zaman aşımı, ihbar yükümlülüğü vb. şartların değerlendirilmesi ile davacının masraf, vekâlet ücreti, faiz ve benzeri diğer istemleri ile ilgili taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin takdirin münhasıran Sayın Mahkemeye ait olduğu; "sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda sigortacının rücu hakkı, KTK'nın 95/2.maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.
Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" hali rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile davalı ... Tic. Ltd. Şti.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 03.08.2023 başlangıç 03.08.2024 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi düzenlendiği, 28.05.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 95/2.maddesi uyarınca sigortacı; tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Bu nedenle davalının kusurlarının olmaması nedeni ile sorumlu olunmadığı iddiası KTK'nın 95/2.maddesine ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre davacı sigorta şirketinin; ödediği tazminata ilişkin rücu talebini ancak akidine (-yani ZMM sigorta poliçesinin tarafı davalıya-) yöneltebilecek olması, rücuda işletenlik sıfatının değil, ZMM sigorta sözleşmesine taraf olmanın belirleyici olması karşısında gerekmektedir. (Bu husuta benzer yönde bkz; Yargıtay 17.HD'nin 2018/1410 Esas, 2018/4696 Karar sayılı ilamı) Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın rücuya ilişkin B-4. maddesinin (f) bendinde araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir.
Davacının rücu alacağı ve kusur bakımından Somut olay bakımından dosya incelenmekle; kaza tarihinin 28.05.2024 tarihli olduğu, KTK'nın 95. maddesi ve poliçe tanzim tarihindeki Genel Şartlar uygulanacağı, Genel Şartlar'da da istisnai durumlar hariç olay yerini terk tek başına rücu sebebi olarak kabul ediliğinden, trafik kazasının yaralamalı yahut maddi hasarlı olup olmadığına bakılmaksızın olay yerinin terk edilmesi durumunda, sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigortalısından (akidinden) yapmış olduğu ödemeyi rücuen talep edebilir. Bu durumda sigorta şirketi araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ve yapmış olduğu ödemenin gerçek zarar ile sınırlı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Kaza tespit tutanağı ile sigorta şirketinin olay yeri terki kanıtlamıştır. Terkin haklı sebebe dayalı olduğunu kanıtlama yükümlülüğü ise sigortalıya aittir. Davalı tarafça zorunlu nedenlerle olay yerinin terk edildiğinin ispat edilememiştir. Bu nedenle mahkememizce kazada zarar gören 3. kişiye ödenmesi gereken maddi tazminatın ne kadar olduğu hususunda (tespit edilen yada edilecek kusur durumu da nazara alınarak) konusunda ve davacının davalıdan rücuen talep edilebileceği gerçek zararın tespiti bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda maddi zarar kapsamında ödediği 17.000,00 TL tutarındaki ana para tazminat bedeli olduğu tespit edilmiş olup davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Davalı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,

1-İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptaline, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,

2- İİK'nın 67/2. maddesi şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.161,27 TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 545,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 18.820,00 TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,

8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 17.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026