BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; 19.08.2023 tarihinde İstanbul ili ... Mahallesi ... Caddesi No: 68 Avcılar adresinde, ... ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında Şirketlerine ait tesislerinin hasara uğratıldığını, hasar sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, rızaen ödenmeyen alacaklarının tahsili için Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edilmesi nedeniyle haksız itirazın iptali için dava açmak mecburiyeti hasıl olduğunu, söz konu hasar nedeniyle davacı müvekkili şirket çalışanı ... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, icra takibine ve işbu itirazın iptali davasına konu olaya ilişkin, günlük şantiye defterleri, arıza ölçüm eski -yeni muayene raporu, 19.08.2023 tarihli şematik, demontaj tutanağı, kazı hesaplama tablosu, hasar keşif tutarı formu, E fatura, icmal (H 41 tablosu), fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğunu, hasar sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, verdiği verilen hizmetlerin aksamaması adına onarım gerçekleştirildiğini, işbu itirazın iptali davasını ikame etmeden evvel taraflarınca dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, neticede davanın kabulüne, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, Küçükçekmece İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu alacağın %20'sinden (yüzde yirmisinden) aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olaya müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiilinin neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, öyle ki davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkili şirket'in ilgili birimleri ile gerekli görüşmeler gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmediğini, dava konusu hasarın müvekkil şirket çalışmalarından kaynaklanmadığını, müvekkil şirket tarafından davacı'nın tesislerine yapılmış herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu zarara müvekkili şirketin neden olduğu yolundaki iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, zira davacı yanca işbu iddiasının ispatına elverişli somut hiçbir delil ibraz edilmediğini, öyle ki davacı yanca ibraz olunan hasar tespit tutanağı ve sair belgeler ile fotoğrafların, dava konusu hasarı ispat kabiliyetinin bulunmadığını, hasar tespit tutanağı ve sair belgelerin, müvekkili şirketin iştiraki olmaksızın davacı yanca tek taraflı olarak tanzim edilmiş olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafından başlatılan haksız takibe itiraz etmekte haklı olduğunu, anılan takipte davacının kötü niyetli olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, davalıya ait ekipler tarafından davacıya ait adreste yapılan çalışmada davacıya ait tesislerin hasara uğratıldığı iddiası nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 16/12/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 7.425,03 TL hasara yönelik asıl alacak ile 2.905,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.330,08 TL yönünden 24/07/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından 07/08/2024 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacıya ait İstanbul İli, ... Mah., ... Cad. No: 68 Avcılar adresinde, 19/08/2023 tarihinde hasar nedeni davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, bir kusur var ise kimin, ne oranda kusurlu olduğu, davacının zararı var ise ne kadar olduğu, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Davacı tanığı ... 18/12/2025 tarihli celsedeki beyanında; "bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir. Tutanağın tutulduğu yer fabrika bölgesidir. Olay günü gittiğimizde trafonun orta ...'a ait ilaç kutuları oradaydı, biz çevreden de sorduğumuzda ...'ın orda kazı çalışması yaptığını söylediler. Yine de belediyeden ...'ın kazı çalışması yapıp yapmadığının teyidini alarak oluşan hasarı tespit edip tutanak altına aldık dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 18/12/2025 tarihli celsedeki beyanında; "bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir. Tutanağın tutulduğu yer fabrika bölgesidir. Olay günü gittiğimizde trafonun orta ...'a ait ilaç kutuları oradaydı, biz çevreden de sorduğumuzda ...'ın orda kazı çalışması yaptığını söylediler. Yine de belediyeden ...'ın kazı çalışması yapıp yapmadığının teyidini alarak oluşan hasarı tespit edip tutanak altına aldık dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların hâlli için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "19.08.2023 tarihinde İstanbul İli ... Mahallesi ... Caddesi No: 68 Avcılar adresinde ... A.Ş. adına düzenlenen ve ... Belediye Başkanlığı tarafından onaylanan ... numaralı kazı ruhsatı kapsamında gerçekleştirilen 'A.G. Kablo Arızası' kazı çalışması sırasında davacı ... A.Ş.'ye ait yeraltı altyapı güzergâhının hasara uğratıldığı hususu; Hasar Tespit Tutanağı, Günlük Şantiye Defterleri, fotoğraf, Hasar Keşif Tutarı Formu ve Avcılar Belediye Başkanlığı'nın müzekkere cevabındaki ruhsat bilgileri ile tespit edilmiştir. II. Kazı ruhsatı kapsamında ...'ın güzergahtaki mevcut altyapı tesislerini araştırmakla, gerekli önlemleri almakla ve zarar vermemekle yükümlü olduğu; buna karşın söz konusu yükümlülüğü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Güzergah boyunca konumlandırılmış ve AYBİS kayıtlarında tescilli bulunan ek oda ve menhollerin,... yeraltı altyapısının varlığına dair açık ve görünür teknik ikaz unsurları niteliğinde olduğu, kazıyı gerçekleştiren tarafın bu uyarı unsurlarını dikkate alarak gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır. III. Hasar onarımının davacının bünyesindeki personeli tarafından değil, taşeron firma ... tarafından gerçekleştirildiği; buna ilişkin H-41 icmal tablosu, günlük şantiye defterleri ve tanık beyanları ile belgelendiğinden, işçilik ve montaj bedellerinin hasar toplamına dahil edilebileceğine kanaat getirilmiştir. Hasar birim bedellerinin hasar tarihleri itibariyle piyasa rayiciyle uyumlu ve HATTA PİYASA RAYİCİNİN ALTINDA olduğu ve talep edilen hasar bedellerinin makul düzeyde kabul edilebilir bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda bu hususta ayrı başlık açılarak değerlendirme yapılmıştır. IV. Davacıya ait yeraltı boru/kablo hatlarının yetersiz derinliğe sahip olduğuna ya da mevzuata aykırı tesis edildiğine ilişkin somut, ölçülebilir ve teknik belgeye dayalı herhangi bir kanıt dosyaya sunulmadığından, davacının müterafik kusuru olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Takibin 7.425,03 TL asıl alacak + 2.905,05 TL. avans faiz olmak üzere toplam 10.330,08 TL. tutar üzerinden davalı ... ANONİM ŞİRKETİ (...) aleyhine devam edebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. İspat yükü ve kuralları TMK'nun 6. ve 7. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
HMK'nın 190. Maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiştir. Maddeye göre;"1- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.2- Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnaların dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi uyarınca; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kanun maddesinde de belirtildiği gibi, esas olan bir kimsenin kusuru ile başkasına verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü olmasıdır, ancak zarar her zaman yalnızca zarar verenin kusurundan doğmamaktadır.Zarar görenin (mağdur) kusurlu davranışının da zararın doğmasına veyaortaya çıkan zararın artmasına sebep olması mümkündür. Hatta zarar gören, zarara rıza göstermiş dahi olabilir.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; takip dosyasına konu hasar nedeni ile davacı tarafından hasar tespit tutanağı düzenlendiği, hasara konu yerin fotoğraflarının çekildiği bunların dosya içerisine sunulduğu anlaşılmıştır. Davacı düzenlenen tutanak ve fotoğraflardan davalı tarafından oluşan hasarın tazminini talep etmektedir. Davalı ise; zarara neden olanın davacının döşenmiş olduğu kabloların, yönetmelikte belirtilen özelliklere uygun olmadığından zararın oluştuğunu, davacının tam kusurlu olduğunu ve hasar ile eylem arasında illiyet bağı olmadığı yönünde itiraz etmiştir. 6098 Sayılı TBK 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK madde 50/1.fıkrası gereğince, zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup ispat yükü davacı üzerindedir. Bu kapsamda bilirkişi incelemesi ve tanık beyanları dikkate alındığında hasarın oluşumunda davalı kusurlu kabul edilmiştir. Dosya içerisindeki belgelerden anlaşıldığı gibi davacının zararının olduğu ve bu zararın davalının yaptırmış olduğu kazı neticesinde doğduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen 23/03/2026 tarihli raporun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla rapor da dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 7.425,03 TL asıl alacağın, alacağın 2.905,05 TL faiz alacağı tutarı üzerinden icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 2.066,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 175,00 TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.405,80 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.467,50 TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 10.330,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/04/2026