Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ---- ili, ---- ilçesi----kesişiminde, 09.08.2024 tarihinde davalı ----- Genel Müdürlüğü ve taşeron yüklenici firmalar tarafından yürütülen altyapı kazı çalışması sırasında, davacıya ait yeraltı telekomünikasyon hattının zarar gördüğü, söz konusu hasarın davalıların gerçekleştirdiği kazı faaliyetinden kaynaklandığı, hasarın aynı gün tutanak altına alındığı ve fotoğraflarla belgelendirildiği, hasarın giderilmesi amacıyla yapılan onarım çalışmaları sonucunda toplam 12.113,19 TL zarar oluştuğu, bu zararın davalılar tarafından karşılanmadığı, bu nedenle oluşan zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin talep edildiği beyan edilmiştir.

Davalılar---- Şirketi ve---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığı, ------) arasında imzalanan “2023 Yılı ---- Abone İşleri Daire Başkanlığı ---- Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşi (3)” altyapı işine ilişkin sözleşme uyarınca, belirtilen adreste mevcut eski hattın yenilenmesine yönelik çalışmalar, -----talimat ve onayı çerçevesinde yürütüldüğünü, davaya konu adreste müvekkili firmaların çalışmaları olsa da, hasar davacı tarafın döşemeleri usulüne uygun yapmamış olmasından kaynaklı olduğunu, davacı yanın, altyapı standart ve kurallarına aykırı şekilde, kablo döşediğini, bu teknik ve yapısal uygunsuzluk, zarar riskini bizzat doğuran ve artıran bir unsur olduğunu, bu nedenle, ortaya çıkan zararın değerlendirilmesinde davacının müterafik kusurunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davaya konu adreste yer alan hasar görmüş kablo, teknik şartnameleri uygun olarak döşenmediğinin görüldüğünü, yapılması gereken imalat üzerinde bulunması zorunlu olan koruyucu kaplama ile ------ bandajının mevcut olmadığı ve ayrıca imalatın etrafında bulunması gereken koruyucu dolgu niteliğindeki kum malzemenin de kullanılmadığının tespit edildiğini, işin teknik şartnamelerine, ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine açık bir aykırılık teşkil etmekte olduğunu, imalatın eksik ve usulsüz şekilde gerçekleştirildiğini, söz konusu eksikliklerin davanın ekinde sunulan fotoğraf ve diğer belgelerle anlaşıldığını, sonuç olarak hasara konu ---- hatlarının yasal mevzuatında yazılı bulunan teknik şartnamelerine aykırı olduğu yeterli derinlikte imalatının yapılmadığı, dava konusu olay ile müvekkili şirketler arasında kusur, zarar ve illiyet bağı bulunmadığından, hukuki sorumluluk koşullarının oluşmadığını, bu doğrultuda, müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur unsuru bulunmadığı gibi, zarar ile müvekkili şirketin fiilleri arasında hukuken kabul edilebilir bir nedensellik bağı da mevcut olmadığını, dolayısıyla, haksız ve mesnetsiz olarak kendilerine husumet yönlendirilen bu davanın müvekkil firma yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenlerle; davanın usulden reddine, mahkeme aksi taktirde ise esastan reddine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili dava dilekçesinde özetle ; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkili idare ile -----adlı yüklenici firma tarafından "2023 Yılı ---- Abone İşleri Daire Başkanlığı kapsamında İmalatı" -----İlçeleri İçmesuyu ve Atıksu Hatları Yapım, Bakım ve Onarım İşi (3)" 16/10/2023 tarih ve ---- sayılı --- istinaden ----- numaralı Altyapı Kazı Ruhsatı ile "Atık Su Kanal yapıldığının tespit edildiğini, bahse konu adreste atıksu bağlantısı çalışması yapıldığının tespit edildiğini, sözleşme gereği müteahhit şirketin, kendi hesabına ve müvekkili idareden bağımsız olarak bu işi yapmayı üstlendiğini, bu nedenle diğer davalı, iş sırasında başkalarına zarar vermişse bile bundan bizzat kendinin sorumlu olduğunu, bağımlılık ilişkisi bulunmadığından müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını, dava konusu olayda müvekkili idare ile diğer davalı arasında istisna sözleşmesi yapıldığını, işin başından sonuna kadar şirketin kendi hesabına ve müvekkili idareden bağımsız olarak sözleşme konusu işi yapmayı üstlendiğini, bu nedenle iş sırasında verilen zararlardan müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağı, müteahhit şirketler ile yapılmış olan sözleşmeye ait “Teknik şartname”nin 9.meddede “Yeraltı Tesisleri” başlığı altında: “Bu yüklenimin yerine getirilişinde, işin başından sonuna kadar tüm yeraltı tesislerinde meydana gelecek tahribat, kaza ve çöküntülerden müteahhit firma sorumludur; bu nedenle yüklenici boru, büz, kablo vs bilcümle yeraltı tesislerinin emniyeti için bütün tedbileri almak zorundadır. ” denmek suretiyle müvekkil idarenin sorumlu olmayacağının hüküm altına alındığını, dava konusu bahsi geçen tarih ve adreste, "----Ortaklığı" adlı yüklenici firma tarafından "2023 Yılı ----- Abone İşleri Daire Başkanlığı kapsamında İmalatı"----Hatları Yapım, Bakım ve Onarım İşi (3)" 16/10/2023 tarih ve --- sayılı ---- istinaden ----- numaralı Altyapı Kazı Ruhsatı ile "Atık Su Kanal yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak İdaremize ait yüklenici firma uhdesinde yürütülen çalışmalar esnasında meydana gelen hasarlarda; hasara uğratılan farklı kurum/kuruluşlara ait birçok altyapı tesisinin, Altyapı Hizmetleri Yönergesi içeriğinde belirtilen teknik hükümlere uygun olmadığı hususu (derinlik, etiketleme /bantlama, kablo muhafaza boruları vb.) göz önünde bulundurulduğunu, meydana gelen hasarlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, dava konusu hasar, şayet verilmişse bile, davacının da belirttiği gibi sözleşme sırasında ve diğer davalı tarafından sözleşme konusu iş yapılırken verilmiş olduğundan müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğinden öncelikle davanın müvekkil idare açısından husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiği, müvekkil idareye hiç bir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğinden davanın esas yönünden de reddedilmesi gerektiği, dava dilekçesinde, davacının da belirttiği üzere, dava konusu hasarın oluştuğu iddia edilen yerde müvekkili idare tarafından ve idare elemanlarınca herhangi bir çalışma yapılmadığını, bir hasar verilmişse; bu durumun, o yerde iş yapan müteahhidin kusur ve sorumluluğunu gerektireceğini, müvekkil idarenin bu işi müteahhit firmaya ihale ettikten sonra müteahhit firma çalışanlarını seçme ve kontrol etme ve onlara talimat verme yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili idarenin işlerin yapılması sırasında gerek yüklenicinin yaptığı işi, gerekse de bu işin yapımında kullandığı elemanları seçme, kontrol etme yetkisi olmadığından bunların vermiş oldukları zararlardan da sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olayın incelenmesi sırasında davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiği, davacıya ait altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediğinin, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde kazı yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiği, bu hususun açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varabileceğinin mümkün olacağını, öncelikle görev ve husumet itirazlarının kabul edilerek görev ve husumet yönünden bu davanın reddine, husumet itirazı kabul edilmediği takdirde davanın esastan reddedilerek davacının yargılama giderleri ücreti vekalet ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, hukuki niteliği itibari ile -----adresinde 09.08.2024 tarihinde davalılar ----- Genel Müdürlüğü ve taşeron şirketleri -----Ortaklığı'nın çalışması esnasında davacı şirkete ait altyapı hasara uğratılması sebebiyle ve TBK md. 66 gereğince ----- Genel Müdürlüğünün de sorumluluğu olmak kaydıyla davacının uğradığı 12.113,19 TL zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.-----Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Dosya İnşaat Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 27.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dava konusu hasarın, davalılar tarafından gerçekleştirilen altyapı kazı çalışması sırasında meydana geldiği, hasar ile kazı faaliyeti arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu, hasarın oluşumunda yüklenici firmaların asli kusurlu olduğu, ---- Genel Müdürlüğünün iş sahibi sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, talep edilen 12.113,19 TL zarar tutarının teknik olarak uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;-----adresinde 09.08.2024 tarihinde davalılar ---- Genel Müdürlüğü ve taşeron şirketleri ------Ortaklığı'nın çalışması esnasında davacı şirkete ait altyapı hasara uğratılması sebebiyle ve TBK md. 66 gereğince ------ Genel Müdürlüğünün de sorumluluğu olmak kaydıyla davacının uğradığı 12.113,19 TL zararın davalılardan tahsilini talep ettiği, mahkememizce aldırılan denetime elverişli 27/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu hasarın davalılar tarafından gerçekleştirilen alt yapı kazı çalışması sırasında meydana geldiği, dolayısıyla sorumluluklarının bulunduğu, talep edilen 12.113,19 TL'nin kadri maruf olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Davacının davasının kabulüyle 12.113,19 TL tazminatın 09.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine

2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 827,45 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 212,05 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 12.113,19 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 615,40 TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 757,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.987,80 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,,

5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,

6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.700,00 TL ücretin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.