İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre
yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
I.DAVA: Davacı vekili; Borçlunun müvekkili --------- ile imzaladığı Sözleşme gereğince kullanılan --------- Referans numaralı ek hesap ve -------- referans numaralı kredi kartı borçlarından dolayı müvekkil bankaya toplamda 24.722,95 TL borçlu bulunduğunu, bu kapsamda -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun beyanlarla borca itiraz edilmiş, işbu itirazın taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazların iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına, kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline, iddia konusu borç bakımından usulüne uygun bildirim yapılmadığını, davacı tarafından söz konusu ihtarnamenin tebliğine ilişkin herhangi bir evrak da sunulmadığını, takibin açıkça haksız olduğu, temerrüdün henüz meydana gelmediğini bilmesine rağmen kötü niyetle takip yönelten davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davacı tarafça takibin açıldığı tarihte henüz muacceliyetin meydana gelmediği, takibe konu kredi borcunun yükletilmesinden önce usulüne uygun harcama itirazı bildirimi yapılmadığı açıkça bilinmesine rağmen bu hususlar gözardı edilerek müvekkiller aleyhine kötü niyetle takip yöneltildiğini, bu nedenle davanın reddi ile birlikte kötü niyetle takip yönelten davacı aleyhine, alacağın 20'sinden aşağı olmayacak şekilde belirlenecek kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ---------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasının tetkikinde; Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 24.722,95 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı yanın yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı yanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcut ise miktarı ve bu alacağın davalı yandan talep edilip edilemeyeceği, davalı yanın icra takibine itirazının haklı olup olmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;Davacı banka ile davalı arasında 03.05.2022 tarihinde kredi kartı sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalıya 10.000,00 TL (Onbin Türk Lirası) limitli --------- numaralı kredi kartı verildiği, yine davalı tarafından imzalanan bila tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi dayanaklı ---------- numaralı kredili mevduat hesabı açıldığı ve kullandırıldığı,
Kullandırılan kredi borcunun ödenememesi üzerine, davacı banka tarafından --------- Noterliği yevmiye no ile keşide edilen 28.06.2024 tarihli ihtarnamede özetle banka ile imzalanmış sözleşmeler uyarınca kredi kartı, kredili mevduat hesabına konu olan borçların 20.11.2024 tarihi itibarı ile kat edildiği, toplam 21.436,03 TL'lik borcun 1 gün içinde ödenmesi için süre verildiği, Davacı banka tarafından keşide edilen iş bu ihtarnamenin davalıya e-tebligat yolu ile yapılan tebligat sonucunda, davalının UETS mail adresine 27.11.2024 tarihinde ulaştığı, noter tebliğ şerhlerinden anlaşıldığı, iş bu maddeye istinaden; muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün olan 02.12.2024 tarihine göre ihtarnamede verilen 1 gün mehil sonucunda davalının 04.12.2024 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Kredi sözleşmesinde, banka kayıtları yönünden delil sözleşmesi niteliğinde düzenleme mevcut olduğu, bu düzenleme kapsamında taraflar arasında bir ihtilaf çıktığında banka kayıtlarının esas alınacağı açıkça düzenlendiği, bu hususunda tarafları bağlayacağından, mahkememizce banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişiden rapor aldırılmıştır.
Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır.Davacı bankaca davalı yana kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankaca İİK madde 68/b kapsamında hesabın kat edilerek noter kanalıyla davalı yana tebliğ suretiyle davalı yanın temerrüde düşürüldüğü, davalı yana noter ihtarnamesi ile verilen süreye rağmen dava konusu borcun ödenmemesi üzerine dava konusu takibin yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin HMK madde 193 doğrultusunda düzenlenen delil sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı bankanın kayıtları üzerinde HMK madde 266 kapsamında bilirkişi vasıtasıyla yapılan inceleme nihayetinde davacı bankanın takip tarihi itibari ile 23.803,19 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle, bu miktar yönünden davalının takibe itirazının haksız olduğu değerlendirilmekle, davanın kısmen kabulüne davalının takibe itirazının yukarıda belirtilen miktar yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davaya konu alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, bu durumda alacağa işletilecek akdi ve temerrüt faizinin hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine oranla özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8.maddesinin nazara alınması suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiği, anılan maddede "Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir" düzenlemesine yer verilmiş olmasına göre somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 88 ve 120 nci maddesi uygulanmayarak sözleşme hükümleri kapsamında belirlenen akdi faiz oranı ile bilirkişice tespit edilen temerrüt faizi oranı hükme esas alınmıştır.
İcra İnkar Tazminatı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı yan, dava dilekçesi ile itirazın iptali yanında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Dava konusu alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, likit (bilinebilir, belirlenebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Bu kapsamda, dava, kredi alacağının tahsili istemine yönelik itirazın iptali davası olup, dava konusu icra takibine esas alacak likit (bilinebilir) olmasına göre İİK'nın 67/2. maddesi gereği davalı yanın haksız itirazından dolayı davacı yararına, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1-Davalının --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün --------- E sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
7.639,03 TL kredi kartı ve 10.063,88 TL kredili mevduat hesabı asıl alacak tutarı için takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar --------- Bankasınca belirlenen gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla temerrüt faizi ve BSMV işletilmek suretiyle,
7.639,03 TL asıl alacak,
10.063,88 TL asıl alacak,
3.748,81 TL işlemiş faiz,
441,68 TL işlemiş faiz,
100,12 TL BSMV,
1.809,67 TL ihtarname masrafı, olmak üzere toplamda 23.803,19 TL üzerinden takibin devamına,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.626,00 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 23.803,19 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 919,76 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 9.091,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 8.752,79 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde-------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2026