Ticari Şirket (Fesih İstemli)

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili Mahkememize verdiği 14/11/2025 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın, SGK Emeklisi ve emekli maaşından başka hiçbir geliri olmayan orta halli geçimini sağlayan bir kişi olduğunu, müvekkilinin bir ve bir kaç kişi ile tanışıp, onlardan ihtiyacı doğrultusunda borç para aldığını ancak bu kişilerin kötü niyetli olup onun aldığı bu borç para üzerine yüksek faiz yapıp ve onun yaşlılık halinden rahatsızlığından dolayı onu kandırarak, onun adına yetkili olacağı bir şirket kuracaklarını ve onun para kazanmasını sağlayacakları yönünde, konuşmalar yaparak onu kandırdıklarını ve 01/02/2024 tarihinde İzmir ... Noterliği huzurunda ... ' ni kurup ...'ı da şirket müdürü olarak gösterdiklerini, müvekkili ...'ın bu şirketin ne olduğunu ne iş yapacağını veya yaptığını ve şirketin merkez adresinin neresi olduğunu bile bilmediğini, kurulan bu şirket ile hiç bir bağı ve ilişkisi de olmadığını, müvekkili adına hileli yollarla ve dolandırıcılık neticesinde kurulan tanımadığı bu kişiler tarafından da isimleri yazılı olan İzmir .... Noterliği'nin 19/02/2024 tarihli ve ... ve ... yevmiye no ile müvekkilini kandırarak kurulan bu şirket adına, banka, otomotiv, factoring işlemleri için yetki almaları nedeniyle de bu kötü niyetli dolandırıcı kişilerce yapılan işlemler ve tüm yasal olmayan yollarla yapılan maddi ve manevi işlemler nedeni ile müvekkili ...'ın büyük bir zarara uğratıldığını, bu kişilerce yapılan işlemler nedeni ile şirketin adı kullanılarak ve büyük maddi kayıplar ve zararlar neticesinde müvekkilinin çok büyük bir mağduriyet yaşadığını, halen açık olan bu şirket adına Maliye Bakanlığı tarafından ve Vergi Dairesi tarafından haksız ve yersiz vergi borçları çıktığını, çıkan bu borçlar nedeni ile hiç bir bağı ve ilişkisi olmayan müvekkilinin hem psiklojik hem ruhsal hemde ekonomik bir sıkıntı içine girdiğini, müvekkili ...'ın daha önceden kendi imkanları ile, bu kişileri İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiğini, İzmir dışından da bu şirket yüzünden ve bu kişiler tarafından da hakkında yersiz ve haksız olarak kanuna aykırı olarak açılan ceza davaları nedeniyle de büyük sıkıntılar yaşadığını, müvekkilinin bu dolandırıcılık şebekesinin ağına düşmesi ve kendisisinin üzerine atılı olunan bütün maddi ve manevi borç ve sıkıntıların sona ermesi için sahtekarlık yolu ile açılan bu şirketin biran önce iptal edilmesi ve kapatılması gerektiğini belirtmiş, kandırılma ve sahtekarlık yolu ile kanuna aykırı olarak müvekkili ... adına açılan ... Limited. Şirketi 'nin iptali ve şirketin kapatılarak müvekkili şirket yetki görev ve tüm unsurlarının da sonlandırılmasına karar verilmesini ve bu hususta işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket adına usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Davalı şirketin sicil dosyası celp edilmiş, incelemesinde; 01/02/2024 tarihinde kurulduğu, kurucusunun ve tek ortağının davacı ... olduğu belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça ... Limited. Şirketi 'nin iptali ve şirketin kapatılarak müvekkili şirket yetki görev ve tüm unsurlarının da sonlandırılmasına karar verilmesine yönelik olarak Mahkememizde dava açılmış ise de ; Limited şirketin feshine ilişkin TTK 636. Maddesinde " (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:
a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.
b) Genel kurul kararı ile.
c) İflasın açılması ile.
d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.
(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.
(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.
(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesinin bulunduğu, söz konusu düzenleme göz önüne alındığında TTK'nun 636/1-b bendi gereğince alınabilecek genel kurul kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilebileceği, şirketin tek ortağı olan ve tek başına her türlü kararı alma yetkisi bulunan davacı tarafından fesih davası açmak yerine genel kurul kararı alınarak şirketin feshine karar verilebileceği, davacının Mahkememizde fesih dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, HMK' nun 114/h maddesi gereğince dava açmakta hukuki yararın bulunmasının dava şartı niteliğinde olduğu, dava şartlarının varlığının HMK' nın 115/1 maddesi gereğince davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmasının ve dava şartı noksanlığı halinde HMK' nın 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle HMK' nın 114/1-h ve 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,

2-Eksik kalan 116,60 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına,

3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.09/04/2026