İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından verilen 14/04/2021 tarihli dava dilekçeside; Davalı alacaklı ... tarafından müvekkili aleyhine Kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, davalı tarafın icra takibine dayanak olarak, 02.07.2018 tanzim tarihli, 02.01.2019 vade tarihli 34.000 USD bedelli senet; 02.07.2018 tanzim tarihli, 04.02.2019 vade tarihli 35.000 USD bedelli senet; 02.07.2018 tanzim tarihli, 01.03.2019 vade tarihli 17.000 USD bedelli senet; 02.07.2018 tanzim tarihli, 01.04.2019 vade tarihli 34.000 USD bedelli senet; 02.07.2018 tanzim tarihli, 02.05.2019 vade tarihli 55.000 USD bedelli senet olup, toplam 175.000 Amerikan doları tutarında 5 adet senetten dolayı takip başlattığını, müvekkilinin icra takibine konu senetlerden dolayı davalı tarafa borcu olmadığını, davalı ...'nin kötü niyetli olarak bedelsiz kalan, boş bir şekilde müvekkilinden zorla aldığı senetleri icraya koyduğunu, davalı tarafın müvekkilini korkutarak zorla imzalattığını, hile ile teminat maksadıyla aldığını ifade ettiği senetler ile haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, Müvekkili ...'nın yaklaşık 30 yıldır ... İli ... İlçesi, ...'de,...adresinde yerleşik olan ...A.Ş. İsimli işyerinde çalıştığını, müvekkili yine ...'de saat alım-satımı yapan davalı ...'den 2015 yılı Kasım ayında 290.000 TL aldığını, akabinde aynı tarihlerde davalı tarafın müvekkili çalıştığı iş yerine geldiğini, müvekkiline verdiği 290.000 TL karşılığında, müvekkilini korkutarak senet imzalatmak istediğini, Senetlerin davalı tarafın iddia ettiği gibi değil, boş olarak ve zorla müvekkilinden alındığını, senetlerin üzerindeki farklı kalemlerle yazılmış yazılardan da bu durumun anlaşılacağını, davalı tarafın 2015 yılı Kasım ayında boş olarak, zorla müvekkiline imzalatarak Teminat olarak aldığını iddia ettiği senetleri 2018 yılında müvekkilinden almış gibi doldurduğunu ve üstelik de miktar kısmına Amerikan doları yazmak suretiyle tamamen kötü niyetli davranarak icra takibi başlattığını, İcra takibine konu edilen, bedelsiz kalan ve müvekkiline iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen mezkur senetlerin icraya konulması ve müvekkilinin ölümle tehdit edilmesi nedeniyle davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yapıldığını, Soruşturma numarası... olup, soruşturma halen devam ettiğini, soruşturma dosyasında alınan ifadelerin iddialarını doğruladığını, Müvekkilinin davalı tarafa borcu olmadığını, Müvekkilinin davalı tarafa alacağını fazlasıyla ödediğini, borcun fazlasıyla ödendiği için senetlerin iade edilmesi gerekirken iade edilmediğini, müvekkilinin 3 yıllık süreç zarfında ödemeleri yaparken davalıdan senetlerin iadesini istediğini, .... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, söz konusu icra takibi nedeniyle müvekkiline ait taşınmaza haciz konulduğunu, banka hesaplarının haczedildiğini, maaşına haciz konulmuş olduğunu, her ay müvekkilinin maaşından icra kesintisi yapıldığını, davalarının kabulüne karar verilmesini müvekkilinin ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmiş, davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; davaya konu senetleri zorla, hata, hile, gabin ve ikrah yoluyla alındığını iddia edildiğini, davaya konu senetlerin davacı borçlu tarafından davalı müvekkiline borcuna karşılık verdiğinin açık olduğunu, davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacı borçlunun borç senedinin hata hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu bildirerek borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davasını bir yıllık hak düşürücü sürede açması gerektiğini, davacı borçlunun dava dilekçesinde davaya konu senetleri 2015 yılı kasım ayında müvekkiline teslim ettiğini iddia ettiğini, davasının zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı yanın senetleri boş olarak teslim ettiği yönünde herhangi bir somut delili bulunmadığını, davacının korkutarak hile ile 2015 yılında teslim ettiğini iddia ettiği, iş bu senetlere yönelik müvekkilinin alacağına kavuşmak için ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında açılan icra takibi ve ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası akabinde bu menfi tespit davasına girişmiş olduklarını, dava dilekçesinde davaya konu senetlerin kendisi tarafından imzalandığını, müvekkilinden borç aldığını kabul ettiğini, müvekkilinin davacının takibe konu senetleri Amerikan doları yazmak suretiyle tamamen kötü niyetli davranarak icra takibi başlattığını, şeklinde beyan oluşturduğunu, ancak davaya konu senetler incelendiğinde dava konu senetlerin özü itibariyle USD senedi olduğunu, davacı yanın senetleri USD olarak tanzim ettiğini, davanın öncelikle usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde esastan reddine, kötü niyetli olarak açılan davada %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2021/267 Esas 2022/547 karar 15/09/2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ve 30/04/2025 tarihli ilamı ile kaldırılmış olup, kaldırma ilamında; "...HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra irade fesadı nedenine dayalı açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalının 2015 yılında davacıya 290.000 TL verdiğini, ancak karşılığında boş senetleri zorla ve tehditle imzalatarak aldığını, senetleri 2018 yılında doldurup toplam 175.000 USD bedelli olarak icra takibine konulduğunu, davacının aldığı borcu 2016-2018 yılları arasında fazlasıyla ödediğini ancak senetlerin iade edilmediğini, zorla alınan ve bedelsiz kalan senetler nedeniyle menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece "Davacı tarafından 12/02/2020 tarihinde ... CBS' nin...soruşturma numaralı dosyası ile şikayette bulunduğu, senetlerin düzenlenme tarihlerinin 02/07/2018 tarihi olup, icraya konulma tarihinin ise 04/07/2019 tarihi olduğu, menfi tespit davasının 14/04/2021 tarihinde açıldığı, davacının senetlerin zorla imzalattırıldığını iddia ettiği tarihten itibaren veya senetlerin icraya konulduğu tarihten itibaren 1 yıllık süreyi geçirdikten sonra Menfi Tespit davasını açıldığını, davacı davalının kendisini sürekli korkuttuğunu, ailesi konusunda tehdit ettiğini, korkutmanın kalktığı andan itibaren de bu davayı açtığını, Savcılığa şikayette bulunduğunu iddia etmiş ise de korkutmanın Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet tarihine ve davanın açıldığı tarihe kadar devam ettiğinin ispatlanamadığı, anlaşıldığından açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiştir. İrade sakatlığına dayalı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince korkutmanın Cumhuriyet Savcılığı'na şikayet tarihine ve davanın açıldığı tarihe kadar devam ettiğinin ispatlanamadığı, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, "İrade bozukluğunun giderilmesi" başlıklı, 6098 Sayılı TBK' nın 39. Maddesinde;"Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır." denilmektedir. TBK 39. maddesi uyarınca iradesi fesada uğratılmak suretiyle sözleşme yapan taraf korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iptal hakkını karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. İrade fesadı/tehdit iddiası her türlü delil ile ispatlanabilir ve iptal hakkının kullanılması belli bir şekle tabi değildir. Davacı korkutmanın ortadan kalması üzerine savcılığa başvurduğunu beyan etmiş olup, davalı ise davanın 1 yıllık süre içinde açılmadığını savunmuştur. Böyle bir durumda hak düşürücü sürenin hesabında davacının beyanının esas alınması gerekir. Zira davalı tarafın dan bu tarihten daha önceki bir tarihte davanın açılması gerektiği iddia ediliyorsa bunun davalı tarafından kanıtlanması gerekir. Somut olayda; davacının korkutmanın etkisinin savcılığa şikayette bulunduğu tarihte ortadan kalktığı iddiasının aksinin dosya kapsamında ispatının bulunmadığı, dinlenen tanıkların davacının yakın zamana kadar tehdit edildiğini söylediğine ilişkin olduğu, Yasal düzenlemede "... korkutmanın ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirme. Veya verdiği şeyi geri isteme.." şartı arandığından, yenilik doğrucu haklardan olan bu irade beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla sözleşme ile bağlı bulunmadığının bildirildiğini kabul etmek gerektiğinden (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2024 tarihli ... Esas- ... Karar sayılı kararı) mahkemece davacının savcılığa başvurmakla irade fesadı iddiasını 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürdüğü bu nedenle menfi tespit davasını süresinde açtığının kabulü ile, uyuşmazlığın esasına girerek dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirilerek, ceza soruşturmasının akıbeti de araştırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği..." yönünde karar oluşturulmuş olup, mahkememizce ...Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası getirilmiş, yapılan incelemesinde; davaya konu senetlere ilişkin davacı tarafından davalı aleyhine toplam 179.995,11 USD üzerinden icra takibinin yapıldığı görülmüştür.
Davacı, davalıdan 2015 yılında 290.000,00 TL borç para aldığını, aldığı parayı 2016-2017-2018 yıllarında aylık taksitler halinde 340.600,00 TL olarak ödediğini, 02/07/2018 tanzim tarihli toplam 175.000 USD bedelli 5 adet senedi kendisini korkutarak tehdit ile boş olarak imzalattığını iddia etmiş, davalı tarafta senetlerin davacının almış olduğu borç paraya karşılık düzenlendiğini, davacı tarafından alınan borç para karışlığında herhangi bir ödeme yapılmadığı savunulmuştur.
Dava konusu edilen 02/07/2018 tanzim tarihli 02/05/2019 vadeli 55.000,00 USD, 01/03/2019 vade tarihli 17.000 USD, 01/04/2019 vadeli 34.000 USD, 04/02/2019 vadeli 35.000 USD, 02/01/2019 vadeli 34.000 USD bedelli senetlerin üzerinde bedelinin nakden alınmış olduğunun yazılı olduğu, davacının davalıdan borç aldığını, borcunu ödediğini iddia ettiği, senetlerin bedelsiz kaldığına ilişkin elinde herhangi bir yazılı belgesinin bulunmadığı, bu kapsamda davalı ve davacının iddia ve savunmalarının birbirini doğruladığı, ispat yükünün senetlerin zorla, korkutarak imzalattırıldığını iddia eden davacı üzerinde olduğu, senetlerin tehdit ile korkutularak imzalatıldığı iddiası tanık delili ile de ispat edilebileceğinden davacı ve davalının göstermiş olduğu tanıkların dinlenilmesine karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanıkları ..., ..., ..., ...'ın senetlerin imzalanması sırasında davacının korkutulduğu, tehdit edildiği veya hileye başvurulduğu yolunda görgüye dayalı beyan ve bilgilerinin bulunmadığını, davacı ...' nın söylemlerinden davalı ... tarafından tehdit edildiğini öğrendiklerini beyan etmişlerdir. Tanıklardan sadece ... "... Yoldan geçerken ...'in davacının çalıştığı döviz bürosuna doğru kinayeli şekilde baktığını ve ...ya parmak salladığını..." bildirmiştir.
Davacı tarafından tehdit ve korkutularak zorla imzalattırılmış boş senetlerin bedelsiz kalmasına rağmen davalı tarafından icraya konulması ve ... tarafından tehdit edilmesi sebebi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulmuş, mahkememizce ... CBS' nin...soruşturma numaralı dosyası getirtilmiş ve dosyamız içerisine alınmıştır.
TBK 'nun 39. Maddesinde "...Yanılma veya aldatma sebebi ile yada korkutulma sonucunda sözleşme yapan tarafın yanılma ve aldatmayı öğrendiği yada korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemez ise sözleşmeyi onamış sayılacağı..." düzenleme konusu yapılmıştır.
Dava konusu edilen senetler kambiyo vasfında olup, bononun keşidecisi olan davacı bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız bizzat ödemek konusunda soyut bir vaat de bulunmaktadır. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmamasıdır. Kambiyo senetlerinin tehdit, korkutma, aldatma yoluyla elde edilebilecek olması durumunda bu vakalar tanık ile ispat edilebilecektir.
Somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu senetlerin TTK da sayılan zorunlu tüm unsurları taşıdığı, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında ispat yükünün davacı borçlu üzerinde bulunduğu, davalı tarafça senedin talili yapılmadığı, ispat yükünün yer değiştirmediği, yukarıda belirtildiği üzere kambiyo senetlerinin tehdit, korkutma, aldatma yoluyla elde edilebilecek olması durumunda bu vakaların tanık ile ispat edilebileceği, davacı tanıklarının dinlenildiği, dinlenen davacı tanıklarının davaya konu senetlerin düzenlenmesine ilişkin somut bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, davacı tarafından kendilerine anlatılanları beyan ettikleri, davacı tarafça senetlerin korkutma ve tehdit ile boş olarak imzalatıldığı iddiası yönünden ... CBS' nin ...soruşturma numaralı dosyası ile şikayetçi olunduğu, davaya konu senetler yönünden senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya mecbur edilmesi suretiyle yağma suçundan dolayı davalı hakkında başlatılan bu soruşturma dosyasında delil yetersizliği nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve bu takipsizlik kararının kesinleştiği, yine bu soruşturma dosyasında tehdit suçundan dolayı davalı hakkında iddianame düzenlenmiş ve ... 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında ceza davası açılmış ise de ... 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasına konu olayın senetlerin düzenlenme, vade ve icra takip tarihinden sonraki 12/02/2020 tarihli bir olaya ilişkin olduğu, davamıza konu senetlerin düzenlemesi olayına ilişkin olmadığı anlaşılmakla açıklanan bu nedenlerle davacı tarafça davaya konu senetlerin tehdit, korkutma, aldatma yoluyla imzalatıldığına ilişkin iddialarını somut ve yeterli delillerle ispat edemedikleri anlaşıldığından davanın reddine ve İİK 'nun 72/4. Maddesinde belirlenen koşullar gerçekleşmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle
1-Davanın reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 732 TL'nin peşin alınan 17.360,59 TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 16.628,59 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 158.486,46 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/04/2026