İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
Mahkememizde görülen davada yapılan yargılama sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin %25 hissedarı olduğu ... San. ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nde dava dışı ... isimli kişiyi davalı şirket müdürlerinin otel müdürü olarak istihdam ettiğini, adı geçen otel müdürünün davacı müvekkilini otel müşterileri ve çalışanları önünde darp etmesine rağmen davalıların bu kişinin iş akdini sonlandırmadıklarını, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas dosyasında de açılan dava dosyası incelendiğinde yaşanan olayların tamamının adı geçen dava dışı otel müdürünün rolü olduğunun anlaşılacağını, anlatılanlar karşısında davalı şirket müdürleri ... ve ...'ün şirket yönetiminden uzaklaştırılması ve müdürlükten azledilmelerini, ayrıca şirket hissedarının şirkette alenen hakarete uğraması ve darp edilmesi eylemlerinin durdurulabilmesi için ivedilikle şirkete yönetici kayyımı atanmasını ve ...'in iş akdinin sonlandırılmasının kayyumun görevleri arasına dahil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... San. ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin çok ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin müdürlerinin seçimi ve değiştirilmesinin genel kurulun takdir ve bilgisinde olan bir husus olduğunu, Mahkemenin müdürleri görevden alması halinde yeni müdürün şirket genel kurulu tarafından atanabileceğini, şirket genel kurul kararı ile ...'ün ortaklıktan çıkartılması davası açıldığını, davacı ...'ün ise şirketin feshi davası açtığını, ...'ün, şirketin devamını istemediğini, fesih davası ile bu iradesini ortaya koyduğunu,...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Hazırlık sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere ...'e ilk yumruk atanın davacı ... olduğunu, ...'in de ...'e karşılık verdiğinin belirtildiğini, ilerleyen aşamada ...'ün ...'in peşinden gittiği ...'ün ...'e yumruk attığı, ...'in ise tekme atarak karşılık verdiği belirtildiğini, çalışanı darp etmek ve akabinde iş akdinin feshini talep etmenin iş kanunu uyarınca haklı bir fesih nedeni olamayacağından ...'in iş akdinin feshedilmediğini, bu durumun şirket çıkarları düşünülerek alınmış karar olduğunu, bu nedenle şirket müdürlerinin azlini istemenin iyi niyetle bağdaşır bir durum olmadığını, davacının şirket ortağı ... ...’ı darp etmesi nedeniyle .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/... Esas, 2024/... Karar sayılı davası sonucunda cezalandırılması yönünde hüküm kurulduğunu, davacının ...'i darp etmesi nedeniyle ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Hazırlık sayılı dosyası üzerinden tahkikat yürütüldüğünü, davacının ...'e hakaret etmesi nedeniyle .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılanmakta olduğunu, aynı şirket hissedarlarından ...'ün de ...'ün kendisine hakaret ettiği gerekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma sayılı dosyası ile ...'den şikayetçi olduğunu, davacının şirket müdürü olduğu dönemde davalı şirket otelinin hemen bitişiğineki arsayı satın alarak 14 bağımsız bölümlü bir bina yapmak suretiyle bu binanın bir kısım dairelerini günlük kiralama şeklinde ruhsatsız işletmeye başladığını, davalı şirketin anlaşmalı olarak kurumsal çalışmakta olduğu ... Hastanesi müşterilerinin, başkaca müşterilerin ve şirketin sahibi olduğu otel müşterilerinin de bu alana yönlendirilmesi, şirketin imkan ve kabiliyetlerinin şahsi çıkarlar için kullanılması, kişisel menfaatler uğruna şirketin ticaret ünvanının ve imkanlarının kullanılması dolayısıyla davacı ... şirket işletme müdürü ... ile tartışıldığını ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/... Soruşturma nolu dosyası ile şirket işletme müdürü ...'in davacı ... hakkında şikayetçi olduğunu, gerek ... ... olayında gerekse ... olayında şirket çalışanlarının şirket menfaatlerini koruduğu için bir şiddete maruz kaldığını, davacının haksız ve hukuka aykırı davranışlarının, ortağı bulunduğu şirket ile rekabet veya haksız rekabet içerisine girmesi, şirket müdürü olmadığı halde şirket iş ve işleyişine müdahalede bulunması, şirket çalışanlarını rahatsız etmesi, şirket işleri dışındaki işleri şirket çalışanlarına yaptırmasının şirket işleyişini olumsuz etkilemekte ve şirketin devamlılığını tehlikeye düşürmekte olduğunu belirterek, davacının taleplerinin haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı talepler olduğunu, şirket müdürlerinin azli şartları oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasından verilen 15/09/2025 tarihli karar ile dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ilgili mahkemece mahkememizin birleşen 2025/... Esas sayılı dosyasının tefrik edilerek 2025/... Esas sırasına kaydedildiği ve birleştirilmesine karar verilen 2025/... Esas sayılı dosyanın mahkememize iadesine karar verilerek dosyanın mahkememizde 2025/788 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememizde açılan davadan önce açılan asıl dava dosyasında davalı şirket tarafından ... aleyhine haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarma davası açıldığı, bahsi geçen dosya ile birleşen dosyada ise ... tarafından şirketin feshi istemli dava açıldığı, asıl ve birleşen dosyaların halen derdest olduğu hususu anlaşılmıştır.
.... Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2023/... Esas sayılı dosyanın UYAP kaydının gönderildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma sayılı dosyasında, müşteki ... tarafından ... hakkında hakaret suçundan şikayette bulunulduğu, savcılık tarafından hakaret suçundan iddianame düzenlenerek dosyanın .... Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği ve yargılamanın devam ettiği hususu anlaşılmıştır.
.... Asliye Ceza Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2024/... Esas sayılı dosyanın UYAP kaydının gönderildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/... Soruşturma sayılı dosyasında, müşteki ... ... tarafından ... hakkında basit yaralama suçundan şikayette bulunulduğu, savcılık tarafından iddianame düzenlenerek dosyanın .... Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, mahkemece sanık ...'ün TCK'nın 86/2 maddesi uyarınca 1200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2025/155861 Soruşturma sayılı dosyanın UYAP kaydının gönderildiği, müşteki ... tarafından ... hakkında kasten yaralama suçundan şikayette bulunulduğu, savcılık tarafından dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/... Soruşturma sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Soruşturma sayılı dosyasında ise müşteki ... tarafından ... hakkında yaralama suçundan şikayette bulunulduğu, soruşturmanın derdest olduğu hususu anlaşılmıştır.
...Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2024/... Soruşturma sayılı dosyanın UYAP kaydının gönderildiği, müşteki ... tarafından ... ve ... ... hakkında yaralama, hakaret, tehdit suçundan şikayette bulunulduğu, soruşturmanın derdest olduğu hususu anlaşılmıştır.
...Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2024/... Soruşturma sayılı dosyanın UYAP kaydının gönderildiği, müşteki ... tarafından ... ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, basit yaralama, tehdit suçundan şikayette bulunulduğu, savcılık tarafından Kamu Adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekili tarafından karara itiraz edilerek dosyanın itiraz üzerine sulh ceza hakimliğine gönderildiği, soruşturmanın derdest olduğu hususu anlaşılmıştır.
...Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye cevap verildiği, 2023/... Soruşturma sayılı dosyanın UYAP kaydının gönderildiği, müşteki ... tarafından ... ... hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, tehdit suçundan şikayette bulunulduğu, savcılık tarafından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekili tarafından karara itiraz edilerek dosyanın itiraz üzerine sulh ceza hakimliğine gönderildiği, sulh ceza hakimliği tarafından kararın kaldırıldığı hususu anlaşılmıştır.
Davacı ve davalı tarafların delil listelerinde bildirdikleri tanıklar 26/02/2026 tarihli celsede dinlenmiştir.
Davacı tanığı ... ...; "Ben Anadolu yakasında oturuyorum, ...'e her zaman gelip gitmem, memlekete gideceğim için gitmeden önce amcamı ziyaret etmek üzere ...'e gittim, otelde hep beraber çay kahve içerken amcam yavaşça kalktı yemekhane tarafına doğru geçti, ...'e sen haddini aştın, aynı pezevenk baban gibi oldun, dedi, ... de pezevenk sensin dedi, ağız dalaşı çıktı, bunun üzerine ... kalkarak burada ne oluyor dedi, sonra orada da bir münakaşa oldu, ... ...'e yumruk attı, bu sırada yaşanan kargaşada amcam da yere düştü, hemen amcamı kaldırdık, ... "ben polisi çağıracağım, darp raporu alacağım, şikayetçi olacağım, sen de şahitsin" dedi, çağrılması üzerine polisler olay yerine geldi, biz amcamla ... Karakoluna giderek ifademizi verdik, ... ise darp raporu alarak ifade vermeye geldi, bildiklerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebimiz yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...; "Olay gününden bir gün önce benim şoförlüğümü yapan ve genel olarak günlük işlerde benimle ilgilenen çalışanım oğlum ...'in patronu olduğu ...'e benim beyanım üzerine giderek kahvaltı etmek istemiş, ancak kendisine kahvaltı verilmeyeceğini söylemişler, bunun üzerine kendisi bu durumu bana anlattı, ben de ertesi gün bizzat kendim ...'e gittim, otele gittiğimde ...'ün kızı olan torunum ... da oradaydı, ...'ya benim çalışanıma neden kahvaltı vermediklerini sordum, ... da "burada her gelen geçen yemek yiyemez" dedi, ... ile karşılıklı ağız dalaşı yaparken ... olduğumuz yere geldi, kendisi de benim torunum olur, o da ... gibi çalışanımın burada kahvaltı edemeyeceğini, öncelikle kendisi yetkili olduğundan kendisinden izin alınması gerektiğini söyledi, ağız dalaşı devam ederken davacı oğlum ... de oraya geldi, ... gelir gelmez ... ile benim arama ne oluyor burada diye girince ... doğrudan yumruk atmak suretiyle ...'e saldırdı, tekme de attı, ben bu karışıklık sırasında yere düştüm, şu an beni otele dahi sokmuyorlar, benim de zaten aramızdaki kavga ve gürültü sebebiyle içimden gelmiyor, söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebimiz yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...; "Ben ... nezdinde otel müdürü olarak 6,5 yıldır çalışmaktayım, şirketimiz bir aile şirketidir, bu sürecin ilk üç yılında herhangi bir sıkıntımız olmamıştır, hatta dayı yeğen ilişkisi çerçevesinde davacı ...'ün nitelikli işlerini dahi ben takip ettim, aramızdaki uyuşmazlık davacı ...'in ...'in hemen yanında günlük konaklama yapılabilecek bir bina yaptı, binanın yapılmasına müteakip ...'den her gün öğlen yemeği için kova kova yoğurt gidiyordu, buna dair ihtar da çekmiştik, ayrıca otelimiz çamaşırhane personeline kendi binasında kullanmış olduğu çarşafları ütületiyordu, buna dair de tutanak tutuldu, otel çalışanlarına şirket ortaklarının şahsi işletmelerine ilişkin herhangi bir iş yapılmamasına dair tebligat evrakları imzalatıldı, yine bir gün otele ait bir yatak davacı tarafın binasına götürülmeye çalışılırken personellerin bunu yapmak istememesi üzerine duyduğum sesler sebebiyle oraya gittim, gittiğimde davacı ... personellere "ben sizin patronunuzum benim dediğimi yapacaksınız" diyordu, ben de bu duruma karşı çıkınca ... bana hakaret etti, devamında da oğlu ... ile birlikte beni darp etti, buna dair soruşturma da devam etmektedir, olay günü sabahı otelin otoparkı küçük ve kısıtlı olduğu için ...'e aracını çekmesini resepsiyondaki arkadaş söyledi, ... de aracın çekilmesi için dedemin şoförü olan ancak gayrı resmi olarak ...'ün de işlerini gören ...'nun aracı çekeceğini ona haber vermemizi söyledi, biz de bu iş için ...'u arayınca kendisi benim işim ve görevim değil, arabayı çekmeyeceğim dedi, bu cevap üzerine ...'la sözlü bir münakaşa yaşadık ancak aramızda herhangi bir hakaret kelimesi söz konusu olmadı, olayın yaşandığı günün öğleninde dedem olan ... otele geldi, doğrudan yanıma gelerek "sen benim adamıma nasıl laf söylersin" deyince yine orada bulunan kuzenim ... ile birlikte dedeme olayın o şekilde olmadığını olayın aslını anlatacağımızı söyledik, bu sırada davacı ... gelerek araya girdi, kuzenim ...'ya doğru hamle yaptı, ben de daha önce aramızda benzer olaylar yaşandığı için refleks olarak davacı ...'e salladım, kendisine isabet etmedi, olay sırasında karmaşa sebebiyle dedem de yere düştü, ben de olayın büyümemesi için otelden çıktım, diğer şirket müdürleri ... ve ... turizm anlamında şirketi gayet iyi yönetmektedir, otellerin doluluk oranı internet rezervasyonları ve puanlardan bu durum açıkça anlaşılmaktadır, bilgim ve görgüm bu aşamada bu kadardır. Beyanımda anlattığım yatak taşıma olayı sırasında yaşanan kavgada davacının oğlu ...'e tekme atıp atmadığımı hatırlamıyorum, dedemin düşmesiyle sonuçlanan olay günü yaşanan kavga sebebiyle ... ve ... tarafından sözlü olarak beyanlarım alındı, yazılı olarak ayrıca şirket içerisinde bir tahkikat olmadı, zaten olay anına ilişkin kamera görüntüleri olduğu için şirket müdürleri görüntüleri izleyerek olay anında orada olan diğer görgü şahitlerinin de beyanlarını aldılar, olay sırasında zaten hepimiz ortak sayılabilecek kadar kısıtlı bir alan olan lobideydik, ... beni hususi olarak çağırmadı, çünkü zaten ben aradaki konuşmaları duyuyordum, mesul müdür olduğum için de olaya müdahale ettim, tanıklık ücreti talebimiz yoktur," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ...; "Ben davalı ...'ın kurucu ortağıyım, halen de hisse sahibiyim, ancak temsil yetkim bulunmamaktadır, şirketin kuruluşunda aramızda herhangi bir sıkıntı yoktu, 2022-2023 yılları gibi kardeşim olan ve o sırada yine şirket ortağı ve müdürü olan ...'ün ...'in hemen karşı sokağında 5 metre mesafede bir bina inşaatına başladığını öğrendik, kendisi ilk başta burayı konut yapacağını ve daire olarak satacağını beyan ettiği için bu duruma tepki göstermedik, ilerleyen süreçte bu binayı pansiyon, kiralık ev yani kısacası otel gibi kullanmaya başladığını bir kişinin yanlışlıkla bizim ...'den rezervasyon yapmaya çalışınca öğrendik, bu durumu öğrenen ilk kişi otel müdürümüz olan ...'tir, ... bu durumu şirket yönetimine bildirince biz de ortaklar olarak genel kurulda ne yapacağımızı görüştük, en makulü benim ve davacı ...'in müdürlük yetkisinin kaldırılmasıydı, diğer iki ortak şirket müdürü oldular ve halen işlerine düzgün şekilde devam etmektedirler, bu genel kuruldan sonra ...'in mobbingleri sona ermedi, otelin kuruluşundan beri otelde çalışmakta olan kızım ...'yı da darp etti, buna dair yargılama da sonuçlandı, ben kızımı bu sebeple korumak için hisse vermek zorunda kaldım, babam ...'ün düştüğü kavga sırasında ve olay anında ben olay yerinde yoktum, bildiğim kadarıyla şirket müdürleri olan ... da olay yerinde yoktu, olaydan sonra ... bey beni aradı, olayı anlattı, kamera görüntülerini bize attı, biz de aramızda bir değerlendirme yaptık, kamera görüntülerinden gördüğümüz kadarıyla doğrudan ... beyin davacı ...'e saldırısı söz konusu olmadığı için ve davacı ...'in de daha önce öfkeye dayalı şiddet olayları olduğu için buna dair hukuki sonucun beklenmesini, ...'in hukuk önünde suçlu bulunması halinde gerekenin yapılmasına karar verdik, bu süreçte ayrıca şirket bu şekilde işlemeye devam edemeyeceği için ....ATM'de ortaklıktan çıkarma davası açtık, bu dava babamın düştüğü kavga olayından dahi önce açılmıştı, şirket müdürlerinin bu işte bana göre herhangi bir kusuru yoktur, personellerin maaşları vergiler ve sair ödemeler zamanında yapılmaktadır, şu an iş ortamı huzurludur, bildiklerim bundan ibarettir. Kızım davacının oğluna yaptığı bir eylem sebebiyle ceza almıştır ama neyden aldığını bilmiyorum, tanıklık ücreti talebimiz yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 630/2 maddesi uyarınca haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
TTK'nın 625. ve 626. maddelerine göre; müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. Kural olarak şirketler genel kurul tarafından seçilen yöneticileri tarafından temsil ve ilzam edilmesi gerekir. Şirket yönetiminin genel kurulca seçilmiş yöneticilerle yapılması, zorunluluk olmadıkça şirket yönetimine müdahale edilmemesi esastır.
TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Bununla birlikte limited şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını isteyen ortağın haklı nedenlerin varlığını ispat etmesi gerekir. Haklı sebeplerin neler olabileceği TTK’nın 630/3. maddesinde örnekseme yoluyla sayılmıştır. Buna göre, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Haklı sebep, her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlâli, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının sürekli azalması, ortaklar arasındaki şiddetli geçimsizlik, şirketin devamlı olarak kâr getirmemesi, şirket amacının gerçekleşmesinde ekonomik ve hukuki imkânsızlık, kanun esas sözleşme ve genel kurul kararlarının yerine getirilmemesi veya sürekli şekilde ihlali, uzun yıllar ciddi bir faaliyetin olmaması gibi hususlar haklı sebep olarak kabul edilebilir. Haklı sebeplerin varlığının iddia ve ispat edilmesi halinde, mahkemece müdürün yetkisinin sınırlandırılması veya tamamen kaldırılması mümkündür. Haklı sebep, kanunda tanımlanmadığından somut olayın özelliğine göre hakim haklı sebebin varlığını takdir edecektir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, tarafların toplanılan delilleri, incelenen savcılık ve ceza mahkemeleri dosyaları, ticaret sicil kayıtları, dinlenilen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı aile şirketi niteliğindeki limited şirketin %25'ine karşılık gelen hisselerine sahip ortağı olduğu, diğer gerçek kişi davalıların ise davacının akrabaları olan ve şirkette ortaklıkları olan şirket yetkili müdürleri olduğu, davalı ... San. ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin otel olarak işlettiği işletmenin müdürü olan ve aynı zamanda davacı ...'ün akrabası olan dava dışı otel müdürü ... ile davacı arasında savcılık soruşturmalarına konu olan yaralama hadisesinin otel müşterileri ve otel çalışanları önünde gerçekleşmesine rağmen davalı şirket müdürlerinin ... isimli otel müdürünün iş aktini feshetmemeleri nedeniyle TTK'nın 630/2 maddesinde belirtilen haklı sebeplerin gerçekleştiği iddiasıyla limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli eldeki dava açılmış ise de; UYAP sistemi üzerinden istenilen ve incelenen savcılık ve ceza dosyalarından dava dışı otel müdürü ... ile davacı arasında gerçekleşen hadise nedeniyle karşılıklı yaralama suçlarından şikayette bulunulduğu, soruşturmaların halen derdest olduğu, yine ... tarafından ... hakkında hakaret suçundan şikayette bulunulduğu, savcılık tarafından hakaret suçundan iddianame düzenlenerek dosyanın .... Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği ve yargılamanın devam ettiği bahsi geçen olayların öncesinde davacı ... tarafından başka bir otel çalışanının darp edilmesi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde davacıya ceza verildiği, mahkememizde açılan davadan önce açılan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından ... aleyhine haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarma davası açıldığı, bahsi geçen dosya ile birleşen dosyada ise ... tarafından şirketin feshi istemli dava açıldığı, asıl ve birleşen dosyaların halen derdest olduğu hususları gözetildiğinde aile şirketi olarak yönetilen limited şirkette ortaklar arasında anlaşmazlıklar bulunduğu sabit ise de şirket müdürlerinin öncelikle şirketin menfaatlerini gözeterek dürüstlük kuralı çerçevesinde yönetim yetkilerini yerine getirmekle yükümlü olduğu, dinlenilen tanık beyanlarından davalı limited şirketin otel olarak işletilen işletmesinin müdürü dava dışı ...'in otel müdürlüğü görevini kötü yaptığına dair bir iddianın bulunmadığı gibi otelin personel maaşlarını, vergi borçlarının ödediği, kar elde eden bir işletme olduğu, sırf yaralama hadisesinin otel müşterileri ve otel çalışanları önünde gerçekleşmesi nedeniyle davalı şirket müdürlerinin ... isimli otel müdürünün iş aktini feshetmemeleri hususunun TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği gibi davacı hakkında dava dışı ...'e hakaret suçundan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı, yaralama suçlamaları nedeniyle gerek ... gerekse davacı ... hakkında yapılan soruşturmaların devam ettiği, davalı şirket yöneticilerinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi haklı bir durumun da ispatlanmadığı hususu da gözetildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK'nın 341.maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.