DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 13/04/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dünya üzerinde geniş hizmet ağı, deneyimli ve dinamik çalışanları ile konteyner temini ve tedarikini sağlayan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin "Forwarder-Taşıma İşleri Organizatörü" olup karayolu, havayolu ve denizyolu sevkiyatını, gümrükleme ve sigorta hizmetlerinin operasyonunu "anahtar teslim nakliye" hizmeti şeklinde gerçekleştirdiğini ve aktif bir acente ağına ağına sahip olduğunu, davalının, müvekkil şirketin vermiş olduğu hizmetlerden dolayı ilgili cari hesap tahtında müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davalının kötü niyetli tutumu ve dava konusu tutar göz önüne alındığında davalının haksız bir şekilde mal kaçırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu belirterek işbu dava kesinleşinceye dek davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını ve haklı davalarının kabulü ile 2.810,43 USD'nin cari hesap temerrüt tarihi olan 17.06.2022 tarihinden itibaren döviz alacağına uygulanacak en yüksek oranda işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafça "anahtar teslim nakliye" hizmeti şeklinde davalıya hizmet verildiği bu nedenle, cari hesap alacağı bulunduğu iddiası ile iş bu davanın açıldığı, taraflar tacir olduğundan mahkememizce, resen ticari defter incelenmesine karar verildiği ve ilk celsede taraflara ticari defterlerin ibraz edilmesi için kesin süre verilerek ve bu sürede ibraz edilmemesinin sonuçları hatırlatıldığı, verilen kesin sürede davacı tarafça ticari defterler ibraz edildiği, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmediğinden yalnızca davacının defterleri incelenmiştir. Mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş; mali müşavir bilirkişi raporunda, davacı tarafından dosya içerisine ibraz edilen flash bellek içerisinde, davacıya ait 2022-2023 yılları e-defter olan yevmiye ve kebir defteri beratları, 2022-2023 yılları envanter defteri noter açılış tasdik bilgileri, pdf şeklinde Cari Hesap Ekstresi ve excel şeklinde yardımcı defter dökümü sunulmuş olup, ticari defterler, faturalar ve tahsilata ilişkin herhangi bir belgenin yer almadığı, davacı tarafından sunulan resmi olmayan Yardımcı Defter Dökümü ve Cari Hesap Dökümüne göre, davacı tarafın 2022 yılı BS Formu ile davalı tarafa mal veya hizmet satışına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, BA formu ile davalı taraftan 1 adet fatura karşılığı KDV Hariç 131.400,00 TL. bedelli mal veya hizmet alışı yaptığının bildirildiği, davalı tarafın 2022 yılı BS Formu ile davacı tarafa 1 adet fatura karşılığı KDV Hariç 131.400,00 TL. bedelli mal veya hizmet satışı yaptığının bildirildiği, BA formu ile davacı taraftan mal veya hizmet alışına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, Kural olarak davacının takibe konu asıl alacağa ilişkin malı davalıya teslim ettiğini ya da hizmetin verildiğini ispat etmesi gerektiği, kendi sunduğu ticari defterlere göre davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı, mahkememizce 25/02/2025 tarihli duruşmada davacı tarafa yemin delili hatırlatıldığı, ancak davacı vekilince yemin deliline dayanmayacağına ilişkin beyan dilekçesi verildiği, bu nedenle davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığından, davanın reddine" dair karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk derece mahkemesi safahatına 24.09.2024 tarihinde ibraz edilen noter ve yeminli tercüman tasdikli konşimento çevirileri incelendiğinde görüleceği üzere davaya konu edilen taşıma işinin gerçekleştiğini, nitekim dosyadaki mevcut SMMM bilirkişi davaya konu vakıayı sadece ticari defter yönünden değerlendirmiş olup denizcilik hukuku bağlamında dosyada herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, konişmentonun deniz taşımacılığının en önemli senedi olduğunu, konişmento malın gemiye yükletildiğini ve taşınmak üzere teslim alındığını ispata yarayan ve mal taşıyanın elindeyken malı temsil eden, kıymetli evrak niteliğinde bir vesika olduğunu, navlun sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı hallerde, konişmentonun taşıyan ile taşıtan arasındaki sözleşmeyi tevsik fonksiyonunun olmadığını, dosyada mübrez noter tasdiki Türkçeye çeviri konişmentolar incelendiğinde görüleceği üzere; Chennai (Ex Madras)/Hindistan yükleme limanı, ... boşaltma limanı olmak üzere gönderici ...Ltd. Firması tarafından taşımaya konu navlun alıcı davalıya gönderildiğini, yine konişmento muhteviyatından anlaşılacağı üzere navlun bedelinin alıcı tarafından ödenmesi kararlaştırılmış olup konşimentoda yer alan "freight collect" ibaresi işbu hususu ispat ettiğini, keza "freight collect" uluslararası taşımacılıkta kullanılan bir navlun ödeme yöntemi olduğunu, bu terimin, taşıma ücretlerinin alıcı tarafından, yani malların teslim noktasında ödeneceğini ifade edeceğini, yani navlunun alıcıya ait demek olduğunu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama denizcilik hususuna dair kural ve kaideleri gözetmeksizin yapıldığından ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükümde eksik ve hatalı inceleme neticesinde verildiğini, bu sebeple ilk derece mahkemesi kararının bu nedenlerle sair her türlü dava, talep ve şikayet haklarının saklı kalmak kaydıyla, evleviyetle istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, istinaf başvurusunun kabulüne; ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.
Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; inceleme tek kişiden oluşan mali müşavir bilirkişi tarafından yapıldığı, ayrıca davacı tarafından sunulan taşımaya konu malın teslim alındığını gösterir, alıcıyı,yükleyiciyi, ihbar merciini ve taşımanın nasıl yapılacağını vs bilgilerin bulunduğu kıymetli evrak niteliğinde olan konişmentonun incelenmediği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlığın çözümünde esas alınacak konişmentolar ve konişmentolar üzerinde yer alan kayıtlar deniz taşımacılığında kullanılan teknik terimler olup dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümünde kanaat verici nitelikte olmadığı ve hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözülmesinin de mümkün olmadığı gözetilmelidir. Davacı tarafından konişmento ve faturalar dosyaya sunulmuş olup, konişmentolarda yer alan kayıtların ne anlama geldiğinin, talep edilen alacak yönünden davalının sorumluluğunu doğurup doğurmadığının tespiti gerekmektedir. (bkz. Yrgt. 11 HD. 2015/3946 E. Ve 2015/5156 K.-2011/9813 E. Ve 2012/16789 K.)
Bu nedenlerle, taşıma işinin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde taraflardan konişmentonun Türkçe tercümesi sunulmuş olup; mahkemece gümrük müdürlüğüne müzekkere yazılarak taşımaya ilişkin tüm bilgilerin istenerek dosyaya sağlanmasından sonra aralarında taşıma hukuku ve uzak yol kaptanı ve mali müşavir bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup istinaf kanun yolu başvurusu açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-)Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ...Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ... Esas, ... Karar sayılı 22/04/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-)Dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine,
3-)İstinaf başvurusunda bulunan tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvuran tarafa iadesine,
4-)İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
5-)İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)HMK’nın 359/4.maddesi uyarınca iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.09/04/2026