İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde ;Müvekkil şirket konteyner taşımacılığı yaptığını, bu kapsamda davalı şirket ile ticari faaliyete başladığını, davalı şirketin taşınmasını talep ettiği konteynerlerin taşımasını gerçekleştirmiş, karşılığında faturasını kesmiş ve usulünce davalı şirkete tebliğ etmiş, davalı şirkette bu faturaları defterine işlendiğini, devam eden ticaret neticesinde cari hesap bakiyesine göre müvekkil şirket davalı şirketten 88.310,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine tarafımızca ... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış ve davalı tarafça bu takibe itiraz edilmiştir. Akabinde ... Arabuluculuk Bürosunun 2025/ arabuluculuk numarası ile gerçekleşen arabulucu görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, davalı şirket icra dairesi nezdinde gerçekleştirdiği borca itiraz dilekçesinde matbu ifadeler dışında herhangi bir ödeme dekontu sunamadığını, müvekkil şirketin davalı şirketten olan alacağı bilirkişiler marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde açığa çıkacağı, bu sebeple tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmasını ve gelecek rapor ile müvekkil şirketin haklılığı ortaya çıkacağından ... İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyasına davalı şirketçe yapılan itirazın iptalini alacağın %40'ından az olmamak kaydıyla davalı şirketin icra - inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davacı ve davalı vekilinin 03/04/2026 tarihli feragat dilekçesinde:... İcra Dairesinin 2025/ esas sayılı dosyası kapsamında karşılıklı olarak anlaşmış olup, davacı tarafın alacağının ödendiğini, yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nın 307,309,310,311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacının dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Taraflarca dava konusu alacaktan feragat edildiği, karşılık yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıkları görülmekle bu yargılama giderleri bakımından talep gibi hüküm kurulsa da, arabulucuk dava şartına bağlı eldeki davada HMK m.326 hükmü de göz önüne alınarak feragat nedeniyle reddine karar verilen davada davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği görülmüştür. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden dilekçeler aşamasında beyanda bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlere,

1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden sonra vuku bulması sebebiyle 3/1' si olan 244,00 TL'nin peşin alınan 1.066,57 TL'den mahsubu ile artan eksik kalan 822,57 TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,

6- Arabuluculuk sarf ücreti olan 4.600,00 TL'nin davacıdan alınıp hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 09/04/2026